3. Hukuk Dairesi 2007/2400 E., 2007/2962 K. 3. Hukuk Dairesi 2007/2400 E., 2007/2962 K. - SANIĞA MÜDAFİ ATANMASI- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 150 ] "" Yaralama suçundan şüpheli Zübeyir hakkında yapılan soruşturma evresi sırasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100, 101/1. maddeleri uyarınca tutuklanmasına dair Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan talep üzerine, soruşturma evresinde tutuklamanın Sulh Ceza Mahkemesi'nden talep edilebileceği ve görevli olu…
3. Hukuk Dairesi 2007/2400 E., 2007/2962 K. **3. Hukuk Dairesi 2007/2400 E., 2007/2962 K.** **- SANIĞA MÜDAFİ ATANMASI**- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 150 ] **"İçtihat Metni"** Yaralama suçundan şüpheli Zübeyir hakkında yapılan soruşturma evresi sırasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100, 101/1. maddeleri uyarınca tutuklanmasına dair Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan talep üzerine, soruşturma evresinde tutuklamanın Sulh Ceza Mahkemesi'nden talep edilebileceği ve görevli olunmadığından bahisle, evrakın görevli ve yetkili Adana Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine ilişkin (Adana Birinci Çocuk Mahkemesi)'nin 07.11.2006 tarihli ve 2006/52 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına dair (Adana Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nin 08.11.2006 tarihli ve 2006/359 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı 31.01.2007 gün ve 004719 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma isteminde bulunduğundan, bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2003 gün ve KYB 2007/24967 sayılı ihbarnamesiyle Yargıtay İkinci Ceza Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmiş olup, anılan Dairece 12.03.2007 gün, 2007/2703-3643 sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarname ile; Dosya kapsamına göre, soruşturma evresinde çocuk suçlu hakkında tutuklama kararını vermeye yetkili ve görevli mahkemenin Çocuk Mahkemesi olduğundan bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; Bilindiği üzere; 03.07.2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 42. maddesinde, Çocuk Koruma Kanunu'nda hüküm bulunmayan hallerde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 101. maddesinin birinci fıkrası uyarınca da "soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Sulh Ceza hakimi tarafından kovuşturma evresinde mahkemece karar verilir." hükmüne yer verildiği, anılan Kanun'da Ceza Muhakemesinin "soruşturma" ve "kovuşturma" olmak üzere iki evreye ayrıldığı, keza Kanun'un 162. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, ancak hakim tarafından yapılabilecek bir soruşturma işlemine gerek görürse, istemlerini bu işlemin yapılacağı sulh hakimine bildirir. Sulh Ceza Hakimi istenilen işlem hakkında Kanuna uygun olup olmadığını inceleyerek karar verir ve gereğini yerine getirir." şeklinde bir düzenleme mevcut olup, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nda da muhakemenin '"Soruşturma" ve "Kovuşturma" olarak ikiye ayrıldığı, ancak soruşturma evresinde tutuklama veya adli kontrol gibi ancak hakim tarafından yapılabilecek bir soruşturma işlemi ile ilgili olarak, hangi hakim tarafından karar verileceği hususunun gösterilmediği, bunun da, zikredilen hususlarda kanun koyucunun amacının genel hükümlere göre işlem yapılması olduğunu gösterdiği,