1. Ceza Dairesi 2025/8951 E. , 2026/800 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/372 E., 2017/320 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2017/372 Esas, 2017/320 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu …
1. Ceza Dairesi 2025/8951 E. , 2026/800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/372 E., 2017/320 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2017/372 Esas, 2017/320 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62, 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin olmakla, 27.04.2017 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2025/12007 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147542 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147542 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde, duruşma açılmasını müteakip, sanıkça beyan edilen adrese, duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkemece hüküm açıklanmadan önce duruşma yapılmaksızın ve usulüne uygun tebligat çıkarılmaksızın kararın tensiben açıklanarak, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereği açıklanabilmesi için, Mahkemece öncelikle duruşma açılarak 5271 sayılı Kanun'un 195/1. maddesi uyarınca sanığa yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usûlüne uygun meşruhatlı davetiyenin usûlüne uygun tebliğ edilmesi, buna rağmen duruşmaya gelmediği takdirde yargılamaya devamla hükmün açıklanmasına karar verilebileceği dikkate alınmadan duruşma açılmadan hükmün açıklanarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2017/372 Esas, 2017/320 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.