5. Hukuk Dairesi 2010/8140 E. , 2010/16040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar kayyumu vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla,
**5. Hukuk Dairesi 2010/8140 E. , 2010/16040 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar kayyumu vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar kayyımı vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1-Dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerden, benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir. Dava konusu taşınmaz Şahinbey ilçesi Şekeroğlu Mahallesinde, emsal olarak alınan taşınmazlar ise İncikpınar ve Bey Mahallelerinde olup, satış tarihleri 10 ve 16 yıl önceye ait olduğu gibi emsal parsellerin yüzölçümleri dava konusu parselden çok büyük olduğundan, emsal olarak kabul edilecek nitelikte değillerdir. Taraflara taşınmaza yakın bölgelerden emsal bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde mahkemece aynı bölgeden resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve getirtilen bu emsallere göre değer biçilmesi için keşif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Taşınmaz üzerindeki kültürel nitelikteki tarihi yapıların değerlendirme dışı bırakılması, 3-Kabule göre de; Dava konusu taşınmazın koruma amaçlı imar alanı içerisinde bulunduğu ve olduğu gibi bırakılan ve Düzenleme Ortaklık Payı düşülmesi gerekmeyen taşınmaz olduğu nazara alınmadan, Düzenleme Ortaklık Payı düşülmek suretiyle eksik bedel tespiti, Doğru görülmemiştir. Davalılar kayyımı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.