1. Hukuk Dairesi 2007/9911 E. , 2007/11642 K. "" MAHKEMESİ : AKŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2004 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davalar ile; Davacı, davalılar adına kayıtlı çekişmeli 7 ayrı taşınmazın Akşehir Gölü kıyı-kenar çizgisinin göl tarafından kaldığını, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapuların iptali ile kıyı olarak terkinini istemiştir. Bir kısım davalılar,…
**1. Hukuk Dairesi 2007/9911 E. , 2007/11642 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2004 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davalar ile; Davacı, davalılar adına kayıtlı çekişmeli 7 ayrı taşınmazın Akşehir Gölü kıyı-kenar çizgisinin göl tarafından kaldığını, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapuların iptali ile kıyı olarak terkinini istemiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların belirlenen kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan bölümlerinin tapusunun iptali ile kıyı olarak terkinini karar verilmiştir. Karar, davalı H...A....ve davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. ..raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazların sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; kayden davalılara ait çekişme konusu taşınmazların kabul kapsamında kalan bölümlerinin 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen kıyı kenar çizgisine göre tanımı aynı yasanın 4.maddesinde kıyıda kaldığı saptanmak suretiyle, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla iç hukuk yönünden, gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. (Anayasa Md. 35/1, AİHS Ek Prot. 1-1). Türk Medeni Yasasının 683. maddesinde de bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi belirtilmiş, malikin malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava konusu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı Kararında da ifade edildiği gibi, kıyılar doğal nitelikleri itibariyle herkesin kullanımına açık, diğer taraftan da bu nitelikleri nedeniyle özel mülkiyet alanı dışında ve özel mülkiyete konu olamayacak yerlerdir. Kıyılar, herhangi bir tahsis işlemine gerek olmaksızın doğrudan doğruya herkesin serbestçe yararlanmasına sunulmuş sahipsiz kamu mallarıdır. Bunun sonucu; kıyının zamanaşımı yoluyla kazanılması, tapu sicili hükümlerine bağlı tutulması, haczedilmesi mümkün değildir. Kıyılar, bu özelliklerinden dolayı Anayasanın 43.maddesinde ayrı bir bölümde düzenlenmiş, düzenlemede yukarıda sayılan nitelikler vurgulanmıştır. Bilindiği ve yukarıda sözü edilen yasa ve sözleşmelerin hakkı tanımlayan maddelerini takip eden fıkralarda ifade edildiği gibi, mülkiyet hakkı da kamu yararının bulunduğu hallerde sınırlandırılabilir veya tamamen kaldırılabilir.