2. Hukuk Dairesi 2025/2982 E. , 2025/10211 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/454 E., 2025/423 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor 2. Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi SAYISI : 2023/258 E., 2024/225 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazmina…
2. Hukuk Dairesi 2025/2982 E. , 2025/10211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/454 E., 2025/423 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor 2. Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi SAYISI : 2023/258 E., 2024/225 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, hükmedilen tazminatlar ve nafakalar, nafakalara uygulanan artış oranı ve velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı-davalı kadın vekili "lehine hükmedilen tazminat miktarlarına" yönünden istinaf yoluna başvurmamıştır. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı "lehine hükmedilen tazminat miktarları" yönünden istinaf yoluna başvurmayan davacı-davalı kadının bu konuda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı-davalı kadın vekilinin "lehine hükmedilen tazminat miktarları" yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacı -davalı kadın vekilinin diğer, davalı -davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı -davalı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de dinlenen kadının tanıklarından...... (kardeş) ve ....... (baba) kadının çalıştığını beyan etmişlerdir. O halde Mahkemece ............'da tekstil fabrikasında işçi olduğu belirtilen kadının halen çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise çalışmasının düzenli ve sürekli olup olmadığı, aylık geliri ve bu gelirin kadını yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı ve davalı- davacı erkeğin gelirine denk olup olmadığı araştırılarak kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yoksulluk nafakası yönünden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. c.Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde, talep ettiği yoksulluk ve iştirak nafakalarına yıllık üretici fiyat endeksi (ÜFE) + tüketici fiyat endeksi (TÜFE)'nin yarısı (ÜFE+TÜFE/2) oranında artış uygulanmasını talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, müşterek çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 1.500,00 TL iştirak nafakasının ÜFE-TÜFE oranında her yıl artırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kadın yararına aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına, nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılmasına, müşterek çocuklar için hükmedilen aylık ayrı ayrı 1.500,00'er TL iştirak nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılmasına, sair istinaf istemlerinin ise esastan reddine karar verilmiştir. Hakim tarafların talepleriyle bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez (HMK md. 26). Yerleşik Yargıtay içtihatları nafaka alacaklarına ileriki yıllarda üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında artış yapılması yönündedir. Ancak, somut olayda davacı-davalı kadın (ÜFE+TÜFE/2) oranında artış istemiştir. Bu durumda, mahkemece taleple bağlı kalınması gerekirken davacı-davalı kadının talebi aşılarak, davalı-davacı erkek aleyhine olacak şekilde yoksulluk ve iştirak nafakasına ileriki yıllarda yıllık üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında artış uygulanmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı-davalı kadın vekilinin, "lehine hükmedilen tazminat miktarlarına" yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE, 2.Davacı -davalı kadın vekilinin diğer, davalı -davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ve nafakalara uygulanan artış oranı yönünden erkek yararına BOZULMASINA, b.Davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden .........'ya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden.........'e iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.