4. Hukuk Dairesi 2021/847 E. , 2024/4876 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1992 Esas 2021/57 Karar HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf talebinin reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/569 Esas 2019/195 Karar Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davac
**4. Hukuk Dairesi 2021/847 E. , 2024/4876 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1992 Esas 2021/57 Karar HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf talebinin reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/569 Esas 2019/195 Karar Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Gazetesinin 12.12.2012 tarihli nüshasında diğer davalı ... tarafından kaleme alınan "BDP'nin imamı dolandırdı" başlıklı haber nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkilinin saygın bir kişiliği ve bir çok dil üzerine öğrenim yapmış bir kişi olduğunu, yayında geçen ... isimli kişinin müvekkiline olan borcunu ödememek için beyan etmiş olduğu gerçek dışı ifadelere dayanılarak haber yapıldığını, ... isimli şahsın şikayeti üzerine yürütülen ceza soruşturması neticesinde müvekkili hakkında Ankara C. Başsavcılığı'nın 2012/153249 Esas sayılı dosyada hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin hiç bir siyasi parti ile ilgisinin olmadığını, haber ile kamuoyunda yanlış bir izlenim yaratılmaya çalışıldığını, alternatif cuma namazlarını yönettiği iddiasının da doğru olmadığını, bu haber nedeniyle "ADA DER" yöneticiliğinden istifa etmek zorunda kaldığını beyan ederek davalı ... yönünden 20.000,00 TL, diğer davalı ...Ş. Yönünden 100.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberin tamamen gerçek olduğunu, dava konusu olay nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin sonucu etkilemeyeceğini, haberin kamu yararı gözetilerek yayınlandığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığını, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ...'in iddia ve beyanlarına dayanılarak dava konusu haberin yapıldığını, haberde özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı bu nedenle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin fotoğrafına da yer verilen haberin gerekli araştırmalar yapılmadan kamuoyu ile paylaşıldığını, haberde kamu yararı bulunmadığını, müvekkilinin haberin aksine hiç bir siyasi parti ile ilgisinin olmadığını, alternatif cuma namazlarını yönettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, ... isimli kişi tarafından müvekkiline para gönderildiği iddiasının doğru olmadını, aksine bu kişinin müvekkiline olan borcunu ödememek için iftira attığını, kişilik haklarına ağır saldırı bulunduğundan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberde ismi geçen ...'in davacıya yönelik dolandırılma iddiası ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, yapılan soruşturma sonucu şikayet konusunun hukuki uyuşmazlık olarak nitelendirilerek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu haberin de belirtilen şikayetten sonra dava dışı ...’in iddialarına dayanılarak yapıldığı, habercinin habere konu ettiği olayın kesin gerçekliğini ispatlamasının gerekmediği, gazetecinin görevinin gündemde yer alan bilgileri aktarmak ve gerçek olup olmadığı hususunda insanları düşünceye sevk etmek olduğu, haberin soruşturmanın devam ettiği süreçte yapıldığı ve ileri sürülen iddiaların soruşturma konusu ile benzerlik taşıdığı; bu anlamda haber bir bütün olarak değerlendirildiğinde, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, davaya konu haberlerde kullanılan başlık ve ifadelerin gazetecilik üslubu gereği okuyucunun dikkatini çekmeyi amaçladığından hukuka uygun olduğu, haberin toplumun haber alma hakkı ve diğer anayasal haklar çerçevesinde yapıldığı, ifade ve basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin fotoğrafına da yer verilen haberin gerekli araştırmalar yapılmadan kamuoyu ile paylaşıldığını, haberde kamu yararı bulunmadığını, müvekkilinin haberin aksine hiç bir siyasi parti ile ilgisinin olmadığını, ... isimli kişi tarafından müvekkiline para gönderildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, iftira üzerine hukuka aykırı haber yapıldığını, kişilik haklarına ağır saldırı bulunduğundan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Yeni Şafak Gazetesinin 12.12.2012 tarihli nüshasında ... tarafından kaleme alınan "BDP'nin imamı dolandırdı" başlıklı haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 13, 26, 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı tarafından kişilik haklarına saldırı iddiası ile davalı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı ... yönünden davacı tarafından temyize konu edilen miktar 20.000,00 TL olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin davalı ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacı vekilinin davalı ...Ş. 'ye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, haberin toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu ve davacının kişilik haklarına saldırı amacı taşımadığı, kaldı ki basının, okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması karşısında, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğundan da söz edilemeyeceği; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiği, haberde kullanılan söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin davalı ...Ş.'ye yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin davalı ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle diğer davalı ...Ş. 'ye yönelik temyizi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.