Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, tedbir talebinin Bölüm tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük'ün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bölüm tarafından ilk olarak 19/2/2015 tarihinde tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 10/6/2015 tarihinde, dosyaya sonradan eklenen bilgi ve belgeler dikkate alınarak tedbir talebinin kabulüne ve sınır dışı işleminin durdurulmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1989 doğumlu olup İran İslam Cumhuriyeti vatandaşıdır. Başvurucu, ülkesinde görülmekte olan bir davada yaptığı tanıklık nedeniyle yaşamının tehdit altında olduğunu ileri sürerek kardeşiyle birlikte 17/8/2013 tarihinde Türkiye'ye giriş yapmıştır. Başvurucu, aynı gerekçeyle 12/11/2013 tarihinde Ankara Valiliğine başvurarak uluslararası koruma talebinde bulunmuştur. Adıyaman Valiliği Göç İdaresi Müdürlüğünün (Adıyaman Göç İdaresi) 17/7/2014 tarihli kararıyla başvurucunun uluslararası koruma talebi sonuçlanıncaya kadar bulunması gereken adresi terk ettiği gerekçesiyle sınır dışı edilmesine karar verilmiştir. Başvurucu tarafından anılan sınır dışı kararının iptali için açılan dava , Şanlıurfa İdare Mahkemesinin 19/12/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 31/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup 29/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. Anayasa Mahkemesi tarafından 19/2/2015 tarihinde başvurucunun sınır dışı işleminin durdurulmasına ilişkin tedbir talebi reddedilmiştir (A.G.J. [TK], B. No: 2015/1832, 19/2/2015). Anayasa Mahkemesi tarafından sonradan ortaya çıkan gelişmeler ve Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından 20/4/2015 tarihinde başvurucuya mülteci statüsü verilmesi birlikte değerlendirilerek 10/6/2015 tarihinde sınır dışı işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir (A.G.J. [TK], B. No: 2015/1832, 10/6/2015). BMMYK tarafından başvurucunun güvenli üçüncü ülke olarak değerlendirilen Amerika Birleşik Devletlerine (ABD) yerleştirilmesine karar verilmiştir. Bu gelişme sonrasında başvurucu 23/11/2016 tarihli dilekçesiyle bireysel başvurusundan feragat etmiştir. Başvurucu; anılan dilekçesinde Türkiye'den ayrılmak üzere Adıyaman Göç İdaresine başvuru yaptığını, ABD'ye gidiş uçak biletinin alındığını, çıkış işlemlerinin tamamlanabilmesi ve ülkeden ayrılabilmesi amacıyla başvurusundan feragat ettiğini belirtmiştir.