T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/93 - 2026/377 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/93 KARAR NO : 2026/377 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2025 NUMARASI : 2025/1226 Esas (ara karar) DAVACI :... ... İTHALAT İHRACAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI :... E…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/93 - 2026/377 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/93 KARAR NO : 2026/377 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2025 NUMARASI : 2025/1226 Esas (ara karar) DAVACI :... ... İTHALAT İHRACAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI :... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) KARAR TARİHİ : 24/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2025 tarih ve 2025/1226 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkil ... ... İth. İhr. Tic. San. Ltd. Şirketi ile dava dışı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında imzalanan 25.12.2024 tarihli ve ... sözleşme hesap numarası ile davacı ... nolu tesisatın, yeni abonesi olduğunu, yasal mevzuat gereği, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren 24 veya en geç 48 saat içinde dağıtım şirketi olan davalı tarafça elektriklerin açılması gerekirken, maalesef aboneliği iptal edilen önceki gerçek kişi abonenin, müvekkilin sorumlu olmadığı önceki borcu nedeniyle elektriklerin açılmayacağının müvekkili şirket yetkilisine davalı tarafça gönderilen mesaj ile anlaşıldığını, yasal mevzuata uygun olmayan bu menfi uygulamanın haksız ve hukuksuz olduğu davalı tarafa sözlü ve noter aracılığı ile gönderilen ihtarname ile bildirilip elektriklerin açılması istenmesine rağmen, davalı taraf olumlu bir dönüş yapmadığı gibi sözlü şekilde "eski abonenin borcunu ödemediğiniz taktirde elektrikleriniz açılmayacaktır" şeklinde yasal mevzuata aykırı ve hukuk devleti ilkeleri ile telifi kabil olmayan beyan ve keyfi işlemlerde bulunduğunu, 06.02.2023 tarihli deprem sonrası dava dışı kiracı ile müvekkil şirket arasındaki kira sözleşmesi, binanın yıkılması nedeniyle sona erdiğimi, müvekkili şirketim çelik yapı olarak fabrikayı tekrar faaliyete geçirdiğini, deprem ve tadilat sonrası müvekkili şirketim elektriklerin bağlanması için davalı şirkete müracaat ettiğinde, yine kiracının eski borçları nedeniyle elektrikler bağlanmayınca sayın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/201 D. İş sayılı kararı ile elektrikler tedbiren açıldığını ancak akabinde açılan 2023/805 Esas sayılı davada ise Mahkememizin müvekkili şirketin elektrik aboneliği olmadığı için davayı usulden reddettiğimi, bu süreçte yani Mahkememizin tedbir kararından sonra binayı pamuk sezonunda kullanan davacı müvekkilimim kullandığı elektrik bedelini muntazam bir şekilde ödediğini, şu anda ise müvekkili davacı şirketin elektrik aboneliğini aldıktan sonra dahi davalının yasal mevzuata açıkça aykırı şekilde elektriklerin bağlanmaması nedeniyle bu davayı açtıklarını, davalı şirketin müvekkili şirketin yeni abone olsa dahi önceki abonenin borcu ödenmeden elektrikleri açmayacağını belirterek yönetmeliğin bu emredici hükümlerine açıkça aykırı davrandığını, kanun ve yönetmelikte de bu durumun belirtildiğini, müvekkili şirketim ürettiği ve aldığı pamuğu kendi çırçır fabrikasında işleyip balya pamuk haline getirdiğini ve önceden anlaştığı iplik fabrikalarına sattığımı, ayrışan pamuk çekirdeğini de yine önceden anlaştığı yağ fabrikalarına sattığımı, şayet elektrik yasal mevzuata aykırı ve keyfi olarak bağlanmaz ise müvekkili şirketin pamuk üreticilerine yüklü miktarda tazminat, iplik ve yağ fabrikalarına da yüklü miktarda cezai şart ödeme tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını ve belkide iflas etme noktasına dahi gelebileceğini, müvekkili davacı firmanın usulünce başvuru yaparak elektrik aboneliğini de kendi üzerine aldığını, ancak buna rağmen davalı tarafın yasal olmayan gerekçe ve yöntemlerle elektrikleri açmadığını ve başkasına ait önceki borcun müvekkili firma tarafından ödenmemesi halinde işletmenin elektriklerini açmayacağını sözlü olarak da ifade ettiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili davacı şirketin içinde bulunduğu bu tehditvari zor şartları da nazara alarak, tensiple birlikte; yeni abone olunan abonelik sözleşmesine konu yerin elektriklerinin dava sonuna kadar tedbiren bağlanmasına ve neticeten davanın kabulüne karar vermesini, yargılama gideri vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesine özetle: davacının iddialarının aksine ... nolu tesisata enerji verilmemesinin nedeninin önceden aboneliği iptal edilen gerçek kişinin borçları olmayıp asıl olan aktif abone sahibinin borçlarının ödenmemesi olduğunu, davacının senelerdir süregelen ödemediği ve ödemeyi hiç düşünmediği kaçak kullanım borçlarından dolayı elektriğin kesildiğini, davacının aynı faaliyeti sürdürdüğü iş yerinde tesisata ait perakende satış sözleşmesi (PSS) imzalamadan elektrik enerjisi kullandığını, kaçak elektrik kullanımının birçok kez mahkemelerce tespit edildiğini, davacı tarafından kaçak elektrik kullanımlarına ilişkin borçlarının ödenmemesi ve elektrik tesisi amacıyla değişik iş davaları veya işbu davaya benzer davalar açmasının hakkın kötüye kullanımını teşkil ettiğini, ... 2020/368 sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin açılan ... ATM 2023/46 esaslı davada düzenlenen bilirkişi raporunda davalı ... Çırçır’ın ilgili yönetmeliğin 42. maddesi gereği kaçak elektrik kullanımının bulunduğunun, davacının düzenlemiş olduğu tutanakların yönetmeliğin 43. maddesi hükümlerine uygun olduğunun, yönetmeliğin 44. ve 45. maddeleri hükümlerine göre kaçak tahakkuku oluşturulması gerektiğinin, dava konusu Kaçak Tutanağı için oluşturulacak tahakkukta kullanılacak tarife (ceza) katsayısının 2 olması gerekeceğinin, söz konusu kullanım yeri ticarethane olduğundan ve yönetmelik gereği abone kaydı olmadığından ticarethane tarifesi üzerinden hesaplama yapılması gerekeceğinin belirtildiğini ve yapılan hesaplama sonucunda davacının 102.040,39 TL toplam asıl alacak, 3.185,25 TL toplam işlemiş faiz ve bu faizin 573,34 TL toplam KDV’si olmak üzere icra takip tarihine kadar toplamda 105.798,98 TL alacağının olduğunun tespit edildiğini, aynı şekilde davacının müvekkil şirkete karşı elektrik tesisi talepli açmış olduğu ... ATM 2023/805 esaslı davada düzenlenen bilirkişi raporunda da tesisatta tutulan tutanakların kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirildiğinin ve bu kapsamda Tedarikçi firmanın tüketici abonenin elektriğini kesmesinin yönetmelik hükmü kapsamında olduğunun, ancak ‘’tedbiren elektrik enerjisinin verilmesi’’ kararı olan 14.09.2023 tarihinden sonra bağlantı ve tüketim süreci başlatılmışsa, tutulan tutanaklarda tüketilen enerjinin bu tarihten önceye ait olduğundan süreci etkilemeyeceğinin ve Tedarikçi firma (...) karar tarihinden sonraki süreci kapsayan dönemlerde yönetmelik hükümlerine aykırı elektrik tüketiminin tespiti durumunda tüketici abonenin elektrik bağlantısını kesmesi gerektiğinin, mevcut işletme iş yeri için tesisata yeniden elektrik aboneliği isteyen gerçek veya tüzel kişinin önceki aboneliğe ait gerçek veya tüzel kişiden farklı olması durumunda Tedarikçi Firma (...)’ın 30.05.2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 21. ve 24. maddelerdeki hüküm gereği yeni talepte bulunan gerçek veya tüzel kişiye abonelik tesis etmekle yükümlü olduğunun, yeni aboneliğin elektriğini ancak tüketicinin yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde elektrik tüketmesi durumunda Tedarikçi firma (...)’ın tüketicinin elektriğini kesme yetkisine sahip olacağının belirtildiğini, her iki bilirkişi raporuyla da davacı kullanımlarının müvekkil şirket görevlileri tarafından tespit edildiği gibi kaçak elektrik kullanımı sınıfına girdiğinin tasdik edildiğini, davacının bunun devamlılığını sağlayabilmek adına daha önce işbu dava dosyası ile aynı mahiyette olan tarafları, konusu ve talep - sonuç kısmı aynı mahiyetteki ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/805 esaslı davayı açtığını ve davacının aleyhine sonuçlanması üzerine istinaf aşamasında olduğunu, davacının amacının elektrik enerjisinin devamlılığını mahkeme yolu ile sağlamaya çalışmak olduğunu ve bunun TMK madde 2’de açıkça belirtildiği üzere hakkın kötüye kullanımını teşkil ettiğini, davanın maktu harç üzerinden açılmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacı adına ... nolu tesisatta kaçak elektrik kullanımı nedeni ile düzenlenen 16 adet tutanağa ilişkin toplam borç olan 18.384.193,39 -TL üzerinden harçların tamamlatılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirket görevlilerince Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42/1 maddesi kapsamında davacı adına dava konusu tesisatta toplam 16 adet kaçak tüketim tespit tutanağı düzenlendiğini ve davacı hakkında düzenlenen tutanaklara ilişkin borçların hala tahsil edilemediğini, davacının tutanak tarihlerini de kapsar şekilde tesisatta yıllardır fiili kullanıcı olup ikrar ettiği üzere ticari faaliyet yürüttüğünü ve kaçak elektrik kullanımını yıllardır bir alışkanlık haline getirdiğini, bu nedenle yönetmelik hükmü gereği kaçak tüketim bedelinin tarifenin 2 katı esas alınarak hesaplama yapıldığını, müvekkil şirket çalışanları tarafından yapılan iş ve işlemler ile hesaplamaların usul ve esaslara uygun olması neticesinde işbu eda davasının da kaybedilecek olması göz önünde bulundurularak davacı tarafa ödül niteliğinde elektrik arzının sağlanması yönündeki tedbirin hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkil şirket tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, mevzuat hükümlerine göre müvekkil kurum tarafından belirlenen kaçak elektrik kullanım bedellerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu, müvekkil kurumun kötü niyetle ve haksız olarak hareket etmediğini belirterek, haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetli dava nedeniyle davacının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 11/08/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"....Somut olayda; taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, dava konusu Şirketin ticari faaliyetlerine devam etmesi gerektiğinden elektrik enerjisi verilmemesi hâlinde Şirketin ticari faaliyetlerinde telafisi imkânsız zararlar meydana gelebileceği, bu durumun "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir." kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile takdiren 30.000,00 TL teminat karşılığında, teminat yatırıldığı takdirde dava sonuçlanıncaya kadar davacı ... ... İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine (VKN: ...) TEDBİREN ELEKTRİK ENERJİSİNİN VERİLMESİNE, dava sonuçlanıncaya kadar ELEKTRİĞİN BU BORÇTAN DOLAYI KESİLMESİNİN TEDBİREN DURDURULMASINA, bu borç dışındaki alacak ve sonraki faturaların ödenmemesi hâlinde davalı Şirketin elektriği kesme hakkının baki KALMASINA,..."karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİNCE İHTİYATİ TEDBİRE YÖNELİK İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; davanın maktu harç üzerinden açılmış olmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ve tedbir kararının toplam borç üzerinden verilmesi gerektiğini, zira davacıya adına ... numaralı tesisatta kaçak elektrik kullanımı nedeni ile toplam 16 adet tutanak düzenlendiğini, bu tutanaklara ilişkin toplam borcun 18.384.193,39 TL olduğunu, tedbir kararının sadece tesisat numarası belirtilerek alındığını, davanın değeri belirtilmediği için 30.000 TL teminat karşılığı verildiğini, toplam borç miktarının %30’undan az olmamak üzere teminat karşılığında tedbir kararının uygulanması gerektiğini, davacı tarafından kesilen elektriğin açılması için talepte bulunulmuş olmasının, kendilerinin dava konusu kaçak elektrik kullanımını sağlayan taraf olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilen borç miktarını ödemek yerine dava açarak ihtiyati tedbir yolu ile elektriğin açtırılmasını sağlamaya çalışması hakkın kötüye kullanımını teşkil ettiğini, davaya konu kaçak elektrik kullanımının kendisi tarafından sağlandığı somut deliller ile anlaşılmış olduğundan ve kullanım yapıldığının kendileri tarafından dava dilekçelerinde ifade edilmiş olması nedeniyle, işbu eda davasını kaybedeceği aşikar olan davacıya elektrik enerjisinin verilmesinin haksızlık teşkil ettiğini, bu tedbirin davacıyı ödüllendirecek nitelikte verilmiş olmasının ise hukuka ve hakkaniyete tamamen aykırı olduğunu, dikkat edilmesi gereken bir diğer hususun da davacının aslında yapmaya çalıştığı şeyin ihtiyati tedbir kararları ile kanuna karşı hilede bulunması olduğunu, hukuk düzeninin yasakladığı hukuki veya iktisadi bir sonucu elde etmek için, yapılması hukuken caiz olan bir başka hukuki işleme başvurduklarını, buradaki durumun da; aynı zamanda bir suç teşkil eden kaçak elektrik kullanımının yasaklanmış olduğu ve hukuk düzeninin enerjiyi kesme yetkisini vermiş olduğu müvekkili şirketçe enerji kesintisinin sağlandığı ancak hukuken caiz olan ihtiyati tedbir kararları ile hukuk düzeninin yasaklamış olduğu kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirmeye devam ettiklerini, davacının da bunun devamlılığını sağlayabilmek adına daha önce işbu dava dosyası ile aynı mahiyette olan tarafları, konusu aynı ve talep - sonuç kısmı aynı mahiyetteki ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/805 esaslı davayı açtıklarını, davacının aleyhine sonuçlanması üzerine istinaf aşamasında olduğunu, davacının amacının aslında neticeye erişmekten ziyade elektrik enerjisinin devamlılığını mahkeme yolu ile sağlamaya çalışmak olduğunu, TMK madde 2'de açıkça belirtildiği üzere hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağını, davacı tarafından talep edilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, HMK madde 114'e göre aynı davanın , daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasının dava şartı olduğunu ve ... ATM 2023/805 incelendiğinde derdestlik nedeni ile tarafları ve talep konusu aynı olan işbu davanın dava şartı yokluğu nedeni reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafından elektriğin bağlanması talepli açılan Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/805 esaslı dava dosyası incelendiği takdirde mahkemece 03.12.2024 tarihli ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/805E. - 2024/1375K. Sayılı kararı ile "Açılan davanın reddine, mahkememizce 2023/201 D.İş sayılı kararı ile verilen tedbirin kaldırılmasına" karar verildiğini, ayrıca dosyaya sunulan 17.10.2024 tarihli bilirkişi raporu da haklılıklarını ortaya koyduğunu, kaçak elektrik kullanımına ilişkin olarak açılan ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/46 ve 2024/777 esaslı itirazın iptali davaları aynı şekilde haklılıklarını ortaya koyduğunu, zira ... 2023/46 esaslı itirazın iptali davasında yer alan 20.05.2025 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde kaçak elektrik kullanımının sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1226 Esas sayılı dosyasında 11.08.2025 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise toplam borç miktarı olan 18.384.193,39 TL'nin en az %30'u üzerinden değerlendirilerek yeniden teminat belirlenmek suretiyle karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 25/11/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Somut olayda; taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, dava konusu Şirketin ticari faaliyetlerine devam etmesi gerektiğinden elektrik enerjisi verilmemesi hâlinde Şirketin ticari faaliyetlerinde telafisi imkânsız zararlar meydana gelebileceği, bu durumun "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir." kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin itirazının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE,...." karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1226 Esas sayılı dosyasında 11.08.2025 tarihli ara karar ile davacı ... ... İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine (VKN: ...) 30.000,00 TL teminat karşılığında tedbiren elektrik enerjisinin verilmesine ve dava sonuçlanıncaya kadar elektriğin borçtan dolayı kesilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, bu karara karşı itirazlarının mahkemenin 24.11.2025 tarihli ara kararı ile istinaf yolu açık olmak üzere reddedildiğini, ihtiyati tedbir kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, davanın maktu harç üzerinden açılmasının usul ve yasalara aykırı olması nedeniyle reddi gerektiğini, tedbir kararının davacı adına ... nolu tesisatta kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen 16 adet tutanağa ilişkin toplam 18.384.193,39 TL borç üzerinden verilmesi gerektiğini ve mahkemece toplam borç miktarının %30’undan az olmamak üzere teminat karşılığında uygulanması gerektiğini, davacının kesilen elektriğin açılması talebinin kaçak elektrik kullanımını sağlayan taraf olduğunu gösterdiğini, borcu ödemek yerine dava açarak tedbir yoluyla elektriğin açtırılmasını sağlamaya çalışmasının hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiğini, kaçak elektrik kullanımının somut delillerle anlaşıldığını ve davacı tarafından dava dilekçelerinde ifade edildiğini, bu eda davasını kaybedeceği aşikar olan davacıya elektrik enerjisinin verilmesinin haksızlık teşkil ettiğini ve hukuka aykırı olduğunu, davacının ihtiyati tedbir kararları ile kanuna karşı hile yaptığını, aynı mahiyetteki ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/805 esaslı davayı açtığını ve aleyhine sonuçlanması üzerine istinaf aşamasında olduğunu, davacının amacının elektrik enerjisinin devamlılığını mahkeme yolu ile sağlamaya çalışmak olduğunu ve bunun TMK madde 2'ye göre hakkın kötüye kullanılması olduğunu, HMK madde 114'e göre derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kaçak elektrik kullanımının dosya kapsamında sabit olduğunu, müvekkili şirket çalışanları tarafından yapılan iş ve işlemler ile hesaplamaların usul ve esaslara uygun olduğunu, davacıya ödül niteliğinde elektrik arzının sağlanması yönündeki tedbirin hakkaniyete uygun olmadığını, kaçak elektrik tüketimi tespit sürecinin usule uygun gerçekleştirildiğini, davacının ihtiyati tedbir istemini yaklaşık olarak dahi ispat edebilecek delil sunamadığını, tedbirin kaçak elektrik kullanımını ödüllendirdiğini, borcun tahsilatını güçleştireceğini ve muvazaalı elektrik kullanımının önünü açacağını, davacının borçlarını ödemek yerine dava açma ve tedbir yoluyla elektriğin açılmasını talep etmelerinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı asilin kaçak elektrik kullandığı göz ardı edilip elektriğinin açılmasının kamu yararına ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu fatura bedeli olan borcun tamamı üzerinden en az %30 teminata hükmedilmesi gerekirken daha az teminat ile ihtiyati tedbir kararı alınmış olmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1226 Esas sayılı dosyasında 11.08.2025 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise toplam borç miktarı olan 18.384.193,39 TL'nin en az %30'u üzerinden değerlendirilerek yeniden teminat belirlenmek suretiyle karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, abonelik sözleşmesi yapılmış olması nedeniyle elektrik enerjisi verilmesi istemine ilişkin olup uyuşmazlık tedbir koşullarının oluşup oluşmadığına yöneliktir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek tedbir istemine yönelik yapılmıştır. Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. İhtiyati tedbir öğretide "Kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde “ (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 6100 sayılı HMK'nın 392/1. Maddesi ile; İhtiyati tedbir talep edenin, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda oldukları, talebin, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanması yahut durum ve koşulların gerektirmesi halinde, mahkemecu gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceği, adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesinin gerekmediği, düzenlenmiştir. Somut olayda ; davacının aboneliğinin bulunması nedeniyle elektrik enerjisi verilmesi isteminde bulunduğu, önceki abonenin borçlarından sorumlu olmadığı iddia edildiği, dosya kapsamındaki belgelerden aboneliğe konu taşınmazın pamuk işleme fabrikası olarak kullanıldığı ve davacının bu işletmeye elektrik enerjisinin verilmesine yönelik ihtiyati tedbir isteminde bulunduğunun görüldüğü, dava konusunun yargılamayı gerektiği, yargılamanın devam ettiği, elektriğin zaruri ihtiyaç olduğu, sayacın takılı olduğu ve elektriğin kesilmesi durumunda davacı yönünden telafisi güç sonuçların ortaya çıkabileceği, HMK 389. Maddesinde düzenlenen şartların oluştuğu, keza HMK 390/3 maddesinde öngörülen yaklaşık ispat şartının yerine getirildiğinin kabulü ile yerel mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, davalı tarafça davacı hakkında bir çok kaçak tahakkuku bulunduğu ve mevcut alacağın 18.384.193,39 TL olduğu belirtildiği, bu kapsamda niza konusunun 18.384.193,39 TL olduğu, HMK 392/1 maddesi uyarınca davalı şirketin muhtemel zararlarına karşılık niza konusu meblağ üzerinden teminat alınması gerekirken yeterli miktarda teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire hükmedilmesinde isabet görülmemiştir. Açıklanan gerekçe ile davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulünün gerektiği ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği kabul edilmekle HMK 353/(1)-b.2 hükmü uyarınca yerel mahkeme kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında ara kararı tesisi ile davalı vekilinin 11/08/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf isteminin teminat yönünden kabulüne, HMK 394/4 maddesi uyarınca 11/08/2025 tarihli ihtiyati tedbirin değiştirilerek niza konusu borcun %15'ine tekabül eden teminat mukabilinde davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalı vekilinin sair istinaf ve itirazlarının reddine karar dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile; 6100 sayılı Kanunun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/08/2025 tarih ve 2025/1226 Esas sayılı ara kararının DÜZELTİLEREK, yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle; 1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin; 6100 sayılı Kanunun 392. maddesi uyarınca nizalı borç tutarı olan 18.384.193,39 TL'nin %15 oranına tekabül eden 2.757.629,00-TL teminat mukabilinde KABULÜ İLE; teminat yatırıldığı takdirde dava sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar davacı ... ... İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine (VKN: ...) TEDBİREN ELEKTRİK ENERJİSİNİN VERİLMESİNE, dava sonuçlanıncaya kadar ELEKTRİĞİN BU BORÇTAN DOLAYI KESİLMESİNİN TEDBİREN DURDURULMASINA, bu borç dışındaki alacak ve sonraki faturaların ödenmemesi hâlinde davalı Şirketin elektriği kesme hakkının baki KALMASINA, buna ilişkin ilgili kuruma müzekkere yazılmasına, II-) İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN; 2-)Davalı tarafça yatırılan 615,40-TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 3-)İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-) İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte dikkate alınmasına, 5-)Temyizi kabil olmayan işbu kararın tebliğ, teminat , infaz, harç tahsil ve bakiye istinaf avansının iade işlemlerinin HMK'nın 359/4. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/02/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır