9. Ceza Dairesi 2023/12279 E. , 2023/8848 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1836 E., 2022/1479 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, katılan ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere…
**9. Ceza Dairesi 2023/12279 E. , 2023/8848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1836 E., 2022/1479 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, katılan ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/21 Esas, 2022/193 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası cezalandırılmasına, karar verilmiştir 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2022/1836 Esas, 2022/1479 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın suçu işlediğine yeterli delil bulunmadığına, olayın intikalinde sıkıntılara, iddia olunan olayın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ilişkindir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Mağdure ve müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın cinsel istismar suçunu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince beraat kararı şeklinde düzeltilerek esastan ret kararı vermesi hatalı olduğuna ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. D. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanması hatalı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. E. Katılan ...'in Temyiz İstemi Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece "29/06/2010 doğumlu olan mağdur ...'in, annesi olan katılan ... ile babası olan tanık ...'in boşanmış oldukları, mağdur ile velisi olan katılanın İstanbul'da ikamet ettikleri ancak 2020 yılı yaz tatilinde tanık ...'in ikamet ettiği Marmara Avşa Adası'na geldikleri, 2020 yılı Ağustos ayı içerisinde günü muayyen olmayan bir tarihte mağdur, katılan ve tanık ... ile tanık ...'in arkadaşı olan sanık ...'nün ve sanığın imam nikahlı eşi olan tanık ...'nin Avşa'da bulunan Çiftlik mevkiindeki sahil kenarında bulunan alana sanığın aracı ile giderek burada birlikte piknik yaptıkları, piknik sırasında denize de girdikleri için mağdurun üzerinde bikini ve sanığın üzerinde yalnızca şort bulunduğu, katılan ... ile tanık ...'nin bir şeyler konuşmak için yanlarından uzaklaşmış oldukları bu sırada mağdur dışındakilerin tüketmesi nedeniyle alkollü içeceklerinin bitmesi üzerine sanığın bunu alkol almak amacıyla evine gideceğini söylediği, mağdurun da tuvaletinin gelmesi sebebiyle sanıkla gitmek istediği ve birlikte sanığa ait araçla sanığın ikametgâhına gittikleri, yolculuk esnasında sanığın mağdurun bacağına dokunduğu fakat mağdurun yanlışlıkla dokunulduğunu düşünerek tepki vermediği, sanığın ikametgâhına ulaştıklarında mağdurun tuvalet ihtiyacını gidermek için evin tuvaletine girdiği, sanığın; mağdurun tuvalette bulunmasına rağmen eline aldığı peçeteyi verme bahanesiyle içeriye girdiği ve bunu verip dışarı çıktığı, mağdurun tuvaletten çıktığı esnada kolundan tutup çekerek onu koltukta kucağına oturttuğu ve şortunu indirerek cinsel organını çıkardığı, ardından mağdurun ağzını kapattığı ve çekmeceden çıkarttığı ip parçası ile onun ellerini arkadan bağladığı, derdest ettiği mağduru kucağında tuttuğu sürede onun göğsüne, cinsel organına ve kalçasına dokunduğu, mağdurun boynundan ve dudaklarından öptüğü, bu sırada mağdura 'bunları kimseye söyleme, tam çağına gelmişsin' dediği, mağduru kucağından indirdikten sonra çekmeceden çıkarttığı siyah renkli tabancayı göstererek 'olanları annene, babana ve başkalarına anlatırsan onları öldürürüm, hatta sana bulup verdiğim köpeğini de öldürürüm' dediği, devamında mağdur ile evden ayrıldıkları ve piknik alanına döndükleri, mağdurun korkudan renginin atmış olması ve üşüyerek titremesi nedeniyle katılanın durumu fark ettiği ve ne olduğunu sorduğunda, korkması nedeniyle mağdurun ilk aşamada yalnızca sanığın kendisine dokunduğunu söylediği ancak eve döndüklerinde yaşanan her şeyi katılana anlattığı, mağdur ile katılanın İstanbul'a döndükleri, bu olayın akabinde mağdurun psikolojik sıkıntılar yaşamaya başladığı ve ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Kartal Belediyesi Kadın ve Aile Müdürlüğü Kadın Danışma Merkezinde tedavi görmeye/psikolojik destek almaya başladığı, mağdurun ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesine 15/03/2021 tarihinde muayene amacıyla gittiğinde istismar ve tehdit olaylarını paylaşmasıyla görevliler tarafından durumun Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliğine bildirildiği şeklinde gerçekleştiği sabit kabul edilen olayda..." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama neticesinde kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından bahisle beraate hükmedilmek süretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2022/1836 Esas, 2022/1479 Karar sayılı kararında sanık müdafii, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan mağdure vekili, katılan ... ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.