12. Ceza Dairesi 2022/3824 E. , 2023/2878 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/297 E., 2021/351 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği tem…
**12. Ceza Dairesi 2022/3824 E. , 2023/2878 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/297 E., 2021/351 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2014/626 - 2016/445 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2014/626 - 2016/445 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14/12/2020 tarih, 2019/7649 esas, 2020/6988 karar sayılı kararı ile; "...Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarih, 2021/51 esas, 2021/219 karar sayılı kararı ile; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmekle, taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 4. Sanığın İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarih, 2021/51 esas, 2021/219 karar sayılı kararına itiraz etmesi üzerine, genel yargılama usulüne göre yargılama yapılıp İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/297 E., 2021/351 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03/06/2022 tarihli ve 2021/94070 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafinin Temyiz İsteği; 1.Sanığın kusursuz olduğuna, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğine, 2.Kararın eksik ve yetersiz inceleme ile verildiğine, 3.CMK 231. maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1. Olay günü saat 16:30 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki 34 HD 6403 plaka sayılı otomobili ile Yıldız sokak üzerinde seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada aracının sol ayna kısmıyla katılan yaya ...'e çarpması neticesi nitelikli şekilde yaralanmasına asli kusurlu şekilde sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. 2. Adli Tıp Kurumu Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03/11/2014 tarihli raporunda; katılanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı oluşturacak nitelikte yaralandığı bildirilmiştir. 3. Görgü tespit tutanağı, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin alkolmetre sonucu, olayın tanığı U.G.'nin anlatımı ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Dosyada kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 06.07.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda; olay mahallinin meskun mahalde, asfalt kaplama kaldırımın bulunduğu 6 metre genişliğinde sokak olduğu, kusura ilişkin olarak da sanık sürücü ...'un asli kusurlu olduğu ,mağdur yaya ...'in kusursuz olduğu bildirilmiştir. 5. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 29/02/2016 tarihli raporunda; "...Mevcut bulgulara göre; 1.DURUM; Sanık sürücünün aracı ile yayaya kaldırım üzerinde çarpması ile olayın meydana geldiği kabulünde ; A)Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobili ile yola gereken dikkatini verip kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyir halinde olması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kaldırıma yakın bir şekilde seyredip kaldırım üzerinde bulunan yayaya çarptığı ,dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde ... kullandığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli kusurludur. B)Mağdur yaya ... kaldırım üzerinde bulunduğu esnada seyir halinde bulunan aracın çarpması ile yaralandığı olayda atfıkabil bir kusuru bulunmamaktadır. 2. DURUM Sanık ve tanığın ifadesinde belirtiği gibi yayanın araçların arasından kaplamaya girerek geçiş yapması ile olayın meydana geldiği kabulünde; A)Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobili ile seyir halinde iken görüşe kapalı olan araçların arasından kontrolsüz bir şekilde çıkan yaya nedeniyle meydana gelen olayda atfıkabil bir kusuru bulunmamaktadır. B)Mağdur yaya ... araçların hareket halinde olduğunu dikkate alıp gerekli ve yeterli kontrollerini yapıp tedbirli bir şekilde geçişini yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip görüşe kapalı olan araçların arasından kontrolsüz bir şekilde kaplamaya girerek çarpışmanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, ilk geçiş hakkını gelen araca vermediği ,dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde geçiş yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli kusurludur..." şeklinde görüş bildirilmiştir. 6. Katılan ...'in her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 24/03/2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği ve yargılama aşamasında alınan ifadesinde; ".. Şu an üzerinde bulunduğumuz Yıldız sokak içerisinde meydana gelmiştir ben kaldırımdaydım sağ tarafta büyük bir ... vardı karşıdaki inşaatın olduğu dozer çalışıyordu gürültü vardı ben gelen aracın sesini duymadım ... geliyormu diye kafamı uzatıp baktığımda ... hızla gelerek aynası ile bana çarptı ... " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. 7. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, duruşmada alınan savunmasında, "...Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, olay günü 34.HD 6403 plakalı aracım ile seyir halinde idim olay öncesinde eşimi bırakmıştım olay yerinde inşaat çalışması vardı daha 30 metre gitmemiştim 20 km hızla gidiyordum sol tarafta bir ... vardı üçtane çocuk koşarak yola çıktılar ben çocuğa çarpmadım çocuk benim aracıma çarptı benim kusurum yoktur..." şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür. 8. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. 9. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak karar verildiği, ancak sanığın bu karara itiraz etmesi üzerine, genel hükümlere göre yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden; 1. Kusur Durumu ve Eksik İnceleme Yönünden Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobili ile yola gereken dikkatini verip kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyir halinde olması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kaldırıma yakın bir şekilde seyredip kaldırım üzerinde bulunan yayaya çarptığı, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde ... kullandığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli kusurlu olduğu, keşfe dayalı trafik bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği; ayrıca oluş, dosya kapsamı, sanığın ve katılanın ifadeleri, adli muayene raporları ile görgü tespit tutanağı, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiği anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden, "...Katılanın zararının giderilmesi hususu gerçekleşmediğinden CMK nın 231/6-c maddesi gereğince yasal koşullar oluşmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasına yer olmadığına..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/297 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.