T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2957 KARAR NO : 2026/774 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2024 NUMARASI : 2021/165 E - 2024/604 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2957 KARAR NO : 2026/774 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2024 NUMARASI : 2021/165 E - 2024/604 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Laleli Şube müşterilerinden ... tarafından "(...) nolu kredi kartından 20.06.2007- 27.04.2008 tarihleri arası dokuz hesap kesim tarihini kapsayan ve ...no.lu kredi kartından 15.07.2007-14.10.2007 tarihleri arası dört hesap kesim tarihini kapsayan Adana ...’ye yapmış olduğu ödemeleri sırasında fazla tahsilat yapıldığı" iddiasıyla İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/658 E sayılı dosyasından açılan dava neticesinde "DAVANIN KABULÜNE" karar verildiğini ve kesinleşen kararın ekte sunul- duğunu, Bunun üzerine ... tarafından Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında müvekkili banka hakkında icra takibi başlatıldığından dosya kapak hesabı üzerinden 31.12.2012 tarihinde 45.312,00 TL ve 31.01.2013 tarihinde 2.699,29 TL olmak üzere toplam 48.011,29 TL icra dosyasına ödenmek durumda kalındığını, Mahkeme gerekçeli kararı incelendiğinde, düzenlenen bilirkişi raporunda;" müvekkili bankadan fazladan- mükerrer borç kaydedilen -27.097.40 TL’nin talep edilmesinin yerinde olduğu, ancak müvekkili bankanın sebepsiz zenginleşme koşulları dahilinde dava dışı ...’ye rücu etme hakkının bulunduğu" nun ifade edildiğini, ekli mahkeme kararı ve bilirkişi raporu çerçevesinde ödenmek zorunda kalınan tutarın anılan kurum ve diğer davalı bankaya rücu etme zaruretinin doğduğunu, Yukarıda bahsi geçen davanın yargılaması sırasında davada ihbar olunan durumunda olan ... tarafından ibraz olunan dilekçede " kurumlarının kayıtlarında herhangi bir hata olmadığı, tahsilat sistemlerinin ... ile denetlendiği ve mükerrer tahsilat yapılmasının mümkün olma- dığı" bildirildiğinden, ... Adana Şubesi veya ... Bankası kayıtlarında meydana gelen bir hata- dan dolayı yatan tutarların ... hesaplarına aktarılmayarak ... Bankası uhdesinde kalmış olacağı sonucuna varıldığını, Bu itibarla anılan kurumlara İstanbul 10. Noterliği aracılığı ile 5.12.2013 tarih, ... ve ... yevmiye sayılı ihtarnameler gönderilerek, söz konusu tutarın iadesinin istenildiğini, ancak ...’den olumsuz yanıt alındığını, ... Bankası'ndan ise yanıt alınamadığını beyanla; Müvekkili Banka uhdesinde bulunmamasına rağmen mahkeme kararına istinaden müş- teriye ödenmek zorunda kalınan 48.011,29 TL tutarın 31.01.2013 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan 5.689,00 TL reeskont faizi olmak üzere toplam 53.700,29 TL'nin ,asıl alacak olan 48.011.29 TL'ye işbu dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmek suretiyle ile davalılardan tah- sili ile müvekkili bankaya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacı bankanın müşterileri ...'e ait ...) nolu kredi kartından 20.06.2007- 27.04.2008 tarihleri arasında ...no.lu kredi kartından 15.07.2007-14.10.2007 tarihleri arasında mükerrer ödeme yapıldığından bahisle, ...'e ödenen 53.700,29 TL 'nin kendilerine öden- mesini istediğini, davacı vekili tarafından kendilerine tebliğ edilen ihtara cevap verildiğini, ... Genel Müdürlüğü'nün davaya konu husus ile ilgisinin bulunmadığını, kurum tahsilat sisteminde internet ortamında bir abonenin aynı faturasının birden çok tahsil edilemediğini, dava konusu tutarın kurum banka hesaplarına geçmesinin söz konusu olmadığını,müvekkili kurumun dava konusu mükerrer ödeme hususunda ihmal ve sorumluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer Davalı ... Bankası Genel Müdürlüğü'ne dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya süresi içerisinde cevap verilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince 2019/108 E- 2021/404 K. Nolu 16.02.2021 tarihli ilam ile; "Davalı ... ... Bankası T.A.O Genel Müdürlüğüne yönelik açılan davanın reddine, Davalı ... İdaresi Genel Müdürlüğü ( ... ) 'ne yönelik açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 48.011,29 TL ana para, 1.024,68 TL dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam : 49.035,97 TL nin davalı ... den alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 48.011,29 TL ana paraya dava tarihinden tahsil tarihine kadar reeskont faizi uygulanmasına" karar verilmiştir. Hüküm davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurum su bedellerine ilişkin ödeme- lerin www. Adana -....gov.tr adresindeki WEB sayfası üzerinden yapılan ve halı hazırda uygulan- makta olan online tahsilat uygulamasına göre günlük 3 fatura ödeme sınırının bulunduğunu, bu online tahsilatların ... sanal post aracılığıyla yapıldığını, mükerrer ödeme halinde yapılan ödemelerin ertesi iş gününde bankanın kayıt hesabına iade edildiğini, tahsilat sistemine göre müvekkili kurumun aynı ödemeyi mükerrer olarak tahsilinin mümkün olmadığını, ...'a ait dava konusu mükerrer ödemelerin kurum kayıtlarında bulunmadığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/658 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuna göre mükerrer tahsilatın diğer davalı duru- mundaki ... Bankası'ndan kaynaklandığını, yerel mahkemenin yeterli inceleme yapmaksızın müvekkili kurum yönünden kurduğu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak , müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucu 2019/108 E., 2021/404 K. Nolu 16.02.2021 tarihli ilamda; Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebine ilişkin olup davacı alacak talebini İstanbul 13. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2008/658 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen ilama dayandırmaktadır. Davacı ... vekili tarafından davalı ... Levent Şubesi aleyhine İstanbul 13. Asliye Ticaret mahkemesi'nde açılan 2008/658 Esas sayılı alacak davasında ;Davacı ... vekilinin, müvekkilinin İddia Bayii, ... Fatura Ödeme Mer- kezi, ... ... Faturası tahsilatı işi ile uğraştığını, tahsilâtlarını davalı bankanın kredi kartlarıyla internet üzerinden yaptığını, müvekkiline gönderilen hesap bildirim cetveli incelendiğinde fatura bedellerinin 3, 5 ve 7 kez gibi mükerrer tahsilât yapılarak ... Genel Müdür- lüğü'ne ödenmiş olduğunu, bu şekilde müvekkilinin kredi kartlarından toplam 27.634,90 YTL tutarında fazla tahsilât yapıldığını, Adana 4. Noterliği'nin 23.06.2008 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile fazla tahsil edilen paranın iadesinin istenildiğini, ancak davalı bankanın 02.07.2008 tarihli yazısında "01.04.2008 tarihinden önceki harcamalarla ilgili itiraz süresi geçtiğinden bahisle müvekkiline ödeme yapılamayacağı"nı bildirdiğini, 26.08.2008 tarihinde 2.950,40 YTL’sini iade ettiğini, ancak bu ödeme miktarı düşüldükten sonra kalan 24.684,50 YTL’nin müvekkiline ödenmediğini beyanla; 27.634,90 YTL'den kısmi olarak iade edilen 2.950,40 YTL'nin mahsubu ile bakiye 24.684,50 YTL'nin, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.500.00 YTL’sinin müvek- kilin kredi kartlarından çekildiği günden başlayarak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra dava değerinin, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ıslahen 20.597,40. TL arttırılmasına, toplam 27.097,40 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde ; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduğu ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği., İhbar olunan ... Genel Müdürlüğü vekilinin yapılan tahsilatlara ait kredi kartı numaralarının güvenlik nedeniyle yasa gereği saklanmadığını, ... tahsilat sisteminin ... güvenlik sertifikası ile denetlendiğini, mükarrer tahsilatın mümkün olmadığını beyan ettiği , Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; mükerrer borç kaydının yaratılmasına davalı banka sisteminin sebep olduğu, olayın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davacı hesabına haksız ve mesnetsiz olarak fazladan mükerrer olarak borç kay- dedilen toplam 27.097,40 TL den davalı bankanın sorumlu olduğu kanaatine varılmış,27.097,40 TL'nin 26.486,90 TL kısmının temerrüt tarihi olan 04.07.2008 tarihinden itibaren, bakiye 560,50 TL kısmının ise ıslah tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce yapılan temyiz incele- mesi sonucu tesis edilen 2011/11224 Esas, 2012/18626 Karar nolu 19.11.2012 tarihli ilam ile kararın "ONANMASINA", aynı dairenin 2013/ 3756 Esas, 2013/7532 karar nolu ilamı ile "KARAR DÜZELTME TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiş olmakla hüküm 17.04.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Söz konusu karara dayanak 09.11.2009 tarihli bilirkişi raporunda ;davalı bankanın (...'nın ) mükerrer tahsilat ile davacı ...'in kredi kartına borç kaydedip dava dışı ... Adana Şubesi nezdindeki ... Genel Müdürlüğü hesabına tahsilat yaptığı, banka nezdinde her hangi bir bakiye kalmadığı, bu nedenle ...'nın sebepsiz zenginleşmesinden bahsedilemeyeceği gibi ... hesaplarının bulunduğu ...'ın da sebepsiz zengileştiğinden bahsedilemeyeceği, fazladan haksız olarak tahsil edilen borç tutarı aynen ...'nin hesabına girdiğinden bu davada sadece (dava dışı) ...'nin sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilmiştir. Rücu talebinin dayanağını oluşturan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/ 658 Esas sayılı dosyasında ... sadece ihbar olunan durumunda olup davada taraf olarak yer almamıştır. Dolayısıyla söz konusu dosya ile ilgili olarak verilen hüküm ... yönünden kesin hüküm teşkil etmese bile "güçlü delil" niteliği taşımaktadır. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/658 Esas sayılı dosyasında ve istinaf incele- mesine konu İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/108 Esas sayılı dosyasında, sebepsiz zengin- leşmeye konu olduğu iddia edilen ödemelerin dava dışı ... hesabından mükerrer olarak tahsil edildiği tespit edilmiştir. Ancak ... 'nin 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ihbar olunan sıfatıyla ve eldeki davaya davalı sıfatıyla ibraz ettiği cevap dilekçesinde "söz konusu ödemelerin ilgili bankalardan müvekkili kuruma intikal etmediğini" , bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de söz konusu tahsilatın ... hesabına aktarılmadan banka uhdesinde kalmış olabileceğini iddia ile bu hususların incelenmesini ve yeni rapor alınmasını talep etmiş etmesine rağmen, yerel mahkemece söz konu tahsilatların ... hesabına girip girmediği yani ...'nin sebepsiz olarak zenginleşip zenginleşmediği hususu incelenmemiştir. Buna göre;davalılar ... ve ...'nin ihtilaf konusu döneme ilişkin kayıtları üzerinde de inceleme yapılıp itirazları giderici şekilde rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." denilerek , " Davalı ...'nin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırıl- masına, HMK 353/1-a-6 md gereğince belirtilen eksiklikler yeniden tahkikat gerektirdiğinde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir Kaldırma kararımız sonrasında İlk Derece Mahkemesi'nce: "1-Davalı ... İdaresi Genel Müdürlüğü (...) yönünden açılan davanın ispatlanamadığından reddine, 2-Davalı ... ... Bankası yönünden, mahkememizce kaldırma ilamı öncesi verilen 2014/1207 esas ve 2017/212 karar sayılı kararına karşı herhangi bir istinaf başvurusunun bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine, " karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalılar tarafından dilekçeler aşamasının tamam- lanmasından sonra iddiaların genişletilmesine, yeni delil bildirilmesine ve sunulmasına muvafakat- lerinin bulunmadığını, davalı ...'nin 2007-2008 yılları arasındaki hesap ekstrelerini kendisine verilen süre içinde sunmadığını, davalı ... kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, ödeme dönemlerinde abone bilgileri yer almadığı için hangi ödemelerin mükerrer ödeme olduğunun incele- nemediğini, bu durumun dosyada mübrez 25.09.2024 tarihli raporda da yer aldığını, davalı ...'nin sebepsiz şekilde zenginleştiğinin 30.09.2024 tarihli rapor ile sabit hale geldiğini, İstanbul 13. ATM'nin 2008/658 E. sayılı kararı ile mükerrer ödemeler yapıldığı ve dava dışı ...'in hesabından tahsil edilen tutarların müvekkili banka uhdesinde bulunmadığı , davalı ...'nin davalı ... nezdindeki hesabına yatırıldığının sabit olduğunu, kesin hükme rağmen ...'in hesabından çekilen paraların davalıların uhdesinde bulunmadığı hususundaki ispatın davalılara düştüğünü, davalı tarafça bu yönde delil sunulmadığını beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar veril- mesini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; İlk derece mahkemesinin kaldırılan ilk kararı "Davalı ... ... Bankası T.A.O Genel Müdürlüğüne yönelik açılan davanın reddine, Davalı ... İdaresi Genel Müdürlüğü ( ... ) 'ne yönelik açılan DAVANIN : 49.035,97 TL alacak yönünden KISMEN KABULÜNE" şeklindedir. Bu karar davacı tarafça istinaf konusu yapılmamış olmakla, ... Bankası TAO yönünden verilen red kararı adı geçen davalı yönünden usuli kazanılmış hak niteliği kazanmıştır. İstinafa gelen ... yönünden ise, ...'nin rücu talebinin dayanak İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/ 658 Esas sayılı dosyasında sadece ihbar olunan durumunda olduğu , davada taraf olarak yer almadığı, bu ndenle söz konusu dosya ile ilgili olarak verilen hükmün ... yönünden kesin hüküm değil, "güçlü delil" niteliği taşıdığı işaret edilmiştir. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/658 Esas sayılı dosyasında ve istinaf incelemesine konu iş bu davada yapılan yargılama sonucu dava dışı ... hesabından ... vasıtasıyla mükerrer tahsilat yapıldığı da tartışmasızdır. ... vekili ,13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ihbar olunan sıfatıyla ve eldeki davaya davalı sıfatıyla ibraz ettiği cevap dilekçesinde "söz konusu ödemelerin ilgili bankalardan müvekkili kuruma intikal etmediğini" , bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de söz konusu tahsilatın ... hesabına aktarıl- madan banka uhdesinde kalmış olabileceğini iddia ile bu hususların incelenmesini ve yeni rapor alın- masını talep etmiş ise de, yerel mahkemece kaldırma kararı öncesinde bu talep ve itirazlar değerlen- dirilmemiştir. Bu nedenle dairemizce ;davalılar ... ve ...'nin ihtilaf konusu döneme ilişkin kayıtları üzerinde de inceleme yapılıp itirazları giderici şekilde rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesis edilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Kaldırma kararımız sonrasında, İlk Derece Mahkemesince; 1.)Mali Müşavir ...'dan alınan 09.09.2021 tarihli raporda:... Genel Müdürlüğünün 03.03.2017 tarihli ... konulu hukuk müşavirliğine gönderilen yazıda: “...'e ait dilekçelerde belirtilen kredi kartındaki provizyon numaralarına göre ilgili tarihlerde yapılan tahsilatlar incelenmiş olup, sistemimizde herhangi bir mükerrer tahsilat olmadığı tespit edilmiştir. Bahse konu dilekçelerde tahsilatı yapılan abonelerin tahsilat bilgileri CD ve liste halinde hazır- lanarak ekte gönderilmiştir...”... ilgili tarihlerde sayın mahkemeye CD ibraz etmiştir....'nin mahkemeye ibraz ettiği CD ve tahsilat listesi, 09.11.2009 tarihli Bilirkişi raporunu hazırlayan ...'in tespitleri ile karşılaştırılacaktır. Bilirkişi ... “..dava dışı ...'nin hesaplarının bulunduğu ...'ında sebepsiz zenginleştiği söylenemez. Bu olaydan sadece dava dışı ... sebepsiz olarak zenginleşir. Çünkü davacı hesabına fazladan haksız olarak borç kaydedilen her fatura bedeli ...'ye aynen ödenmektedir. Başka bir deyişle örnek: 50 TL'lik fatura bedelinin 3 kez mükerrer tahsilatı sonucu ... hesabına 150,00 TL para yatırılmış olmaktadır. Dolayısıyla ... sebepsiz zenginleşmiştir..” tespiti sonucu İstanbul 13. ATM 2008/658 esas sayılı dosyasından davanın kabulüne karar verilmiş ve davanın kabul edilmesi ile birlikte somut davamızın davacısı ... A.Ş. Ödediği meblağ üzerinden davalı ... ve ... bankasına rücu etmiştir. Davalı ... tarafından sunulan 2 adet cd içeriklerinde sadece 2007/Temmuz ayları ile ilgili verileri bulunmaktadır. Tarafların Temmuz/2007 tarihli kayıtlar karşılaştırılması yapılmış mükerrer tahsilata rastlanılmamıştır. Ayrıca tarafların kayıtları da birbirini teyit etmemektedir. Örneğin 19.07.2007 tarihinde ... tarafından Kredi Kartı Tahsilatı Olarak 42 Adet kayıt yapılmışken, kredi kartı ekstresinde mükerrer kayıtlar dahil olmak üzere 38 kayıt bulunmaktadır.20.07.2007 tarihinde 2 adet kayıt bulunmakta iken, ... kredi kartı ekstresinde mükerrer kayıtlar dahil olmak üzere 110 kayıt bulunmaktadır. Yine ... kayıtlarında tahsilatın hangi döneme ve kimden yapıldığına dair kayıt var iken, kredi kart ekstrelerinde tahsilatla ilgili hiçbir kayıt bulunmaktadır.... tarafından mahkemeye sunulan iki adet CD'de sadece ve sadece 2007 yılı Temmuz kayıtları bulunmaktadır. Oysa 09.11.2009 tarihli Bilirkişi raporunda fazladan çekilen tutarlar tek tek liste haline getirilmiş ve 05/2007 tarihinden başlamış, 08/2008 tarihini kapsayarak sona ermiş mükerrer tahsilatlar tarih sıralamasına göre tek tek raporlanmıştır. 09.11.2009 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ve mahkeme tarafından hüküm altına alınan mükerrer kayıtlar MAYIS 2007 tarihinde başlamış ve Ağustos 2008 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla sayın mahkemenin tevdi ettiği görev kapsamında itilaf konusu 2007/2008 yıllarına ilişkin kayıtlar karşılaştırılmak üzere uyuşmazlık dönemine ve uyuşmazlığa ilişkin tahsilatların ... hesabına girip girmediği, ...'nin sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği hususunda herhangi bir tespit yapılamamaktadır. Bu tespitin yapılabilmesi için davalı ...'nin hesaplarına dava dışı ... tarafından yine ... adına tahsil edilen 05/2007- 08/2008 dönemi hesapların incelenmesi sonucu varsa mükerrer ödeme/tahsilatların hesaplanabileceği takdir mahkemeye ait olmak üzere mütalaa edilmektedir." Mali bilirkişi 18.02.2022 tarihli ek raporunda: Mahkemece " BAM 3. HD. 2019/108 Esas , 2021 404 karar sayılı ilamı doğrultusunda itilaf konusu 2007/2008 yıllarına ilişkin kayıtlar karşılaştırmak üzere uyuşmazlık dönemine ve uyuşmazlığa ilişkin tahsilatların ... hesabına girip girmediği, ...'nin sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ve tarafların yargılama sırasında ileri sürdükleri beyan ve itirazlar hakkında dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları da göz önünde bulundurularak rapor düzenlemesine...” karar verilmiştir. Dosya üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda: “Sayın mahkemenin tevdi ettiği görev kapsamında itilaf konusu 2007/2008 yıllarına ilişkin kayıtlar karşılaştırılmak üzere uyuşmazlık dönemine ve uyuşmazlığa ilişkin tahsilatların ... hesabına girip girmediği, ...'nin sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği hususunda herhangi bir tespit yapılamamaktadır. İstanbul 13. ATM 2008/658 esas sayılı dosyasında 09.11.2009 tarihli bilirkişi raporunu hazır- layan ...'in tespitleri ile davaya konu mükerrer ödemeler ödeme tarihleri ile birlikte tek tek listelenmiş olup, listelenen bu verilerin yine ... verileri ile karşılaştırılmaları gerektiği mütalaa edilmektedir. Mahkemece 02.11.2021 tarihli celsede, davalı ... vekiline bilirkişi raporuna ve 05/2007- 05/2008 dönemine ilişkin dava konusu itilafa ilişkin kayıtların sunması için süre verilmiştir. Davalı ... tarafından 24.11.2021 tarihinde 37 sayfa arkalı ve önlü yaklaşık 4.300 satır tutarında ... kredi kartı ekstresinden oluşan liste gönderilmiştir. Davalının gönderdiği evraklar üzerinde muhakeme yapmak , gelen liste üzerinde mükerrer kaydı incelemek ve bulmak imkansızdır. Bu problemin çözümlenmesi davalı ... kayıtları üzerine, dava dışı alacaklının hesap ekstrelerinin karşılaştırılması ile ve yerinde inceleme yapılması ile mümkündür. Dosya ve davalının gönderdiği ekstre üzerinde günlerce çalışılmasına rağmen bir sonuca ve/veya mükerrer kayıtlara nasıl ulaşılacağına dair bir yol yöntem bulunamadığı için iş bu dosyayı raporsuz iade etme gereği hasıl olmuştur." şeklinde görüş bildirilmiştir. 2.) ...'nin kayıtları üzerinde mali bilirkişi ... vasıtası ile yapılan inceleme sonucu , talimat yolu ile aldırılan 14.09.2022 tarihli raporda, 1) Davacı ...'in kurumla su tahsilatına aracılık sözleşmesi. Davacı ...'in Su Faturası tahsilatına aracılık sözleşmesi olmadığı beyan edildi. * Tahsilat Aracılık Sözleşmesinin Önemi: Fatura tahsilatı aracılık sözleşmesi olması halinde, ... tarafından onaylı müteselsil sıra numaralı tahsilat makbuzu ile su tahsilatı yapılacak, tahsilat makbuzu üzerinde müteselsil sıra numarası, abone bilgileri, su faturasının bilgileri, fatura dönemi gibi bilgiler yer alacak, bu bilgiler ışığında mükerrer ödeme olup olmadığının tespiti mümkündür. ... takdirde, Adana ...'nin ortalama 1.200.000 adet su abonesi olup, 1.200.000 adet aboneden su fatura bedelleri aynı olan binlerce abone vardır, tahsilat makbuzundaki detay bilgiler olmadan mükerrer ödemenin tespiti zordur. Davacı ..., banka kredi kartı ekstrelerini dava dosyasına konu etmiştir, herhangi bir tutarın birden fazla yer alması, ödemenin mükerrer olduğu anlamına gelmez. Bu konuyu şöyle örneklendirelim. ... tarafından okunan sayaçlarda aylık 10 ton su kullanan tüm abonelere aynı tutarda fatura çıkacaktır. Aylık 10 ton su kullanan binlerce abone vardır, bu faturalardan birkaç tanesinin tahsilatını aynı gün ... tarafından tahsil edilmesi, mükerrer ödeme anlamına gelmez. Davacı ...'in aracılık yaptığı su tahsilatında kullanmış olduğu tahsilat makbuzlarındaki detay bilgiler olan, abone numarası, abone adı-soyadı, fatura numarası, fatura dönem bilgilerinin detayını ekleyerek, aynı günde aynı faturanm birden fazla tahsil edildiğini ortaya koyması gerekir. Dava dosyası incelendiğinde, böyle bir bilgiye rastlanmamıştır. Davacı ...'in böyle bir sözleşmesi olmadığı için su faturası tahsilatına aracılık işlemi yasal değildir. Tahsilat makbuzu detayları olmadan tespit mümkün değildir. 2) ... tarafından muhasebe hesaplarının tutulduğu Yevmiye defteri, defter- i kebir ve envanter defteri bilgileri: Ticari defterleri talep edilen kurum, resmi bir kurum olup, kendi ticari defterlerini dışarıdan notere onaylatıp kullanmak yerine, kendisi tasdik makamı olup, kendi ticari defterlerini yeterli miktarda onaylayıp, kullanacak hukuki güce sahip bir kurumdur. Kurumun Mali Hizmetler müdürü olan .... birim sorumlusu ile yaptığım görüşmede, dava konusu yıllara ait ticari defterlerinin olmadığı ve defterlerin yazdırılmadığı, bilgilerin elektronik ortamda muhafaza edildiği bilgisine ulaşıldı. 3) ...'nin su faturalarının ve tahsilatlarının muhasebe hesaplarındaki işleyişi: ..., muhasebe işlemlerini modüler sistemde (cari, banka, fatura, stok, muhasebe gibi) tut- makta, faturalar, muhasebe sistemine entegre edilerek, otomatik muhasebeleştirme yapılmaktadır. Otomatik muhasebeleştirme yapılırken, ...'nin binlerce abonesinin hepsine, cari modülde kart açılmakta, ancak tüm cari hesaplar tek muhasebe hesabına işlenmektedir. Cari Hesap Kodu Cari Hesap Adı Muhasebe Hesap Kodu Muhasebe Hesap Adı 123456 ABCDEF 120.10.0000001 Su Tahsilat Hesabı 123457 SDFERT 120.10.0000001 Su Tahsilat Hesabı 234567 MKHNSA 120.10.0000001 Su Tahsilat Hesabı ....... ...... 120.10.0000001 Su Tahsilat Hesabı ...... .... 120.10.0000001 Su Tahsilat Hesabı ..... .... 120.10.0000001 Su Tahsilat Hesabı ...'nin mevcutta binlerce abonesinin olması, her gün yeni onlarca abonenin açılması, hergün onlarca abonenin kapatılması gibi işlemler nedeniyle, cari modülde tek tek, abone abone bilgiler tutulurken, muhasebe tarafında tek bir muhasebe kartına bağlanması, işlem kolaylaştırmak için yapılan bir işlemdir. Olması gereken, cari modülde ne kadar abone varsa, muhasebe tarafında da aynı sayıda muhasebe hesabı açılması en sağlıklı işlemdir. Muhasebeleştirme işlemleri işlem türlerine göre yapılmaktadır.Faturaların muhasebeleştirilmesi birebir yapılabileceği gibi, 1 günlük faturaların tamamı tek işlemle muhasebeleştirilip, muhasebe fişi kesilebilir. Dolayısıyla, dava konusu işlemin resmi defter ve kayıtlarda tespit edilmesi sadece yevmiye defteri, defter i kebir ve envanter defteri incelenerek tespit edilmesi mümkün değildir.Tahsilatların Muhasebeleştirilmesi: tahsilatın şekline göre değişmektedir. Nakit tahsilatlar, KASA Modülünde yer alan Nakit Tahsilat İşlem Türünden, Hesaba havale/eft olarak gelen tahsilatlar, BANKA Modülü içerisinde yer alan Gelen Havale/EFT işlem türü, Kredi Kartı ile tahsil işlemi ise. Yine BANKA Modulünde yer alan KREDİ KARTI İL TAHSİL İŞLEM türü üzerinden işlem yapılarak, resmi defterlerde işlemlerin muhasebeleştirilmesi sağlanır. Bu işlemlerin hepsi de yapılırken, ilgili modül tarafında detaylı işlem görülebilecek iken, muhasebeleştirilme işlemlerinde toplu kayıt yöntemi seçildiğinden, detaylar bizim incelememize konu resmi defterlerde (yevmiye, defter-i kebir ve envanter) defterlerde yer almamaktadır. Toplu kayıt yöntemi ile muhasebeleştirildiği için ilgili hesapların kanuni defterlerde karşılığı tespit etmek imkansızdır. Dava Konusu Kredi Kartı ile tahsil işlemidir. Dava konusu işlemin banka modulünde Kredi Kartı ile Tahsil fişinde abone bazında detayları yer alırken, muhasebe fişinde yer almamaktadır. Dolayısıyla muhasebe hesaplarında (yevmiye defteri, defter i kebir ve envanter defteri) detay bilgiye ulaşılması mümkün değildir. DAVACININ İDDİALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dava dosyasına davacı tarafından ibraz edilen belgeler incelendiğinde, .. numaralı Kredi kartı ekstresi ve ...numaralı kredi kartı ekstresinden elde edilen verilerle mükerrer ödemeler tespit edilmiş, mükerrer ödemelerin sayıları ile excel tablosu oluşturulmuş, tutar tespit edilerek fazla ödeme tutarı belirlenerek, belirlenen tutar, ..., kredi kartı kullanıcıları banka ve pos cihazı kullanılan banka taraf gösterilerek fazla ödeme tutarı talep edilmiştir. Davacının, bu belgelerle varsayıma dayalı olarak fazla ödemeye itiraz ederek, dava açmıştır. Dava 2007-2008 yıllarında gerçekleşen işlemle ilgili olup, yaklaşık 13 yıldır devam etmektedir. Bu işlemin dava konusu yapılabilmesi için, 1) Davacı hangi abone adına ödeme yapmış ise, o kişi adına tahsilat makbuzu düzenlemiş olması gerekir. Tahsilat makbuzunda, ilgili abonenin sicil numarası, adı, soyadı, fatura dönemi, fatura tutarı, işlem tarihi, işlem saati gibi bilgilerin dökümü yapılarak, bankların bu işlemler karşısında, birden fazla tahsilat yaptığının dökümü yapılarak, mükerrer ödeme ortaya konularak, fazla ödemenin iadesi istenebilir. Tek başına, sadece tutarların aynı olması, mükerrer ödeme yapıldığını göstermez. 2) Davacı, tahsilat makbuzu ile tahsil ettiği abone sayısı, ve tahsilat makbuzu adedi ile, ban- kanın kredi kartından çekilen işlem adedi ve tutarının fazlalığını NET olarak ortaya koyması gerekir. 3) Davacının, ... ile tahsilata aracılık anlaşması olmadığı dava dosyasından anlaşılıyor, bu durumda da, yetkisiz işlem yapsa bile hangi aboneler adına ödeme yapıldıysa, o aboneler adına sistemden çıkan tahsilat makbuzlarının suretinin eşleştirilmesiyle, fazla ödeme somut olarak ortaya konulması halinde, fazla ödemeden bahsedilebilir. ... durumların hiçbirinde, tespit yapılamaz, fazla ödeme olduğu iddia edilemez. ...'DEN ALINAN DAVA DOSYASINDAKİ VERİLERİN YORUMLANMASI VE SOMUTLAŞTIRILMASI: Davalı kurum ..., dava dosyasına sunduğu bilgi işlem raporunda, davacının kredi kart- larından yapılan tahsilatların dökümünü daha önceki dönemlerde dava dosyasına sunmuştur. Bu tablo incelendiğinde, kredi kartından mükerrer tahsil edilen işlemler; önce satış olarak işlem görmüş, sonra iptal işlemi görmüş, sonra tekrar satış olarak işlem görmüştür. Bu şu demektir, herhangi bir tahsilat işlemi önce gerçekleştirilmiş, sonra iptal edilmiş, bu işlemler birbirini nötrlemiş (*4,- birbirini götürüp) (4, satış tek işlem) sonra yeniden satış işlemi ile tek işlem gerçekleşmiş demektir. Dolayısıyla, burada gerçekleşen işlemlerde, davacı adına mükerrer ödeme, tahsil eden kurum açısından da mükerrer tahsilat yok demektir. DAVANIN DEĞERLENDİRİLMESİ: Davacının dava dosyası açılırken, varsayımsal bilgiler yerine, kredi kartı ekstresindeki aynı tutarların mükerrer ödeme anlamına gelmeyeceği, davacının ödeme yaptığı aboneler adına yapılan tahsilat makbuzunun birer sureti ile banka ekstresindeki işlemlerin tarih ve saatinin karşılaştırılarak dava konusu işlemi somut ve talep edilebilir hale getirip, dava konusu yapması gerekirdi. Somut verilere dayanan dava da, 12-13 yıl sürmez ve mahkemeler de meşgul edilmez, karşı taraftaki kanı ve özel sektör işletmeleri de enerjileri boşa harcamazdı. Davacı, mükerrer ödeme yaptığını iddia etmeye devam etmesi durumunda, raporda bahsettiğim tahsilat makbuzlarının detayları ile banka işlemlerinin detaylarını karşılaştırıp, işlemlerin tarih, saat, abone, dönem ve tutar olarak detaylarını somut olarak ortaya koyması halinde alacaklı olduğunu somut belgelere dayandırarak ortaya koyabilir. Dava dosyasında yer alan belgelerle yani davacının sadece "banka ekstresiyle ve ekstredeki mükerrer rakamları alacaklı olduğunu iddia etmesi yersizdir. Davanın bu kadar uzun sürmesinin akabinde, daha nel ve somut verilerle sonuca bağlanması için, davalı kurum ...'den, 64.05.2018 tarih ve ...sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan tahsilat raporununda aşağıda belirtilen bilgileri içeren; kart numarası ,üye referans numarası, işlem tarihi , abone numarası , tahsil edilen faturanın yıl bilgisi -ay bilgisi , abone adı-soyadı , işlem tipi , tutar bilgisi verileri aldım. Bu haliyle davacının kredi kartı ile yapmış olduğu ödemeler daha net analiz edilecek duruma gelmiştir. ... bilgi işlem müdürlüğü talep etmiş olduğum verileri içeren excel tablosu şeklinde rapor alarak, dava konusu işlemi inceledim, analiz ettim, excel tablosumu pivottable özelliği ile teknik kontrole tabii tuttum. Söz konusu veriler ve tablo CD olarak raporun ekindedir. Sonuç olarak, bu raporlarda, ...'nin mükerrer tahsilatı yoktur. Bazı abonelere ait mükerrer işlem gibi gözükse de, karşılığında iptal işlemi olduğu için, | - satış (tahsilat) işlemi ile 1- iptal (tahsilat iptal) işlemi birbirini götürdükten sonra, tek satış (tahsilat) kalmaktadır. Bu durum da, ... açısından zenginleşme anlamına gelmemektedir.Belirli döneme ait fatura tutarına göre analiz edildiğinde, 18.310 adet faturadan fatura tutarı 10,00 TL olan, 496 adet fatura mevcuttur, fatura tutarı 12,00 TL olan 488 adet, fatura tutarı 20,00 TL olan 464 adet fatura, dolayısıyla abone mevcuttur. Özet tablo aşağıda, tablonun orjinali ekli CD'dir. SONUÇ OLARAK; ...'den alınan tahsilat raporu; 1) Abone bazında sıralandığında kredi kartından tahsil edilen tutarların aynı abonenin farklı dönemlere ait faturalarınım tahsil edildiği 2) Tutar bazında analiz edildiğinde aynı tutarlı farklı abonelerin, farklı dönemlerine ait faturalarının tahsil edildiği 3) Bir aboneye ait birden tahsilat gibi görülen işlemlerin tahsilat ve iptal işleminin olduğu, geriye tek tahsilat kaldığı, 4) ...'de sebepsiz zenginleşmeye dair bir hususa rastlanmadığı tespit edilmiştir. Bu haliyle davacının dava konusu işlemle ilgili olarak, ... ile tahsilata aracılık sözleşmesi olmadan yetkisiz tahsilat yapması da, değerlendirme de devre dışı bırakılarak, fazla ödeme iddiasının daya- naksız olduğu, b bu iddianın muteber olabilmesi için, davacının davayı açarken, hangi abonenin, hangi döneme ait faturasını tahsil ettiği, söz konusu aboneye ait tahsilat makbuzunun işlem saati, bankanın işlemi slipinin tarih ve saati ile bankanın mükerrer tahsilatına ilişkin işlemin tarih ve saat bilgisini ibraz ederek, fazla- dan ödemeye ilişkin alacak talebinde bulunulabileceği, bu bilgileri içermeyen davanın mesnetsiz, dayanaksız olduğu sonucuna varılmıştır" denilmiştir. 3.) Bankacı bilirkişi ... ile bilişim Uzmanı Maltepe ...' ten alınan 28.09.2023 tarihli raporda: 1.) Dava dışı ...'in Belgeleri: Dava dışı ...'e 24.02.1996 tarihinde Davacı Banka Laleli Şubesi tarafından imzalanan kredi kartı sözleşmesine istinaden kredi kartı verildiği, Dava dışı müşterinin 24.12.1996 tarihinde Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzaladığı tespit edilmiştir. 2.) Davacının Sunduğu Kredi Kartı Hareketlerinin İncelemesi: Dava dışı ...'in hesap hareketleri incelendiğinde birde çok mükerrer ödemenin yapılmış olduğu, mükerrer ödemeler sonucunda hesap ekstrelerinde mükerrer yapılan ödemelere ait iade işlemlerine ise rastlanılmadığı görülmüştür (Ekran Görüntüsü 1, 2, 3). 3.) Davalı ...'nin Kayıtlarının İncelemesi: Davalı ...'nin ödeme kayıtları incelendiğinde ise dava dışı ...'in hesap dökümünde mükerrer ödeme olarak gözüken ödemelerin bir kısmının farklı ... abonelerine ait olduğu , davalı ...'nin istinaf dilekçesi ekinde sunmuş olduğu hesap dökümlerinin incelemesinde ise mükerrer ödemelere ait iade işlemlerinin yapılmış olduğu görülmüştür. 4.) Delillerin Değerlendirilmesi: Tarafların sunmuş olduğu delillerin incelemesinde dava dışı ...'in hesap dökü- münde yer alan davaya konu ödemelerinin hepsinin mükerrer olmadığı, ödemlerin aynı tutarda başka ... üyelerine ait olduğu, ...'nin İstinaf Dilekçesi ekinde sunmuş olduğu hesap dökümlerinde mükerrer ödemelere ait tutarların iade edilmiş olduğu, diğer davalı ... Bankasının ise ...'nin mükerrer kayıtlara ait yapmış olduğu iade işlemlerini gerçekleştirerek iadelerinin yapılıp yapılmadığına dair dosyaya herhangi bir belge sunmamış olmasından dolayı incelenememiştir. SONUÇ: Tarafların sunmuş olduğu delillerin incelemesinde Dava dışı ...'in hesap yer alan davaya konu ödemelerinin hepsinin mükerrer olmadığı, ödemelerin aynı tutarda başka ... üyelerine ait olduğu, ...'nin İstinaf Dilekçesi ekinde sunmuş olduğu hesap dökümlerinde mükerrer ödemelere ait tutarların iade olarak işlenmiş olduğu, Diğer davalı ... 'ın ise ...'nin mükerrer kayıtlara ait yapmış olduğu iade işlem- lerini gerçekleştirerek iadelerinin yapılıp yapılmadığına dair dosyaya herhangi bir belge sunmamış olduğu, diğer davalı ...'nin sisteminde mükerrer ödemeler ait tutarların “İADE” olarak işlendiği bu sebeple sebepsiz zenginleşmenin delil yetersizliğinden dolayı söylenemeyeceği tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporları, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre, önceki davada mükerrer olarak tahsil edildiği iddia ve tespit olunan ödemelerin davalı ...'nin malvarlığına girdiği ispat edilememiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin istinaf eden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/03/2026