10. Hukuk Dairesi 2024/14025 E. , 2025/4556 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/140 E., 2024/272 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vek…
**10. Hukuk Dairesi 2024/14025 E. , 2025/4556 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/140 E., 2024/272 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin ... San. ve Tic. A.Ş. işyerinde çalışırken rahatsızlanarak ayrıldığını, rahatsızlığının meslek hastalığı olduğu ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerekçesi ile Kuruma başvuruda bulunulduğunu, Kurum tarafından müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının "0" olduğuna ve başka birinin bakımına muhtaç olmadığına karar verildiğini beyanla müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranın tespiti ile Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli kararı ile dosyaya ibraz edilen Adli Tıp raporları ile ...'de lomber diskopati hastalığının mevcut olduğu, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği, ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında diskopati hastalığının işle ilgili hastalık olabileceği, ancak mesleki olmadığı cihetle maluliyet tayinine mahal olmadığı yönünde rapor düzenlenmiş olması gözetilerek hastalığın meslek hastalığı olmadığı ve maluliyet tayini gerektirmeyeceği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli kararıyla; davacı tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranı yönünden istinaf edilen kararda; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine uygun şekilde araştırma yapılmış olmasına göre Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş; bu tür davalarda elde edilecek hüküm, sigortalıyı çalıştıran işverenin hak alanını da ilgilendirdiği ve bu işveren yönünden bir takım sorumluluk ve yükümlülükler doğurabileceği belirgin bulunmakla, işverenin davalı Kurumla birlikte zorunlu dava arkadaşı konumunda yer aldığı ve kendisine de husumet yöneltilmesi gerektiği açık olup (Yargıtay 10. H.D. 2021/7243 E - 2022/3590 K), dava dışı işverenin davaya dahil edilerek bildireceği deliller de toplanarak değerlendirmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş ise de, İlk Derece Mahkemesi tarafından tesis edilen kararda işveren aleyhine bir tespit bulunmadığından bu husus eleştirmekle yetinilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddedilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekil tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...1.Dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı işyerinde çalışması nedeniyle meslek hastalığına yakalandığından hareketle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemli açılan işbu davada, Yüksek Sağlık Kurulunun 29.05.2019 tarihli raporunda dorsalji hastalığının düzeltmek kaydıyla mesleki olduğuna maluliyet oranının %0 olduğuna karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 25.02.2021 tarihli raporunda davacının ....ameliyatının yapıldığı 26.10.2017 tarihinden itibaren E cetveline (yaşına) göre %36,2 (yüzdeotuzaltıvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince, hastalığın mesleki olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince, aleyhine hüküm kurulmayan dava dışı işverenin davaya dahil edilmemesi eleştiri konusu yapılarak istinaf isteminin reddine karar verildiği, ne var ki hükmün eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu anlaşılmıştır. 2.Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına yönelik işbu davada, işverenin de davalı Kurum ile birlikte zorunlu dava arkadaşı olduğu belirgin olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi gereğince işverenin davaya dahil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.03.2024 tarih 2024/727 E. 2024/2959 K sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, davacı vekili 06.08.2024 tarihli dilekçesi ile dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. davaya dahil edilmesini talep ettiği, dahili davalı Şirket tarafından dosyaya ibraz edilen 27.08.2024 tarihli cevap dilekçesi ile davacının maluliyet oranının %0 olarak kesinleştiğini işbu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüş, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 25.02.2021 tarih, 256 karar numaralı mütalaasında; "dosyaya ibraz edilen Adli Tıp raporları ile ...'de lomber diskopati hastalığının mevcut olduğu, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında diskopati hastalığının işle ilgili hastalık olabileceği ancak mesleki olmadığı" şeklinde görüş bildirildiği, ATK 2. Üst Kurulu raporunda ifade olunduğu üzere diskopati hastalığının mesleki olmadığı, maluliyet tayini gerektirmeyeceği gözetilerek sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz eden Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde, Mahkeme yargılama aşamasındaki kararlarında açık ve net bir biçimde S.S Yüksek Sağlık Kurulu kararı gereğince hastalığın mesleki olduğunu, bu konuda taraflar arasında ihtilaf olmadığını, sadece maluliyet tespiti yapılması gerektiğini özellikle vurgulamasına rağmen, gerekçeli kararında maluliyet tespiti yapan ATK raporları yerine hatalı ve yetkisini aşan tespitler yapan ATK raporlarını dikkate alarak hastalığın mesleki olmadığı şeklinde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili davacının herhangi bir hastalığı olmamasına rağmen çalışmaya başladıktan sonra ağır çalışma koşulları nedeni ile meslek hastalığına yakalandığını, davanın kabulüne müvekkilinin maluliyet oranının %36,2 olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. VII. HUKUKİ NİTELENDİRME GEREKÇE VE DEĞERLENDİRME: A.Uyuşmazlık Dava; meslek hastalığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Davanın, yasal dayanağı 6100 sayılı Kanun'un 25, 5510 sayılı Kanun'un 14, 19 ve 95. maddeleridir. 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca "Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir". Aynı Kanun'un 19. maddesinde de "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendiren sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığının ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. Sigortalının mesleğini icrası sırasında sürekli tekrarladığı faaliyetlerden dolayı ya da icra edilen işin niteliği veya işin şartları nedeniyle mesleği ile bağlantılı olarak meydana gelen hastalıklar da sosyal güvenlik sistemi içerisinde bir sosyal risk olarak kabul edilmekte ve bu hastalıklar meslek hastalığı olarak nitelendirilmektedir. İş kazası ani bir olay olmasına karşın meslek hastalığı, belirli bir zaman dilimi içerisinde tekrarlanan bir sebeple oluşmaktadır. Meslek hastalığı, işin nitelik ve yürütüm şartlarından dolayı ya da işyerinin durumu dolayısıyla yavaş yavaş ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Meslek hastalığının tespiti için gerekirse söz konusu işyerleri faaliyetlerine devam ediyorsa mahallinde işyeri koşullarının değerlendirilmesi için keşif yapılmalıdır. Bu şekilde hastalığın işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları nedeniyle meydana gelip gelmediği belirlenmelidir. Yapılacak keşifte hastalığın niteliğine göre bir uzman doktor, sosyal güvenlik uzmanı ve işin niteliğine göre mühendis bilirkişi bulundurulmalı, daha sonra tüm tıbbi tedavi evrakları ile birlikte prosedür işletilerek rapor süreci tamamlanmalıdır. Burada bu hastalığın kategorik olarak meslek listesinde olup olmaması önemli olmayıp icra edilen işin niteliğinden veya mesleği icra ederken sürekli tekrarlanan faaliyetten dolayı hastalığın meydana gelip gelmediğinin açıkça ortaya konulması, bundan kaynaklanmıyor ise mesleki olmadığına karar verilen bu rahatsızlığın neden kaynaklandığı, yapılan işle illiyet bağının olmadığının da açıkça belirlenmesi gerekir. Dosya içeriğine göre davacı işe girerken herhangi bir rahatsızlığı bulunmamaktadır. Davacı ağır çalışma koşulları nedeni ile yaptığı işin niteliğinden dolayı omber diskopati hastalığı oluştuğunu belirtmektedir. Hükme esas alınan Adli Tıp İhtisas Ve Üst Kurul aporlarında davacıda bu hastalığın mevcut olduğu, ancak kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında diskopati hastalığının işle ilgili hastalık olabileceği ancak mesleki olmadığı belirlenmiştir. Belirtmek gerekir ki sigortalının çalıştığı iş kolunun disk hernisi hastalığı için yönetmelikte tanımlanan meslek grubu içinde yer almaması meslek hastalığı olarak değerlendirilmesine engel değildir. Önemli olan mesleğini icrası sırasında sürekli tekrarladığı faaliyetlerden dolayı ya da icra edilen işin niteliği veya işin şartları nedeniyle mesleği ile bağlantılı olarak meydana gelen hastalık olmasıdır. Bu nedenle davacı sigortalının işe girişinde rahatsızlığının bulunmayışı, yaptığı beden işçiliğinden dolayı sürekli iş göremezliğe neden olan rahatsızlığının, işin yürütümünden kaynaklandığı iddiası ile işyerinde işyeri koşullarının değerlendirilmesi, işin niteliğinin ve yürütümünün bu rahatsızlığa neden olup olmayacağının uzman doktor, sosyal güvenlik uzmanı ve beden işçiliğinde uzman mühendis bilirkişiden raporlar alınmalı; raporlar alındıktan sonra raporlar arasında çelişki olması halinde ise 5510 sayılı Kanun'un "Sağlık Raporlarının Usul ve Esaslarına" dair 95. maddesinde öngörülen prosedür tekrar işletilmek suretiyle yukarıda anlatılan tüm hususları içeren ve çelişkileri gideren bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm vermeye elverişli olmayan ATK raporu esas alınarak verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VIII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.