Ceza Genel Kurulu 2018/227 E. , 2018/338 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 15.04.2014 Sayısı : 158-125 Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince 30.11.2011 gün ve 894-2244 sayı ile; eylemin kasten öldürme suçuna teşebbüsü oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği Bakırköy 16. Ağır Ceza Mah…
**Ceza Genel Kurulu 2018/227 E. , 2018/338 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 15.04.2014 Sayısı : 158-125 Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince 30.11.2011 gün ve 894-2244 sayı ile; eylemin kasten öldürme suçuna teşebbüsü oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesince 15.04.2014 gün 158-125 sayı ile, sanığın kasten öldürme suçuna teşebbüsten TCK'nun 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba hükmolunmuş, hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 03.10.2017 gün ve 221-2985 sayı ile; TCK'nun 53. maddesi yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 17.01.2018 gün ve 2820 sayı ile; "Sanık ve mağdur arkadaş olup, sanığın, hakkındaki yaralamaya ilişkin davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilen diğer sanık ....'la mağdurun restoranına giderek birlikte alkol almasından da anlaşılacağı üzere, mağdurla arasında bir husumetin bulunmadığı açıktır. Olay her iki tarafın da alkollü olarak aynı araç içinde gitmekte iken nedeni anlaşılamayan bir tartışma sonunda aniden gelişmiştir. Dolayısıyla ortada sanığın mağduru öldürmesini gerektiren ciddi hiçbir neden dosyaya yansımış değildir. Mağdur hakkında Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünden aldırılan 12.05.2005 ve 16.03.2009 tarihli raporlar, mağdurdaki her bir yaranın ayrı ayrı kişinin yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olup olmadığı konusunda bir ifadeye yer verilmediğinden eksik ve yetersiz olmakla birlikte, raporda 'mağdurun alnında 3 cm'lik kesi, sol tarafta 0.5 cm'lik kesi, sol skapula ortada 1.5 cm'lik ve yana doğru ilerleyen 2 cm derinliğinde toraksa nafiz olmayan ve arka koltuk altı çizgisi 7-8. kosta seviyesinde 1.5 cm'lik ve toraksa nafiz cilt altı amfizemi yapacak şekilde' şeklindeki ibarelerden, mağdurdaki yara sayısının 4 adetten ibaret olduğu, bunlardan sadece toraksa nafiz cilt altı amfizemi yapacak şeklinde tanımlanan bir adet yaranın kişinin yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Her iki tarafın da alkollü olduğu, diğer sanığın da mağdura eliyle vurduğu ve gece vaktinde gerçekleşen kavga ortamında, sanığın hedef seçme olanağının bulunup bulunmadığı tartışmalı olmakla birlikte, mağdurdaki yara yerlerinin hayati organların bulunduğu alın ve sırt bölgesi olmasına karşın, darbelerden sadece bir adedinin hayati tehlike oluşturması ve diğerlerinin mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın bıçakla mağdura rahatlıkla vurma imkânı bulduğu ancak, birisi dışında diğerlerinin öldürme kastını ortaya koyacak derecede şiddetli olmadığı anlaşılmaktadır.