14. Hukuk Dairesi 2015/4387 E. , 2017/5947 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.01.2013 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlemesi ve eski hale getirme talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.09.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra d…
**14. Hukuk Dairesi 2015/4387 E. , 2017/5947 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.01.2013 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlemesi ve eski hale getirme talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.09.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava suya el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme talebine ilişkindir. Davalı ... vekili cevabında, davacının sudan kadimden beri faydalanmadığını, sulamak istediği evinin bahçesinde şehir suyu bulunduğunu, buradan akan suyla bahçesini suladığını, davacının müvekkile ait evin hemen bitişiğinden su geçirmek istediğini bu durumun ise davalının evinin temeline zarar vereceğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının suyun kendi taşınmazının sona erdiği yerden itibaren, davacı tarafça davalı taşınmazlarına zarar vermeyecek ve suyun kendi taşınmazına akışını sağlayacak şekilde boru yerleştirilmesine ve suyun haftada 2 saat süreyle davacı taşınmazına akışına katlanmak suretiyle dava konusu suya elatmanın önlenmesine, su yoluna yapılmış bir müdahale olmadığından bu engellerin kaldırılması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 718. maddesi gereğince; Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Bu madde hükmüne paralel olarak düzenlenen Türk Medeni Kanununun 756. maddesi gereğince de; "Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yer altı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." Gerek Türk Medeni Kanununun 718. maddesi gerekse 756/2. maddesinde sözü edilen kaynaklar, yeraltı sularından farklıdır.