1. Hukuk Dairesi 2026/2567 E. , 2026/3200 K. "" MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/5 E., 2026/201 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/16 E., 2025/286 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; ... ili,...ilçesi, ...Mahallesindeki dava konusu 1 04... parsel sayılı taşınmazın, öncesinde davacı ...'nin zilyetliğinde iken 2000 yılında davalı oğluna hi…
1. Hukuk Dairesi 2026/2567 E. , 2026/3200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/5 E., 2026/201 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/16 E., 2025/286 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; ... ili,...ilçesi, ...Mahallesindeki dava konusu 1 04... parsel sayılı taşınmazın, öncesinde davacı ...'nin zilyetliğinde iken 2000 yılında davalı oğluna hibe ederek zilyetliğini devrettiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edildiği, askı ilân süresi içerisinde itiraz edilmeyen tespitin 01.02.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacılar; dava konusu taşınmazın kadastro tespiti öncesinde davacı ...'ye ait olduğunu, hiç bir zaman davalıya hibe edilmediğini, hatta ev yapması için kızı olan davacı ...'a hibe edilerek zilyetliğinin devredildiğini, taşınmaz üzerinde 14 yıldır davacı ...'ın zilyet olduğunu, ancak kadastro sırasında davalının hile ile taşınmazı kendi adına tespit ve tescil ettirdiğini, bunu davalının borçları nedeniyle eve icra memurları geldiğinde öğrendiğini, davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tescilini, olmazsa davacı ... adına tescilini istemişlerdir. Davalı; hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 01.02.2008 tarihinden davanın açıldığı 16.01.2025 tarihinde kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacı ...'ın taşınmaz tescil edildikten sonra 2010 yılında parsel üzerine ev yaptığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacıların adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 3.608,50 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.