3. Hukuk Dairesi 2025/2742 E. , 2025/6065 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3475 E., 2025/575 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/74 E., 2023/1289 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır…
3. Hukuk Dairesi 2025/2742 E. , 2025/6065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3475 E., 2025/575 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/74 E., 2023/1289 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacıya ait bir kısım cihazların 16.09.2019 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verildiğini, kira sözleşmesi devam ederken kiracının 05.02.2021 tarihli ihtarnamesi ile kiracı olarak bulunduğu yerin tahliye işleminin gerçekleşmesi için söz konusu cihazların alınmasını isteyerek, taraflar arasındaki cihaz kiralama sözleşmesini sözleşme süresinden çok önce feshettiğini, kiralanan cihazların teslim alındığını, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek; 100.000,00 TL kira kaybı alacağının haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davalı şirketin kiracı olarak bulunduğu adresi tahliye etmesi gerektiği, sözleşmede açıkça başka bir yerde kurulamayacağı hükme bağlanan cihazların alınmasına tahliye işleminin gerçekleşmesi için gerekli olduğu, cihazların başka bir iş yerinde kullanılmasına muvafakat gösterildiği takdirde sözleşmeyi uygulamaya devam edeceklerinin davacıya bildirildiğini, ancak davacının farklı bir adreste kullanıma muvafakat etmeyerek cihazları teslim alacaklarını bildirdiğini, sözleşmenin davacının iradesiyle sona erdiğini savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 16.09.2019 tarihli ve 10 yıl süreli ".... .... 3000 7G, .... 450, .... ... .... 645, ...." cihazlarının montajı yapılır vaziyette teslim edilmesi ve alınacak testler karşılığında kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesi imzalandığı, kira sözleşmesinin (3.) maddesinde cihazların mülkiyeti kiraya verende kaldığı sürece izni olmaksızın sözleşmede yer alan adresten başka bir yere kurulamayacağının kararlaştırıldığı, davalı kiracının 05.02.2021 tarihli ihtarname ile kiralananları başka yerde kullanmak üzere muvafakat talep ettiği, aksi takdirde cihazların teslim alınmasını bildirildiği, davacının ise 08.02.2021 tarili ihtarnamesi ile cihazların sözleşmede belirlenmiş adres dışında kullanılmasına muvafakat etmediğini bildirdiği ve aynı gün kiralananları teslim aldığı, taşınır kira sözleşmesinin 3 gün önceden yapılacak fesih bildirim süresine uyularak her zaman feshedilebileceği, sözleşmenin usulüne uygun olarak feshedildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin (3.) maddesindeki düzenleme nazara alındığında, davacı kiraya veren tarafından sözleşme konusu cihazların başka yerde kullanımına haklı bir sebep gösterilmeksizin izin verilmediği, buna göre sözleşmenin davalı kiracı tarafından haklı olarak feshedildiğinin kabulü gerektiği, davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı kiracının cihaz kiralama sözleşmesini sözleşme süresinden çok önce feshettiğini, sözleşmenin belirli süreli olduğunu, sözleşme hükmünün izin konusunu zorunlu kabul ettiğini, basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunan kiracının kiralananın kullanılacağı yeri kiraya verenin izni olmaksızın değiştiremeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmenin ifası sırasında cihazları kullanmayı taahhüt ettiği yerin kira bedelini ödemekte temerrüde düşen davalının, bu sebeple tahliye ile cihazların başka yerde kullanılmasına izin verilmesine dair talebinin reddinin hakkın kötüye kullanımı olarak nitelendirilemeyeceğini, cihazların sağlık alanında kullanılan özel nitelikte cihazlar olduğunu, davalının faaliyet alanının kamu düzenine ve denetimine tabi olduğunu, bu nedenle ruhsat alınırken cihazların kurulacağı yerin özel bazı şartları taşımasının zorunlu olduğunu, davalının ruhsatı alınmış bir yer de belirtmediğini, alanında uzman olmayan bilirkişiden alınan ve bu hususları değerlendirmeyen rapora göre karar verildiğini, kiracının kusuru nedeniyle ortaya çıkan hukuki sonuçlara davacının katlanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklı kira kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) "Kiralananın sözleşmenin bitiminden önce geri verilmesi" başlıklı 325. maddesi uyarınca; "Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması hâlinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer. Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür." Somut olayda; taraflar arasında 16.09.2019 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli cihaz kiralama sözleşmesi imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde, kiralananların sözleşmede belirtilen adresten farklı bir adreste kullanılabilmesi, kiraya verenin muvafakati şartına bağlanmıştır. Kiracının kira borcu nedeniyle şirket merkezinin tahliye edileceğine, bu nedenle kiralananların farklı bir adreste kullanılmasına ilişkin talebine davacı tarafça muvafakat edilmemiş ve kiralananlar süresinden önce 08.02.2021 tarihinde teslim alınmış, belirli süreli kira sözleşmesi süresinden önce sona ermiştir. Sözleşme, kiracıdan kaynaklı nedenlerle sona ermiştir. Bu durumda, sözleşmenin kiracı tarafından haksız feshedildiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; TBK m. 325 hükmü dikkate alınarak, davacı kiraya verenin sözleşmeye konu cihazları aynı şartlarla yeniden kiraya verebileceği makul sürenin tespit edilmesi ve bu sürede uğrayacağı, kira kaybı zararının tazminine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.