5. Hukuk Dairesi 2025/16644 E. , 2026/4504 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/52 Esas, 2025/399 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahk…
5. Hukuk Dairesi 2025/16644 E. , 2026/4504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/52 Esas, 2025/399 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 958 parsel sayılı taşınmazda 1.000 m² yüzölçümlü pay satın aldığını, ancak daha sonra Tapu Müdürlüğü tarafından pay hatası yapıldığı belirtilip 12.10.2022 tarihinde tapu kütüğünde resen düzeltme yapılarak payının tamamen terkin edildiğini, zararın oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutup şimdilik satış bedeli karşılığı olarak 1.000,00 TL’nin 02.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, satın alma tarihi ile terkin tarihi arasındaki taşınmazın ulaştığı değer için şimdilik 9.000,00 TL’nin ise terkin tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Daha sonra 10.09.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle; satış bedeli karşılığı olarak 18.000,00 TL tazminatın 02.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, satın alma tarihi ile terkin tarihi arasındaki taşınmazın ulaştığı değer için 370.000,00 TL’nin ise terkin tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunarak, tapu sicilinin yolsuz tutulması nedeniyle oluşacak zarardan Devletin sorumlu olacağından bahsedilmesi için 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre fiil ve içtinabın kural olarak sicili tutmakla görevli memurdan gelmesi ve memurun fiil ve içtinapta bulunması sonucu tapu sicilinin yolsuz tutulmuş olmasından kaynaklanması gerektiğini, ayrıca bir fiilin tazminat yükümü doğurabilmesi için bunun zarar görenin çıkarlarını korumayı amaçlayan hukuk kurallarının ihlal edilmiş olması gerektiğini, Hazinenin tapu sicilinin tutulmasından dolayı tazminattan sorumlu tutulabilmesi için, tapu sicilinin tutulmasından zararın doğmuş bulunması, memurun hukuka aykırı eylemi olması, zarar ile eylem arasında nedensellik bağının bulunmasının zorunlu olduğunu, şartları bulunmadığından Hazinenin sorumlu tutulamayacağını belirterek açılan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2023 tarih ve 2022/551 Esas, 2023/481 Karar sayısıyla belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın bedelinin davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2024 tarih ve 2023/1850 Esas, 2024/379 Karar sayısıya belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin13.03.2024 tarih ve 2023/1850 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olup arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunlu olduğundan; emsal satışların değerlendirme tarihi olan dava tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu yönteme uyulmadan yazılı gerekçe ile tazminat bedelinin tespitinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin şartlarının oluşmadığını, Hazinenin tapu sicilinin tutulmasından dolayı tazminattan sorumlu tutulabilmesi için, tapu sicilinin tutulmasından zararın doğmuş bulunması, memurun hukuka aykırı eylemi olması, zarar ile eylem arasında nedensellik bağının bulunmasının zorunlu olduğunu, şartları bulunmadığından Hazinenin sorumlu tutulamayacağını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekillerinin temyiz itirazı yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.