T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/337 Esas KARAR NO: 2026/356 Karar MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2024 NUMARASI: 2015/719 E. - 2024/793 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/337 Esas KARAR NO: 2026/356 Karar MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2024 NUMARASI: 2015/719 E. - 2024/793 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ndeki hesabı gereğince kendisine verilmiş olan ... numaralı çekin müvekkili tarafından doldurulmadığını, bunun gibi dava konusu haricinde başkaca çeklerin de olduğunu, dava konusu çekin başkası tarafından bilgisi dışında doldurulduğunu, doldurulan bilgilerin 02.07.2015 tarihli ve 200.000,00 TL bedelli olduğunu, bu durumun fark edilmesi üzerine grafoloji ve imza üzerine uzman iki bilirkişi tarafından imza incelemesi yaptırdıklarını, imzanın müvekkiline ait olmadığının ortaya çıktığını, bu bilimsel mütalaa ile birlikte ilgili banka şubesine 23.06.2015 tarihinde başvurarak davaya konu çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesini, arkasına karşılıksız şerhi vurulmamasını, imzaların kendisine ait olmadığıyla ilgili şerh konulmasını talep ettiklerini, ilgili çekin davalılardan... A.Ş. tarafından takas merkezine ibraz edildiğini ve müvekkilinin hesabının bulunduğu ... Bankası A.Ş. tarafından çekteki imzaların karşılaştırıldığını ve çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşılması üzerine ödenmediğini, fakat bu durumun hukuki bir koruma sağlamadığını, davalılar tarafından ihtiyati haciz talep edilebileceğini ve ilgili çekin takibe konu olabileceğini belirterek, çeke yönelik, öncelikle teminatsız olarak çekin icra takibine konu edilmemesine, takip başlatılmışsa durdurulmasına, çek hakkında ihtiyati haciz kararı verilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, ilgili çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPLAR: Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekte cirosu bulunan diğer davalılar ile müvekkili arasında faktoring sözleşmesi olduğunu, kendilerinin yetkili hamil olduğunu, ciro imzalarının görünüşte var olmasının yeterli olduğunu, ayrıca müvekkili davalı şirketin ciro imzalarının sıhhatini araştırma mükellefiyetinin bulunmadığını, dolayısıyla davacının cirosunun gerçekte kendisine ait olmamasının ciro silsilesinin koptuğu anlamına gelmediğini, yine davacı tarafından keşide edilen ve imza silsilesi ile müvekkili davalı şirkete teslim edilmesinin akabinde tahsil edilen üç ayrı çek olduğunu, bu çeklerdeki imzası ile dava konusu çekteki imzanın benzer olduğunu, bu sebeplerle, teminatsız olarak verilen ihtiyati tedbir kararından dönülmesini, teminat yatırılmasına karar verilmesini, davanın reddine, ayrıca davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ..... A.Ş ile ..... A.Ş vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu çekin davacı tarafça alınacak mallara karşılık avans olarak müvekkili ..... A.Ş'ye verildiğini, ancak ürünleri teslim edemediklerini, davacının daha önceden aynı imza ile keşide edilmiş çekleri ödediğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ....12.2024 tarihli 2015/...E.-2024/....K. Sayılı kararı ile; "...Yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, inceleme konusu çekin ön yüzde keşideci ...'a atfen atılı imza ile ...'un mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte gerek inceleme konusu imzaların, gerekse mukayese imzaların tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzanın ...'un eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespit edilemediğinin bildirildiği, Grafolog bilirkişi heyeti tarafından sunulan 07/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda ise inceleme konusu çekteki imza ile ...'un eli ürünü imzalar karşılaştırıldığında çekte keşideciye atfen atılmış imzanın, mevcut mukayese imzalara kıyasla ... — eli ürünü OLMADIĞI'nın kabulü gerektiği tespitinde bulunulmuştur. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığına yönelik yapılan defter incelemesinde ise dava konusu çekin arka yüzündeki cira silsilesi incelendiğinde büyük satıcı konumunda olan ... A.Ş.'nin... A.Ş.'den çeki ciro ile 2. sırada aldıktan sonra tekrar ciro ile çeki... A.Ş.'ne devretmesinin sebepleri ile defter incelemesi yapılamadığı için anlaşılamadığı şeklinde tespitte bulunulmuştur. Kambiyo senedindeki imzanın inkâr edilmesi halinde senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, senedi elinde bulunduran alacaklıya ait olup somut olayda da ispat yükü senetteki imzanın davacı borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıdadır. Buna göre yapılan imza incelemeleri neticesinde imzanın davacıya ait olduğunun kesin ve açık bir şekilde tespit edilemediği, davalının ispat yükünü yerine getiremediği görülmüş bu sebeple davacı tarafından açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Kötü niyet tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu ... Bankası AŞ'ne ait, .... çek nolu, 02/07/2015 tarihli 200.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı, lehdarı davalılardan ... ..... .... A.Ş. olan, çek arkasında sırasıyla lehdar, davalı ... Petokimya şirketi ve son hamil davalı... şirketi cirolarının bulunduğu, lehdar ve davalı ... .......şirketinin kaşesi ve imzalarının aynı olduğu, kaşe üzerinde bulunan adreslerin de aynı olduğu, yönetmeliğin 5.maddesi ''Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. Belirtilen hususlar yönetmeliğin ilgili maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde, davalı Faktoring şirketinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğine dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, çeki iktisabında ağır kusurlu sayılması gerektiği, bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (Emsal İlam : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2021/695 Esas 2024/490 Karar ) H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; A-)02/07/2015 keşide tarihli keşidecisi ....... olan ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 200.000 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, B-)Kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile alacağın %20'si oranına tekabül eden 40.000 TL tazminatın davalı... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı... AŞ vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin davaya konu çeki Faktoring Sözleşmesi kapsamında aldığını, kötüniyetinden ya da kusurundan söz edilemeyeceğini, iyiniyetli hamil olduğunu, Alınan bilirkişi raporu ile davalılardan....... şirketi ile dava dışı......şirketi arasında 231 belge karşılığında, 90.795.987,00 TL tutarında mal ve hizmet alımı yapıldığının tespit edildiğini, bu durumun, müvekkilinin ......Şirketi ile imzaladığı 05/05/2015 tarihli Faktoring Sözleşmesinin ve sözleşmeye bağlı işlemlerin faktoring mevzuatına uygun şekilde yapıldığını ortaya koyduğunu, Dava konusu olayda fatura borçlusunun davalı... ..... A.Ş., müşterinin (fatura alacaklısı) ... Şti., faktoring şirketinin (temlik alan) ise müvekkili olduğunu, örnek Yargıtay kararları ve açık kanun hükümleri gereğince faktoring işlemlerinde alacağın temliki, yani 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1. hükümlerinin uygulanacağını, buna göre borçlunun, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri, alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğini, fakat, faktoring işleminin dışında bir kambiyo borçlusu varsa (keşideci, lehtar, ciranta) 6361 sayılı Yasanın 9/3. maddesinin uygulanması gerektiğini, Bu durumda faktoring işleminin tarafı olmayan davacı keşidecinin, müvekkilinin kötüniyetinden bahsedemeyeceğini, 6361 sayılı Yasanın 9. maddesi gereğince açtığı davanın reddi gerektiğini,Kusur bulunmayan, çekte 3. kişi durumunda bulunan müvekkilinin iktisap ettiği hakkının korunması gerekirken, yerel Mahkemenin tesis ettiği hükmün açıkça hatalı olduğunu, Davacının kötüniyetli olarak defterlerini kaybettiğini beyan ederek, bilirkişi incelemesine sunmadığını, bu nedenle defterleri üzerine bilirkişi incelemesi yapılamadığını, yerel Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını,Davacının defterlerini sunmamasının, Mahkemece davacı aleyhine yorumlanması gerektiğini, ancak bu konuda hiçbir yorum yapılmadan karar tesis edildiğini,Müvekkiline verilen ve aynı imzayı taşıyan davacıya ait üç adet çekin ödendiğini, davacının işbu çekle ilgili borçtan kurtulmaya çalıştığını, faktoring sözleşmesinin tarafı ve çekin cirantası olan.... Şirketi'ni davaya dahil etmemesinin de kötüniyetini gösterdiğini, Mahkeme tarafından bu hususlara dikkat edilmeden karar verildiğini,Adli Tıp Kurumu raporunda, dava konusu çekteki imza ile örnek imzalar arasında kısmen şekli benzerlik bulunduğu belirtilmesine rağmen, çelişkili şekilde imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına dair kanaat bildirilemediğini, Mahkemece daha teknik bir rapor alınması ve bu çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, davanın kabulü gerektiği kanaatine varılması halinde, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğu ve çekteki imzaların sıhhatini araştırma yükümlülüğü bulunmaması nedeniyle müvekkili aleyhine tazminata ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini,Müvekkilinin kambiyo ilişkisinde alacağını tahsil etme gayesinde bulunan taraf olmasına rağmen, alacağını tahsil edemediği gibi, işbu dava ile karşı karşıya kaldığını, bu nedenle asıl mağdur olanın müvekkili olduğunu,Yerel Mahkemenin hükme elverişsiz olan bilirkişi raporunu dikkate alarak davanın kabulüne karar vermesi ve müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak hususlar ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, itirazları doğrultusunda istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/719 Esas, 2024/793 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davaya konu çek örneği incelendiğinde; ........ Şubesi'ne ait, .../07/2015 tarihli, ... numaralı, 200.000 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı ..... A.Ş, sonraki cirantaların davalı...A.Ş., ... A.Ş., hamilin ise davalı... A.Ş. olduğu, çekin arkasındaki ibraz şerhinde keşideci imzası uyuşmadığından işlem yapılamadığının yazıldığı görülmüştür.Davalı... A.Ş. vekili tarafından dosyaya sunulan sözleşme örnekleri incelendiğinde; ...........A.Ş. ile aralarında 29/05/2014 tarihli ve..... A.Ş. ile 05/05/2015 tarihli Faktoring Sözleşmelerinin imzalandığı tespit edilmiştir.Davalılardan........ A.Ş. ve..... A.Ş.’nin iflaslarına karar verildiği belirtildiğinden, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ./03/2017 tarihli, 2015/.... Esas, 2017/.....Karar sayılı kararı UYAP üzerinden incelenmiş, davalı şirketlerin iflaslarına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin 23/05/2018 tarihli, 2018/968 Esas, 2018/888 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 01/08/2018 tarihinde kesinleştiği, yargılama devam ederken ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince adli tıp belge inceleme ve imza inceleme uzmanları .... ve ... ve ....'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 07/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Yukarıdaki bulgularımıza göre; ............ Şubesine ait, İstanbul, 02.07.2015 keşide yer ve tarihli. ... A.Ş. Emrine yazılı, keşidecisi ...... Üretimi olan. ... çek nolu, 200.000T1..bedelli çekte keşideciye atfen atılmış imzanın, mevcut mukayese imzalara kıyasla ... eli ürünü OLMADIĞI'nın kabulü gerektiği..." yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 18/02/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "...Dava konusu ... seri no.lu 02.07.2015 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek davalı... A.Ş. kanuni defter kayıtlarında; 05.05.2015 tarih.... yevmiye no. İle kaydedilmiş, 06.05.2015 tarih ....... yevmiye no, İle ....'a tahsil için verilmiş,06.07.2015 tarih ........ yevmiye no. ile banka tarafından iade edilmiş, 31.12.205 tarih ....... yevmiye ile karşılıksız çek hesabına kaydedilmiştir. Dava konusu ... seri no.lu 02.07.2015 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek davalı ......A.Ş.'ne davadışı....: Şti. tarafından 05.05.2015 tarih ve ......no.lu faktoring sözleşmesi kapsamında 05.05.2015 :tarihli Alacak Bildirim formu ile bildirilen ve ... .... Şti. tarafından tanzim edilen aşağıdaki dökümü yapılan fatura alacaklarına karşılık olarak; Çekler ve çek tevdi bordrosu incelendiğinde ilgili çeklerin keşide tarihi/vadesinin çek tevdi bordrosundaki tarih olan 05.05.2015 tarihindan çok önce düzenlendikleri ve dava konusu çek ile ayrı zamanlarda davalı... A.Ş.'de faktoring işlemine tabi tutuldukları değerlendirilmektedir. Dosyada mevcut dava konusu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... seri no.lu 02.07.2015 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek incelendiğinde çek keşidecisinin ....... Üretimi olduğu, Çek Lehdarının ... A.Ş. olduğu, çekim arka yüzünde 1.sırada davalı... ....... A.Ş. 2. sırada davalı....... .... A.Ş., 3. sırada davalı... .... A.Ş. , 4. sırada davadışı ....Şti, 5. Sırada davalı... A.Ş. cirolarının bulunduğu görülmektedir. ....... A.Ş. ...... Şubesi tarafından “iş bu çek üzerindeki keşideci imzası uyuşmadığından işlem yapılmamıştır' şerhi düşülmüştür. Dava konusu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... seri no.lu 02.07.2015 tarihli 200.000,00 TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacı ...'a ait olup olmadığının belirlenmesi için dosya kapsamında düzenlenen 15.07.2019 tarihli Bilirkişi raporunda “... keşideciye atfen atılmış imzanın, mevcut mukayese imzalara kıyasla ... eli ürünü OLMADIĞI'nın kabulü gerektiği kanaati” bildirilmiştir. Davalı... A.Ş. Bs bildirimleri incelendiğinde; davacı ...'a 2014 yılında 212 adet belge karşılığı 16.386.542,00 TL(KDV hariç) , 2015 yılında 144 adet belge karşılığı - ,8.813.622,00 TL(KDV hariç) mal ve hizmet satışı yaptığını bağlı bulunduğu Vergi Dairesine - beyan ettiği görülmektedir. Davalı... A.Ş kanuni defter ve belgeleri incelenemediğinden dava konusu ... seri no.lu 02.07.2015 tarihli 200.000,00 TL bedelli çekin ne zaman, hangi çek giriş/çıkış bordrosuyla hangi fatura borcuna istinaden alındığı, çek alındığı tarihte davalı... A.Ş.'nin davacı ...'dan alacağının olup olmadığı, dava konusu çekin avans mahiyetinde verilip verilmediği, avans mahiyetinde verildiyse karşılığı malzemenin davacıya teslim edilip edilmediği tespit edilememektedir. Diğer davalı ... A.Ş. ..... Bildirimleri incelendiğinde... A.Ş. ne 2015 yılında 448 adet belge kapsamında 88.992.019,00 TL(KDV hariç) mal hizmet satımı yaptığı, buna karşılık 9 adet belge ile 7.931.574,00 TL tutarında alım yaptığını bağlı bulunduğu Vergi dairesine bildirdiği görülmektedir. Dava konusu çekin arka yüzündeki cira silsilesi incelendiğinde büyük satıcı konumunda olan ... A.Ş.'nin... A.Ş.'den çeki ciro ile 2. sırada aldıktan sonra tekrar ciro ile çeki... A.Ş.'ne devretmesinin sebepleri defter incelemesi yapılamadığı için anlaşılamamaktadır..." yönünde görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumunun Fizik İhtisas Dairesi'nden 20/05/2024 tarihli ATK raporu incelendiğinde; "... İnceleme konusu çekte atılı keşideci imzası ile ...'un mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması ve mukayese imzalarının sınırlı sayıda olması nedeniyle ...'un eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği..." yönünde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/101993 soruşturma numaralı dosyasından alınan 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; işbu davanın da konusu olan 02/07/2015 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli, ... numaralı çekteki keşideci imzasının ...’un eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne, davalı... A.Ş.’nin kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmiş, karara karşı davalı... A.Ş. vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan bilirkişi raporunda dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının basit tersimli olması ve yeterli sayıda mukayese imza örneği bulunmaması nedeniyle, çek üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda kesin bir görüşe varılamadığı belirtilmişse de, Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda ve İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2015/101993 soruşturma numaralı dosyasından alınan 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda da, davaya konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığına dair görüş bildirildiği, imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükü davalı tarafta olduğu halde, davalıların raporların aksine imzanın davacıya ait olduğunu kanıtlayamadıkları anlaşılmakla, Mahkemece bilirkişi raporları doğrultusunda imzanın davacının eli ürünü olmadığının kabulü yerindedir.İmza inkarı mutlak def’ilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden, lehtarın cirosundan sonra cirosu bulunan davalı...Şirketi ile faktöring sözleşmesi yapan davalı... A.Ş.’nin iyiniyetli hamil olup olmama sının önemi olmadığı gibi, kambiyo senetleri sebepten mücerret olduklarından, davacının ticari defterlerini bilirkişi incelemesi için sunmamasının da sonuca etkisi yoktur.Kötüniyet tazminatıyla ilgili ise, çek üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğu, davalı... A.Ş.’nin kötüniyetli olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı halde, Mahkemece davalı lehtar..... A.Ş. ile davalı...Şirket’inin adresinin, kaşesinin ve imzasının aynı olmasına rağmen, davalı... Şirketi’nin bu konuda gerekli incelemeleri yapmadan çeki kabul ettiği gerekçesiyle davalının ağır kusurlu kabul edilerek, aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Tüm bu nedenlerle, davalı... A.Ş. vekilinin diğer istinaf taleplerinin reddine, kötüniyet tazminatı yönünden istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile, 02/07/2015 keşide tarihli, keşidecisi ... ....... Üretimi olan ... Bankası ... Şubesi’ne ait ... seri numaralı, 200.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı... A.Ş. aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davalı... AŞ vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../12/2024 tarihli 2015.... E. - 2024/.... K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın KABULÜ İLE, 02/07/2015 keşide tarihli, keşidecisi .......Üretimi olan ... Bankası ... Şubesi’ne ait ... seri numaralı 200.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, Davalı... A.Ş. aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-İlk derece yargılaması yönünden; -Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 13.662,00 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, -Davacı tarafça peşin yatırılan 3.415,50 TL ve başvurma harcı olan 27,70 TL toplam 3.443,20TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 4.502,33 TL yargılama gideri ve ATK ücreti olan 4.650,00 TL toplamı 9.152,33 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine,-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı... A.Ş. vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 300,00TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalı... A.Ş.'ye verilmesine, İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 27/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.