4. Hukuk Dairesi 2011/4437 E. , 2012/7269 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Un ve Gıda San. Tic. AŞ. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 21/06/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne…
**4. Hukuk Dairesi 2011/4437 E. , 2012/7269 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Un ve Gıda San. Tic. AŞ. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 21/06/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, şirketin davalılar tarafından vergi dairesine gerçek dışı ve haksız olarak defalarca şikayet edildiğini, müfettişler tarafından yapılan incelemeler ve soruşturmalar sonucunda hukuka aykırı bir durumun tespit edilemediğini, şirketin hak ve çıkarlarının zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar, şikayetlerinin haklı olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, vergi dairesinden davalıların şikayetlerine ilişkin tüm evraklar getirtilerek bilirkişi kurullarından iki kez rapor alınmış, şikayetler nedeniyle davacı şirketin hukukunu etkileyecek tek işlemin vergi dairesince yapılan inceleme olduğu, bu inceleme sonucunda da herhangi bir ceza kesilmeyerek vergi tarhı yapılmadığı anlaşıldığından, davacının manevi zarara uğradığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenmez. Somut olayda, uyuşmazlık hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir niteliktedir. O nedenle, bilirkişi düşüncesine başvurulması maddeye açık aykırılık oluşturur. Ne var ki bu biçimdeki usul hatası, sonucu etkiler düzeyde değildir. Bu bakımdan, düşülen yanılgı, HUMK'nun 428/son maddesi uyarınca bozma nedeni sayılmamıştır. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.