Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4434 E. , 2024/2441 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4434 Karar No : 2024/2441 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAM…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4434 E. , 2024/2441 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4434 Karar No : 2024/2441 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, … Madencilik ve Denizcilik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2008 ila 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu …, ..., …, …, … takip numaralı ödeme emri ile … takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılının Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kamu alacağı haricinde kalan kısımlarının borcun asıl borçlu şirket tarafından 24/12/2014 tarihinde yapılan başvuru üzerine 6552 sayılı Yasa kapsamında yapılandırıldığı ancak bu yapılandırmanın ihlal edildiği, yapılandırmanın ihlali üzerine şirket hakkında yeniden ödeme emri düzenlenmek suretiyle takibi gerekirken söz konusu kamu alacağı için doğrudan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, … ve … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılının Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kamu alacağına ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin Mahkemelerince verilen ara kararına rağmen dosyaya sunulmadığı buna göre şirket hakkında usulüne uygun olarak kesinleştirildiği ortaya konulamayan kamu alacağının davacıdan aranmasının hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilen ve asıl borçludan tahsil olanağı kalmayan kamu alacağı için kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Davacı adına, asıl borçlu şirketten alınamayan 2008 ila 2013 yıllarına ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Şirket tarafından …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emri ile … takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılının Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezaları haricinde kalan kısımlarına ait kamu alacağının 24/12/2014 tarihinde yapılandırıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu … ve … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılının Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce uygun bulunmuştur. Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez. Buna göre, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmiş ise kamu alacağının şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı araştırılmak ve davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle dava konusu …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılının Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezaları haricinde kalan kısımları yönünden iptali yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, … ve … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılının Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; …, … …, …, … takip numaralı ödeme emri ile … takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılının Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezaları haricinde kalan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 30/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Vergi tahsilatının hızlandırılması gibi amaçlarla kabul edilen, yeniden yapılandırma yasaları olarak da nitelendirilen, geçici bir dönem için uygulanması öngörülen ve belirli aralıklarla çıkarılan bazı özel yasalarla mükelleflere, kimi koşullarla, vergi borcu yeni vade ve tutarlara bağlanıp, bu borcun bir kısmından vazgeçilmesi gibi kolaylıklar sağlanmaktadır. Dayanağını Anayasa'dan alan ve devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir kamu alacağı şeklinde tanımlanan verginin, yapılandırmaya konu edilerek yeni vade ve tutarlarda ödenmeye bağlanması işleminin, özel hukuktaki borcun yenilenmesi müessesesine benzetilerek, bu durumun, borcun nitelik değiştirmesine ve vergi ödevine ilişkin yükümlülüğü bulunan sorumlunun da değişmesine yol açtığı söylenemez. Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin koşulların ihlali nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi sorumluluk, takip/tahsilata ilişkin yasa kuralları gereğidir. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin takip ve tahsil usulü 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile düzenlenmiş, mükerrer 35. maddesinde ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinde de, kanuni temsilcilerin vergi ve buna bağlı alacaklardan sorumluluğu özel olarak kurala bağlanmıştır. Buna göre, uyuşmazlığın kanuni temsilcilerin vergi borçlarından sorumluluğunun öngörüldüğü yasa kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, Vergi Dava Dairesi kararının, …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emri ile … takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılının Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezaları haricinde kalan kısımlarına ait kamu alacağına ilişkin kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararının bozmaya ilişkin hüküm fıkrasına gerekçe yönünden katılmıyorum.