8. Ceza Dairesi 2022/6183 E. , 2023/3965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : İftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz i
**8. Ceza Dairesi 2022/6183 E. , 2023/3965 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : İftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.06.2017 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında iftira suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır. 2. Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 01.02.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında; iftira suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir. 3. Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 01.02.2018 tarihli kararına sanıklar müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 16.04.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak yerine "atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından sanıkların beraatine'' cümlesi eklenerek istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 16.04.2018 tarihli kararının katılanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 15.12.2021 tarih, 2021/12755 Esas, 2021/22885 sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki beraat hükmünün "...sanıkların, işlemediğini bildiği halde haklarında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla katılanlara hukuka aykırı bir fiil isnat etmek suretiyle ihbarda bulundukları anlaşıldığından, iftira suçundan mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesinin yasaya aykırı" olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 5. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; sanıklar hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarihli kararı ile zincirleme şekilde iftira suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz talebi; 1. Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve suç işleme kastlarının bulunmadığına, 2. Mahkûmiyet kararları için yeterli delil olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanıkların, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına katılan ...'ın eski eşinin katılanlar tarafından öldürüldüğünü ihbar etmek suretiyle iftira suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Tebliğname yönünden; Sanık ...'in temyiz dilekçesinde, kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğini talep etmiş olduğu nazara alındığında temyiz sebeplerinin bulunması nedeniyle Tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz talepleri yönünden; İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklar ile katılanlardan ...'ın olay tarihinden önce aynı işyerinde çalıştıkları, katılan ...'in sanıklara ilk eşi olan ...'u şu anda eşi olan katılan ... ve başka akrabalarıyla birlikte öldürdüğünü ve intihar süsü verdiğini beyan ederek katılanlar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na 10.04.2017 tarihli dilekçesiyle ihbarda bulundukları, katılanlar ve akrabaları olan ..., ...., .... ve ... hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yakın akrabayı tasarlayarak öldürmek suçundan soruşturma başlatıldığı, yapılan araştırmada; katılan ...'in eski eşi olan ...'un çalıştığı fabrikada kendisini asması sonucu öldüğünün belirlendiği, sanıkların iddiada bulundukları katılanlar ve diğer akrabalarının ölenin çalıştığı fabrikada çalışmadıklarının tespit edildiği ve yapılan soruşturma sonucunda katılanların soyut iddiaları dışında kamu davası açmaya yeterli şüphe olabilecek delil elde edilemediğinden katılanlar ve adı geçen şahıslar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, sanıkların soruşturma aşamasında sundukları ihbar dilekçesinde bizzat katılanlara yönelik ...'u öldürdüklerine dair somut bir isnatta bulunmalarına rağmen kovuşturma aşamasında ise katılan ...'ın eski eşini intihara sürükleyip ölüme yönlendirdiğini anlattığına dair kaçamaklı ve inkara yönelik aşamalarda değişen ve çelişen savunmalarda bulunmaları, ...'un 2012 yılında intihar ettiği, katılan ...'ın sanıkların yanında 11.08.2015-11.09.2015 tarihleri arasında çalıştığı, bu kısa çalışma sonrasında şahsına yönelik cinsel taciz eylemi nedeniyle işyerinden ayrıldığı olguları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların kasten öldürmeye ilişkin katılan tarafından sarf edildiğini iddia ettikleri beyan hakkında öğrendikleri tarihte resmi makamlara ihbar ve şikayette bulunmayıp katılanlarla aralarında husumet doğduktan sonra kasten öldürme iddiasında bulunmalarının iftira kastıyla hareket ettiklerine dair somut ve inandırıcı delil teşkil etmesi, dosya kapsamında suç tarihinden önce sanıklar ile katılanlar arasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/47442, 2016/79483, 2016/68691, 2016/98226, 2016/22602, 2016/34252, 2015/134606, 2015/131964, 2016/94607, 2016/108223 soruşturma no'lu dosyalarında başkaca suçlardan soruşturmalar yürütülmesi nedeniyle husumet bulunması, katılanların da bu husumetin varlığına dair tutarlı ve samimi beyanları karşısında; Sanıkların iddialarının soyut ve ölenin ası sonucu öldüğüne dair tespit de gözetildiğinde açıkça gerçek dışı olduğu, bu nedenle işlemediğini bildiği halde haklarında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla katılanlara hukuka aykırı bir fiil isnat etmek suretiyle iftira suçunu işledikleri anlaşıldığından sanıklar ve sanıklar müdafiinin 1 ve 2 no'lu temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Katılanlar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için katılanların vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olduğu ancak somut olayda katılanlar vekiline İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nce 13.06.2022 günlü celsede vekaletnamesini sunması için süre verildiği ancak dosyanın gerek fiziki gerekse UYAP üzerinden yapılan incelemesinde,herhangi bir vekaletnamenin sunulmadığı anlaşılmakla; katılanlar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmediği gözetilmeden yazılı şekilde katılanlar lehine sanıklar aleyhine vekalet ücreti tayin edilmesi,Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş ve bu husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında vekalet ücretine hükmolunan 4. bendin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz taleplerinin ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.