7. Ceza Dairesi 2023/10585 E. , 2023/7408 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Talep eden tarafından Akşam gazetesinin 31.05.2014 tarihli nüshasında yayımlanan haber ile ilgili olarak düzeltme ve cevap yazısının yayımlanması talep edilmiş, ... (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.06.2014 tarihli ve 2014/407 Değişik ... sayılı kararıyla düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmasına karar verilmiş, bu karar, vaki itirazın ... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.11.2014 tarihli ve 2014/…
**7. Ceza Dairesi 2023/10585 E. , 2023/7408 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Talep eden tarafından Akşam gazetesinin 31.05.2014 tarihli nüshasında yayımlanan haber ile ilgili olarak düzeltme ve cevap yazısının yayımlanması talep edilmiş, ... (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.06.2014 tarihli ve 2014/407 Değişik ... sayılı kararıyla düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmasına karar verilmiş, bu karar, vaki itirazın ... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.11.2014 tarihli ve 2014/3668 Değişik ... sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.01.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB - 2022/10476 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2022 tarihli ve KYB - 2022/10476 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; ... (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesince, "anılan yazının konu ve ifade arasındaki düşünsel bağlılık unsurunu taşımadığı, haberin gerçekliğini doğrulayacak bilgilerin verilmediği ve dolayısıyla talep sahibinin kişilik haklarının ihlal edildiği" gerekçesi ile tekzip talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/02/2007 tarihli ve 2007/7-28 esas, 2007/34 sayılı kararında yer alan, “Demokratik toplumlar, temel hak ve özgürlüklere dayanan toplumlardır. Bu tür toplumlarda Devletin görevi, temel hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmektir. Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaati açıklama özgürlüğünün önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilmesinin en önemli yollarından birisi de basındır. Geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye çağıracak tarzda tartışmalar açmak, onu toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde ... ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu yöntemlerle denetlemek, ayrıca içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek durumunda olan basına, bu ödevlerini yerine getirirken ihtiyaç duyacağı bir kısım haklar da tanınmıştır. Bunlar; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarıdır. Temelini Anayasa’nın 28. vd. maddelerinden alan ve 5187 sayılı Basın Yasasının 3. maddesinde düzenlenen bu haklar, basın yoluyla işlenen suçlarda, hukuka uygunluk nedenlerini oluşturur. Bilgiyi yayma, eleştirme ve yorumlama haklarının kabulü için, açıklama, eleştiri veya değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması, açıklamada “küçültücü” sözlerin kullanılmaması gerekir. Yargılama konusu haber ve yorum metnindeki eleştiri ve değer yargılarının bir kısmı sert ve çarpıcı bir üslupla dile getirilmiştir. Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere esasen, eleştirinin sert bir üslûpla gerçekleştirilmesi, kaba olması ve nezaket sınırlarını aşması, eleştirenin amacına, psikolojisine, eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgudur. Ancak kabul edilmelidir ki, basın özgürlüğü, belli ölçülerde abartmayı, hatta kışkırtmaya başvurmayı da içerir. Gazetecilerin yazılarında kullandıkları deyimler “polemik” niteliğinde olsa da, nesnel bir açıklamayla desteklendiğinde, bu ifadeler asılsız kişisel saldırı olarak görülemez." şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, tekzibe konu haberin niteliği itibariyle basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, Yine benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 11/03/2019 tarihli ve 2018/8289 esas, 2019/5452 karar sayılı ilâmında "...başvuran otel ve yöneticileri hakkında, abartılı ve keskin bir dille sunulmuş olsa da kaba bir hakaret veya açık bir suçlama içermeyen, "gezici ...'un ödülü ayağına geliyor" ve "çapulculara destek verdiler" gibi başlıklarla eleştiri sınırları içinde kalan, somut olaylarla toplumun güncel algı seviyesine hitaben çarpıcı ve dikkat çekici başlıklar atılmak istendiği, yazı içeriklerinin ise yukarıda özetlendiği gibi somut bir olayın kendince yorumlanması ve tüzel kişi yöneticilerinin eleştirilmesinden ibaret olduğu, sırf başvuran tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin rencide edilmesi amacıyla kötü niyetli olarak haber yapılmasının söz konusu olmadığı, somut bir olayın hemen ardından güncel bir takım yorumlarda bulunulduğu, bu nedenle haberin basın özgürlüğü çerçevesinde kaldığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği, yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görüldüğünden, ....sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA..." şeklinde belirtildiği üzere, Akşam Gazetesinin 31/05/2014 tarihli nüshasının 1 ve 14. sayfalarında yer alan “İadesi İçin Düğmeye Basıldı" ve "Gülen'in İadesi İçin Geri Sayım” başlıkları ile yayımlanan haberin niteliği itibariyle basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 03.11.2014 tarihli ve 2014/3668 Değişik ... sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, düzeltme ve cevap yazısı yayımlanması isteminin REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.