2. Hukuk Dairesi 2025/7748 E. , 2025/11395 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2025/134 E., 2025/346 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından lehine hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik sunduğu ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması ve maddî tazminatın …
2. Hukuk Dairesi 2025/7748 E. , 2025/11395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2025/134 E., 2025/346 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından lehine hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik sunduğu ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması ve maddî tazminatın miktarı yönünden; davacı-davalı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve fer'îler yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı -davalı erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı -davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176’ncı ve devamı maddelerinde; "Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur. " denilmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 177 inci maddesinde ise ıslahın zamanı ve şekli düzenlenmiş olup; maddeye göre "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir." Yargıtay'ın 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı, yine 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları gereği uygulama bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ve bozma sonrası ıslah taleplerinin reddi gerektiği şeklinde gerçekleşmiştir. Bununla birlikte 6100 sayılı Kanun'un 177 inci maddesinde yer alan ıslahın zamanı hususunda 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18 inci maddesi ile açıklayıcı bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre; birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra olarak "Yargıtayın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." hükmü getirilmiştir. Böylelikle kanunda öngörülen şartları sağladığı takdirde Yargıtay bozma kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararlarından sonra da ıslah yapılabilmesi mümkün kılınmıştır. Somut olayda; davalı-davacı kadın vekili 07.05.2025 tarihli ıslah dilekçesinde, maddî tazminat taleplerini arttırmıştır. Az yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılamada tahkikata ilişkin işlemler devam ederken ve tahkikat sona ermeden ıslah dilekçesi sunulduğunun kabul edilmesi gerekmekle İlk Derece Mahkemesince kadın vekilinin ıslah dilekçesi dikkate alınıp maddi tazminat talebi hakkında hüküm kurulması gerekirken, ıslah dilekçesinin değerlendirilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2) ve (3) numaralı paragraflarda belirtildiği üzere ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması ve maddî tazminat miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere erkek vekilinin temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde davalı -davacı ...'a geri verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı -davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.