23. Hukuk Dairesi 2017/1577 E. , 2019/33 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 20.02.2017 günlü ve 2016/3341 Esas, 2017/496 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, davalının hileli eylem ve işlemleri nedeniyle hizmet sözleşmesi hükümleri gereği davalıya yapılan ödemel…
**23. Hukuk Dairesi 2017/1577 E. , 2019/33 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 20.02.2017 günlü ve 2016/3341 Esas, 2017/496 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, davalının hileli eylem ve işlemleri nedeniyle hizmet sözleşmesi hükümleri gereği davalıya yapılan ödemelerde fazlalıklar olduğunu, 01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında 1.221,424 adet F2 pozu içerisinde barkodsuz okuma olduğunun tespit edildiğini, bu okumalar nedeniyle davalıya 128.249,52 TL. tutarında fazla ödeme yapıldığının belirtildiğini, 22.04.2004–31.12.2007 tarihleri arasında 2.298.184 adet F2 pozu içerisinde barkodsuz okuma olduğu tespit edilmiş olup davalıya KDV. dahil 290.455,56 TL. tutarında fazla ödeme yapıldığını ileri sürerek toplamda 418.705,08 TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı duruşmalara gelmemiş beyanda bulunmamıştır. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı yüklenicinin davacının kontrolünde ... yaptığı yapılan ... sırasında cezayı gerektirir bir işlem meydana gelmediği, abonelerin barkodsuz olması durumunun davacının sorumluluğunda olduğu, davalıya atfedilecek kusur olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, mahkemece verilen karar Dairemizin 20.02.2017 günlü, 2016/3341E. 2017/496 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu kez davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Tarafların tüm delilleri toplanıp, inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, HMK'nın 298/3. (HUMK'nın 388.) maddesi uyarınca kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu HMK'nın 294/3. (HUMK'nın 389.) maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki uygulamada HMK'nın 294/4. (HUMK'nın 381/son) fıkra hükmüne dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu tutanağa geçirilip, tefhim edilmekle, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, HMK'nın 294/3. (HUMK'nın 389.) maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyeti ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak bulunmamaktadır. HMK'nın 298/2'nci maddesinde, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı öngörülmüştür. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli .../...