12. Ceza Dairesi 2012/25521 E. , 2013/23587 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme Hüküm : TCK'nın 136/1, 62, 58, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına u
**12. Ceza Dairesi 2012/25521 E. , 2013/23587 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme Hüküm : TCK'nın 136/1, 62, 58, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, ağabeyinin eşi olan yengesi katılanla seviştikleri sırada, onun bilgisi dahilinde, kamera sistemi çalışır taşınabilir telefonuyla çekim yapıp, elde ettiği katılanın görüntülerini, onun rızası dışında, başkalarına yaydığı iddia ve kabulüne konu olayda, Şikayete konu görüntülerin sanığa ait cep telefonuna kaydedilmiş olmasına, görüntülerin kendi eşi tarafından izlendiğinin sanık tarafından da ifade edilmiş bulunmasına, ahlak ve namus kavramlarının önemsendiği bir toplumda yaşayan ve olayın duyulmasının ardından intihara teşebbüs eden katılanın, ilişki içerisinde olduğu kişinin ve kendisinin konumu da nazara alındığında, yaşamını olumsuz yönde etkileyecek, onur ve şerefini rencide edecek şekilde, görüntüleri sanığın cep telefonundan temin edip, başkalarına vermesi, müşterek hayat tecrübeleri ve dosya içeriği nazara alındığında, katılandan beklenen bir davranış biçimi olarak kabul edilemeyeceğine ve görüntülerin kasabadaki bir çok kişi tarafından izlendiğini beyan eden tanık ...ün anlatımlarına göre; sanığın, açık kimlik bilgilerini ve adresini bilmediği ... adlı şahsa telefonunu satmış olup, adı geçen şahsın söz konusu görüntüleri yaymış olabileceğine dair kendisini cezalandırılmaktan kurtarmaya yönelik soyut savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, atılı eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafinin sübuta ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi gerekmekte olup, suçun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı, herkes tarafından bilinmeyen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği; bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, “kişisel veri” olduğunda kuşku bulunmamakta ise de, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi, TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması, TCK'nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında düzenlendiğinden, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü, fotoğrafı ya da sesinin, yasal anlamda, TCK'nın 136/1. maddesi kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemeyeceği; Bu açıklamalar ışığında, katılanın cinsel ve fiziksel mahremiyetini içeren görüntülerini, onun bilgisi ve rızası dışında ifşa eden sanık hakkında, TCK'nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, sanığın verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanunun 3/1. maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.