1. Hukuk Dairesi 2009/11294 E. , 2009/11822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, tapuda mera vasfı ile kayıtlı 1858 parsel sayılı taşınmazın 3621 sayılı yasanın 5. md. uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyı kenar çizgisi dâhilinde kaldığını ileri sürerek tapunun iptali ile terkini isteğinde bulunmuştur. Davalı, davaya karşı beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın ya
**1. Hukuk Dairesi 2009/11294 E. , 2009/11822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, tapuda mera vasfı ile kayıtlı 1858 parsel sayılı taşınmazın 3621 sayılı yasanın 5. md. uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyı kenar çizgisi dâhilinde kaldığını ileri sürerek tapunun iptali ile terkini isteğinde bulunmuştur. Davalı, davaya karşı beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın yapılan keşif sonucu uzman bilirkişilerce belirlenen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı gerekçesiyle tapunun iptali ile kıyı olarak tesciline karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve terkin isteklerine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın belirlenen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı gerekçesiyle, kıyı olarak tescili yönünde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın kadastro tespitinin 31.12.1968 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 18.12.2006 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Her nekadar, çekişmeli taşınmazların kıyı-kenar çizgisi içinde kalan bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde özel mülkiyete konu olamayacak (Anayasanın 43, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/C maddesi gereğince) yerlerden olduğu keşfen saptanmış ise de; 25.2.2009 tarihinde kabul edilip, 14.3.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmasızın uygulanır" ve 3. maddesi ile eklenen geçici 10. maddesinin " bu kanunun 12. maddesinin 3. fırkası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki hükmü gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 31.12.1968 ile davanın açıldığı tarihler arasında 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir. Hemen belirtilmelidir ki; kural olarak sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının kazanılmış hak (usulü müktesep hak) ilkesinin 28.6.1960 tarih, 21/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince istisnai niteliği gereği kesin hüküm halini almamış eldeki davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasızdır. Öte yandan, yürürlüğe konulan hükümler kamu düzeniyle ilgili bulunduğundan ve re'sen gözetilmesi gerektiğinden somut olayda, aleyhe bozma yasağı ilkesinin de uygulanma yeri bulunmadığı izahtan varestedir. Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gözetilerek davanın hak düşürücü süreden dolayı reddine her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olacağı ilkesi gereğince dava tarihi itibarı ile mahkemece 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca saptanan kıyı kenar çizgisine göre Hazine’nin davasında haklı olduğu, bu nedenle yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumluluğuna karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır. Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.