TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR KAYHAN ERCİYEŞ BAŞVURUSU (2) (Başvuru Numarası: 2017/13451) Karar Tarihi: 21/10/2020 Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLUBasri BAĞCI Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Kayhan ERCİYEŞ Vekili : Av. Hüseyin Enis DİNÇEROĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın dava ş artı yokluğun
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR KAYHAN ERCİYEŞ BAŞVURUSU (2) (Başvuru Numarası: 2017/13451) Karar Tarihi: 21/10/2020 Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLUBasri BAĞCI Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Kayhan ERCİYEŞ Vekili : Av. Hüseyin Enis DİNÇEROĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın dava ş artı yokluğundan kesin olarak reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının i hlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 3/3/2017 tarihinde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. 7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bu lunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar ö zetle şöyledir: 9. Başvurucunun rektör olarak görev yaptığı İzmir Üniversitesi, Fetullahçı Terö r Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması ile iltisaklı olduğu gerekçes iyle 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanu n Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılmıştır. Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 310. 667 sayılı KHK kapsamında İzmir Üniversitesinin tüm banka he sapları 23/7/2016 tarihinde bloke edilmiş ve sigorta prim borçları öden ememiştir. 11. İzmir Üniversitesinden tahsil edilemeyen sigorta prim borçla rından dolayı başvurucuya karşı 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacakl arının Tahsil Usul ü Hakkında Kanun hükümlerine göre icra takibine başlanmıştır. 12. Bu konudaki 2016/151381 takip sayılı ve 790,31 TL tutarlı ta kip dosyasındaki ödeme emri 19/9/2016 tarihinde başvurucuya elden tebliğ edilmiş tir. 13. Ardından başvurucunun üzerine kayıtlı tüm taşınır ve taşınma z mal varlığı kayıtlarına haciz şerhi işlenmiştir. 14. Başvurucu 23/9/2016 tarihli dilekçesinde, Üniversiteye takip işlemi yapılmadan kendisine doğrudan takip başlatıldığını, ödeme emirlerinin Üniv ersite Mütevelli Heyeti başkanı olan N.D. adına düzenlendiğini ancak tebliğin kendisine yapıldığını ve usulsüz bir şekilde mal varlığına haciz işlemi uygulandığını belirterek öde me emrinin iptali istemiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine İzmir 9. İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. 15. Söz konusu dava açılmadan önce 15/8/2016 tarihli ve 670 say ılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında KHK 17/8/2016 ta rihli Resmî Gazete'de, 3/10/2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında KHK da 29/10/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihlerde yürürlüğe girmiştir. 16. Anılan 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinde "...kapat ılan kurum, kurulu ş, ... ile bunlar ın sahibi gerçek veya tüzel ki şiler veya kapat ılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanl ığı ile Vak ıflar Genel Müdürlü ğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakk ında, 670 say ılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gere ğince dava veya takip şart ının bulunmamas ı nedeniyle davan ın reddine veya takibin dü şmesine karar ı..." verileceği belirtilmiştir. Mahkeme 2/2/2017 tarihli kararı ile, söz konusu KHK'lar doğrultusunda S GK'ya açılan davada dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu kesin olarak dava şartı yokluğ u nedeniyle ret kararı vermiştir. Mahkeme kararında; davacının 670 sayılı KHK'da belir tilen usule uygun olarak ilgili idari makama tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceğinin hükme bağlandığı, idari başvuru üzerine idar i merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabileceği, idari yargının verdiği kararın kesin olduğu ve uyuşmazlığın adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaya cağı ifade edilmiştir. 17. Kararda 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinin (4) numaralı fıkr ası gereğince davacının 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinde belirtilen usule uyg un olarak idari makama tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvuruda bulunabileceği belirtilerek red sonucuna varılmıştır. 18. Nihai karardan 2/2/2017 tarihinde haberdar olduğunu bildiren başvurucu, 3/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 4IV. İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 1. Kanun Hükümleri19. Daha sonra 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun olarak ka nunlaşan 667 sayılı KHK'nın " Kapat ılan kurum ve kurulu şlara ilişkin tedbirler " kenar başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "(1) Milli güvenli ğe tehdit olu şturduğu tespit edilen Fethullahç ı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisak ı veya irtibat ı belirlenen; a) Ekli (I) say ılı listede yer alan özel sa ğlık kurum ve kurulu şlar ı, ...ç) Ekli (IV) say ılı listede yer alan vak ıf yükseköğretim kurumlar ı, ... kapat ılmıştır." 20. Daha sonra 8/2/2018 tarihli ve 7091 sayılı Kanun olarak kanu nlaşan 670 sayılı KHK'nın "Devir işlemlerine ili şkin tedbirler" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 say ılı Bakanlar Kurulu Karar ıyla ülke genelind e ilan edilen ola ğanüstü hal kapsam ında yürürlü ğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapat ılan ve Vak ıflar Genel Müdürlü ğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yay ınevi ve da ğıtım kanallar ının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarl ığı, alacak ve haklar ı ile belge ve evraklar ının (devral ınan varl ık); her türlü tespit i şlemini yapmaya, kapsam ını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil he r türlü alacak, senet, çek ve di ğer k ıymetli evraka ili şkin olarak dava ve icra takibi ile di ğer her türlü i şlemi yapmaya, devral ınan varl ıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kay ıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devral ınan varl ıklar ın değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten do ğmamas ı ve Fethullahç ı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) ne aidiyeti, iltisak ı veya irtibat ı olmayan ki şilerle gerçek mal veya hizmet ili şkisine dayanmas ı şart ıyla bu varl ıklar ın değerlendirilmesi suretiyle bunlar ı uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapat ılan kurum ve kurulu şlar ın taahhüt ve garanti etti ği ancak vermedi ği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmay a veya ödemeye, tahsili mümkün olmad ığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türl ü sulh işlemini yapmaya, devral ınan varl ıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizme t ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmu ş ve daha önce kald ırılmış takyidatlar ı kredinin veya borcun ödenebilmesini sa ğlamak amac ıyla kald ırıldığı andaki ko şullarl a tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devral ınan varl ıklara konulan takyidatlar ın s ınırlar ını belirlemeye ve kald ırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devam ına karar vermeye, devral ınan varl ıklar ın idaresi, değerlendirilmesi, elden ç ıkar ılmas ı için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerekti ğinde Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 5devral ınan varl ıklar ın tasfiyesi veya sat ışı amac ıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlar ına devretmeye, devir kapsam ında olmad ığı belirlenen varl ıklar ı iadeye, kapat ılanlar ın gerçek ki şiye ait olmas ı halinde devral ınacak varl ıklar ın kapsam ını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamalar ı yönlendirmeye, bütün bu i şlemleri yapmak amac ıyla usul ve esaslar ı belirlemeye, vak ıflar yönünden Vak ıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanl ığı yetkilidir. ... (4) Birinci f ıkra kapsam ında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ili şkin olarak hak iddias ında bulunanlarca bu maddenin yürürlü ğe girdiği tarihten itibaren altm ış günlük hak dü şürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kay ıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlü ğe girdiği tarihten sonra yap ılacak kapatma i şlemlerinde ise altm ış günlük süre kapatma tarihinden itibaren ba şlar..." 21. Daha sonra 6/2/2018 tarihli ve 7082 sayılı Kanun olarak kanu nlaşan 675 sayılı KHK'nın "Dava ve takip usulü" kenar başlıklı 16. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 say ılı Bakanlar Kurulu Karar ıyla ülke genelinde ilan edilen ola ğanüstü hal kapsam ında yürürlü ğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapat ılan kurum, kurulu ş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yay ınevi ve dağıtım kanallar ı ile bunlar ın sahibi gerçek veya tüzel ki şiler veya kapat ılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanl ığı ile Vak ıflar Genel Müdürlü ğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra aç ılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakk ında 670 say ılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gere ğince dava veya takip şart ının bulunmamas ı nedeniyle davan ın reddine veya takibin dü şmesine karar verilir. ... (4) Birinci ve ikinci f ıkralar uyar ınca verilen kararlarda davac ı veya alacakl ının 670 say ılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olara k ilgili idari makama, tebli ğ tarihinden itibaren otuz günlük hak dü şürücü süre içinde başvurabilece ği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci taraf ından verilecek karar aleyhine idari yarg ıda dava aç ılabilir. İdari yarg ının verdiği karar kesin olup, uyu şmazl ık adli yarg ıda hiçbir şekilde dava konusu yap ılamaz. " 2. Yargı Kararı 22. Başvuru konusu davaya benzer bir davada İzmir 1. İş Mahkeme sinin aynı konuda dava şartı yokluğu nedeniyle verdiği 10/5/2017 tarihli v e E.2016/469, K.2017/171 sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesini n 15/2/2018 tarihli ve E.2017/1674, K.2018/264 sayılı kararıyla kaldırılmıştır. Kararı n ilgili kısmı şöyledir: "... Prim borçlusu kurulu ş tüzel kişiliğinin Kanun Hükmünde Kararname ile sona erdirilmesi nedeniyle ifan ın imkans ızlaştığı yaklaşımıyla, el konulan tüzel ki şiliklerin yönetici ve ortaklar ı hakk ında da 675 say ılı KHK nin 16. maddesi uyar ınca takip yap ılamayaca ğı ve haklar ındaki takip ve takiplere ili şkin davalar ın, dava şart ı yokluğundan reddi gere ğine ilişkin Dairemiz( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 2017/10-65 say ılı karar ındaki) yakla şımı; Müteselsil borçlulukta alacakl ı, alacağının tamam ını veya bir k ısm ını karşısındaki borçlulardan diledi ği birinden isteyebilme k Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 6imkân ına sahip bulundu ğu gibi, borçlular da alacakl ıya karşı borç sona erinceye kadar hep birlikte sorumlu olmakta devam ederler. Borçlulardan birinin borç ödemeden aciz haline düşmesinin veya iflas etmesinin alacakl ı için herhangi bir tehlikesi yoktur; zira di ğer borçlulardan her biri borcun tamam ını ifa etmek yükümlülü ğü alt ında bulunmaktad ır. Müteselsil borçluluk alacakl ıya, borçlular ın içinden ödeme gücü en yüksek olan ı seçerek edimin tamam ını ondan isteyebilme yetkisini tan ır. (Yarg ıtay 10. Hukuk Dairesi, 06.03.2017 t, 2016/12578 E., 2017/1726K.) içerikli Yarg ıtay içtihatlar ındaki uygulamayla uyumlu bulunmad ığından; bu kapsamdaki davalar ın esas ına girilerek çözümlenmesi yasal zorunlulu ğu doğmuştur. Sıralanan maddi ve hukuki olgular gözetildi ğinde, taraflar ın iddia ve savunmalar ı kapsam ında ileri sürdükleri kan ıtlar toplan ıp; tüzel ki şiliği sonland ırılarak mal varl ığı Hazineye devredilen kurulu ş malvarl ığından takip konusu borçlar ın tahsil edilip edilmedi ği ve bu konuyla görevli KHK i şlemleri bürosu taraf ından bu yönde ne gibi i şlemler yap ıldığı konusundaki bilgiler de getirtildikten sonra, taraflar ın iddia ve savunmalar ı ışığında yap ılacak inceleme sonucunda davan ın esas ı hakk ında bir karar verilmesi gerekirken; davan ın esas ına ilişkin hiç bir kan ıt toplanmadan ve davan ın esas ına ilişkin irdeleme yap ılmadan, dava şart ı yokluğundan red karar ı verilmiş olmas ı usul ve yasaya ayk ırı bulunduğundan; esas ı incelenmeksizin karar ın kald ırılmas ına ve davan ın yeniden görülmes i için dosyan ın karar ı veren mahkemeye gönderilmesine, duru şma yap ılmaks ızın HMK 353/1-(a)-4, 6. maddesi uyar ınca karar vermek gerekmi ş ve aşağıdaki hüküm f ıkras ı oluşturulmuştur. ..." B. Uluslararası Hukuk 23. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Herkes davas ının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyu şmazl ıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir mahkeme taraf ından ... görülmesini isteme hakk ına sahiptir..." 24. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 6. madde sinin (1) numaralı fıkrasının -açık bir biçimde mahkeme veya yargı mercii ne erişim hakkından söz etmese de, maddede kullanılan terimler bir bütün olarak bağlamı yla birlikte dikkate alındığında- mahkemeye erişim hakkını da garanti altına aldığı sonucuna ulaşıldığını belirtmiştir ( Golder/Birle şik Krall ık [GK], B. No: 4451/70, 21/2/1975, 28-36). AİHM'e göre mahkemeye erişim hakkı Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numa ralı fıkrasında mündemiçtir. Bu çıkarsama, Sözleşmeci devletlere yeni yükümlülü k yükleyen genişletici bir yorum olmayıp 6. maddenin (1) numaralı fıkrasının birinci cümle sinin lafzının Sözleşme'nin amaç ve hedefleri ile hukukun genel prensiplerinin gözetilerek birlikte okunmasına dayanmaktadır. Sonuç olarak Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numa ralı fıkrası, herkesin medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili iddialarını mahkeme önüne getirme hakkına sahip olmasını kapsamaktadır ( Golder/Birle şik Krall ık, 36). V. İNCELEME VE GEREKÇE 25. Mahkemenin 21/10/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 7A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü 26. Başvurucu, sigorta prim borcu nedeniyle düzenlenen ödeme emi rlerinin iptali istemiyle açtığı davanın 670 sayılı KHK uyarınca dava şartı yok luğundan reddedilmesi nedeniyle Anayasa'nın 10., 35. ve 36. maddelerinde güvence altı na alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 27. Bakanlık, başvurucunun başvurunun yapıldığı tarih itibarıyla hukuk sisteminde mevcut idari ve yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuru da bulunmuş olması nedeniyle başvurunun kabul edilemez bulunmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. 28. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında, SGK tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin iptali için tüm yasal yolların tüketildiğini, benzer bir dosyada İzmir 1. İş Mahkemesince yapılan yargılamada davanın esasına girilerek değe rlendirme yapıldığını ve takip konusu ödeme emirlerinin iptal edildiğini, aynı konuda aç ılan davalarda farklı kararlar verilmesinin hukuki belirlilik ilkesini ihlal ettiğini belirtmi ştir. B. Değerlendirme 29. Anayasa nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Hak arama hürriyeti kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma (De ğişik ibare: 3.10.2001-4709/14 md.) ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucu, eşitlik ilkesi ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşse de başvurucunun yargılama yapıl mak suretiyle toplanacak deliller çerçevesinde davanın esası hakkında bir sonuca varılma masına yönelik bir şikâyeti olduğundan başvurunun mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelen mesi gerektiği değerlendirilmiştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 31. Başvuru konusu davada uyuşmazlık konusu miktar, Anayasa Mahk emesinin içtihadında kabul edilen kişisel önem kriterini karşılamamakta ise de başvuru konusu olaya benzer davalar ile ilgili uygulamada oluşan hatalardan kaynakla nan yapısal sorunları n giderilmesine yönelik olması nedeniyle başvurunun anayasal önem e sahip olduğu anlaşılmıştır. 32. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar v erilmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 82. Esas Yönünden a. Müdahalenin Varlığı ve Hakkın Kapsamı 33. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin yarg ı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sa hip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf ol duğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) n umaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir ( Özbak ım Özel Sa ğlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34). 34. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden ger eken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridi r. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hak kı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddiaları nı ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanm a hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olamaz ( Mohammed Aynosah, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, 33). 35. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı değerl endirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyab ilmek ve uyuşmazlığı n etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına ge ldiğini ifade etmiştir ( Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). 36. Öte yandan Anayasa'nın 36. maddesinin ikinci fıkrasında hiçb ir mahkemenin görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı belir tilmiştir. Bu bağlamda adil yargılanma hakkı, koşulları bulunduğu takdirde kişilere davanın görüldüğü mahkemeden uyuşmazlığın esasının incelenmesini isteme güvencesini de sağla r. 37. Somut olayda davanın esası hakkında bir inceleme yapılmadan verilen ret kararı nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müd ahalede bulunulduğu görülmektedir. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı 38. Adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı, mutlak bir hak olmayıp bu hakkın sınırlandırılması mümkündür. A ncak mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurken Anayasa'nın temel hak ve özgürl üklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 13. madde sinin gözönünde bulundurulması gerekmektedir. 39. Anayasa'nın '' Temel hak ve hürriyetlerin s ınırlanmas ı'' kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 940. Anılan madde uyarınca temel hak ve özgürlükler, demokratik t oplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu nede nle öncelikle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekir. 41. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sın ırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaley i engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsu rlarından biridir ( Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). 42. Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklî manada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun adı altında çıka rılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlüklere müdahale edilmesi ancak yasama o rganınca kanun adı altında çıkarılan düzenleyici işlemlerde müdahaleye imkân tanıyan bir h ükmün bulunması şartına bağlıdır. TBMM tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hük münün bulunmaması hakk a yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır ( Ali H ıdır Akyol ve di ğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). 43. İlke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış m addi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kur allarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlık konusunda varı lan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun te k istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden b ireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır ( Ahmet Sa ğlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, 42). 44. Somut olayda, Üniversiteye ait sigorta prim borçlarının öden memesinden dolayı hakkında icra takibi başlatılarak mal varlığına el konulan başv urucunun ödeme emrinin iptali istemiyle açmış olduğu davada Mahkeme 670 sayılı KHK'nın 5. mad desi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı vermiştir. 45. Başvuru konusu davanın SGK aleyhine açılmasına rağmen, Mahke menin dava konusunu 670 sayılı KHK'nın 5. maddesine göre KHK kapsamında ka patılan kurumlara karşı açılmış gibi değerlendirerek dava şartı yokluğu gerekçesiyle re t kararı verdiği anlaşılmıştır. Somut olayda davanın SGK aleyhine açılması sebebiyle 670 sayılı KHK kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu açıdan açık bir hata s onucu verilen kararın kanunilik unsuru taşımayacağı açıktır. 46. Buna göre somut olayda Mahkemenin kanuni bir dayanağı olmad an ilgili idari makama başvurma yolunun açık olduğunu belirterek, önüne gelen u yuşmazlığın esası hakkında inceleme yapmadan davayı dava şartı yokluğu nedeniyle reddetmesinin başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğurduğ u anlaşılmıştır. 47. Açıklanan gerekçelerle Anayasa nın 36. maddesinde güvence al tına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gere kir. Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 103. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 49. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini istemiş ve tazminat tal ebinde bulunmuştur. 50. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 51. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 52. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaralı fık rasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargı lama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasa l düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ort adan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgüle nen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargıla manın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 1153. İncelenen başvuruda, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğ i sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından kaynakland ığı anlaşılmaktadır. 54. Bu durumda mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar b ulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasın a yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal k ararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararı n bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 9. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 55. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden ya rgılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebi nin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 56. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.257,50 TL yargılama giderinin başvur ucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın K ABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıla nma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin Anayasa'nın 36. maddesinde güvenceye ba ğlanan mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldır ılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 9. İş Mahkemesine (E.2016/472, K .2017/17) GÖNDERİLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE, E. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3 .257,50 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE, F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Mal iye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, Başvuru Numarası : 2017/13451 Karar Tarihi : 21/10/2020 12G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/10 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Üye Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI