Başvurucu, kasten insan öldürme suçundan yargılandığı davada Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyetine karar verilmesi, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi ve akıl hastalığına rağmen cezaevinde tutulması nedenleriyle anayasal hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, kasten insan öldürme suçundan yargılandığı davada Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesince delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyetine karar verilmesi, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi ve akıl hastalığına rağmen cezaevinde tutulması nedenleriyle anayasal hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 10/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 26/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 13/10/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun kasten insan öldürme suçunu işlediği konusunda yeterli şüpheye ulaşan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, cezalandırılması talebiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açmıştır. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 27/1/2011 tarih ve E.2009/76, K.2011/14 sayılı kararıyla başvurucu, kasten insan öldürme suçundan 25 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine anılan Mahkeme kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 21/3/2012 tarih ve E.2011/6343, K.2012/2019 sayılı ilamıyla onanmış ve aynı tarihte kesinleşmiştir. Hakkındaki cezanın infazı için 22/6/2012 tarihinde başvurucu cezaevine alınmış ve aynı tarihte müddetname düzenlenmiştir. Başvurucu temsilcisi, başvurucunun (oğlunun) cezai ehliyeti bulunmadığı halde cezalandırıldığı gerekçesiyle Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, Mahkeme 7/5/2013 tarih ve E.2009/76, K.2011/14 sayılı ek kararı ile 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinde yer alan yargılamanın yenilenmesini gerektiren bir neden olmadığı gerekçesiyle istemin kabule değer olmadığına karar vermiştir. Başvurucunun karara itiraz etmesi üzerine Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi 29/5/2013 tarih ve 2013/487 İş sayılı kararı ile anılan mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucu temsilcisi, 12/6/2013 tarihinde bu kararın kanun yararına bozulması için Adalet Bakanlığına başvurmuştur. Başvurucu temsilcisi Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinden, oğlu hakkındaki cezanın infazının durdurulmasını talep etmiştir. Talep üzerine Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi, 20/2/2014 tarih ve E.2009/76, K.2011/14 sayılı ek kararıyla talebin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şu şekildedir: “…Hükümlü vasisi ve babası Y. A. dilekçesinde hükümlü olan vasisi bulunduğu oğlu HALİL ASLAN’ın [Başvurucu] akıl hastası olduğunu, buna ilişkin alınan rapora istinaden infazının geri bırakılması için Bakırköy Başsavcılığına müracaat ettiğini ve savcılıkça 16/01/2014 tarihli, 2012/1-3379 ilamat sayılı talebinin ret edildiğini belirterek, itirazen bu kararın kaldırılmasını ve hükümlü olan vasisi bulunduğu oğlu Halil Aslan’ın infazının ertelenmesini talep etmiş olup, Bakırköy Başsavcılığının 16/01/2014 tarih ve 2012/1-3379 ilamat sayılı kararında da belirtildiği üzere mevcut Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Kurulunun 27/12/2013 tarih ve 13992 karar sayılı raporu gözetilerek hükümlü vasisi Halil Aslan’ın talep ve itirazı yerinde görülmemekle, 5295 sayılı Yasanın 98, 16 ve 5237 sayılı TCK’nun maddeleri gözetilerek talebinin reddine… kesin olarak karar verildi…” Başvurucu temsilcisi bu karardan 21/2/2014 tarihinde haberdar olmuştur. Başvurucu, sağlık durumunu gerekçe göstererek birçok defa tahliye talebinde bulunmuş, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı taleplerin değerlendirilmesi bakımından ilgili kurumlardan adli rapor talebinde bulunmuştur. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İhtisas Kurulunun başvurucu hakkındaki 8/2/2013 tarih ve 1388 No.lu kararında; ‘… Halil Aslan’ın [Başvurucu] 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/ maddesi gereğince ağır hastalık, sakatlık kapsamında değerlendirilmediği, hayatını yalnız idame ettirebileceği’ oy birliği ile mütalaa olunmuştur. Başvurucunun hükümlü olduğu dönem içindeki sağlık durumunun tespiti amacıyla alınan Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesinin 2/10/2013 tarih 1240 No.lu raporunda; ‘atipik psikoz saptandığı, bu hastalığın kısmi salah halinde devam ettiği, halen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği’ belirtilmiştir. Başvurucu hakkındaki Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İhtisas Kurulunun 27/12/2013 tarih ve 14274 No.lu kararında; başvurucunun “…T.C Anayasası’nın 104/2-b maddesinde belirtilen sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali kapsamında değerlendirilmediği; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/ maddesi gereği 5237 sayılı TCK’nın maddesinde belirtilen yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda koruma ve tedavi altına alınmasının (infazına devam edilmesinin) uygun olduğu” oy birliği ile mütalaa olunmuştur. Başvurucu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11/03/2014 tarih ve 2012/1-3379 sayılı “Sağlık Kurumunda Koruma ve Tedavi Altına Alınmak Üzere İnfazın Geri Bırakılması ve Tahliye Kararı” uyarınca bulunduğu Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan tahliye edilerek, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yüksek güvenlikli bölümüne sevk edilmiştir. Bu kararın ilgili bölümü şöyledir:“Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/76 esas 2011/14 karar nolu ilamıyla 25 yıl hapis cezasına hükümlü Halil Aslanı T. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İhtisas Kurumunun 27 Aralık 2013 gün 69365276-02-13/112046/142174 sayı ve 13992 karar nolu kararıyla 18/12/2013 tarihli muayenesinde A tipik piskotip bozukluk tespit edildiği mevcut durumu ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 104/2-B maddesi kapsamında değerlendirilmediği 5275 sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereği 5237 sayılı TCK'nun maddesinde belirtilen yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda koruma ve tedavi altına alınmasının ve infazına devam edilmesinin uygun olduğu mütalaa edilmiştir. Hükümlü hakkındaki bu rapor dikkate alınarak:Hükümlü Halil Aslan'ın cezasının infazının 5275 sayılı Kanunun 16/1 maddesince geri bırakılmasına, bulunduğu Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan tahliyesine; Hükümlünün kurumdan tahliyesinden sonra serbest bırakılmayarak iyileşinceye kadar TCK maddesince Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi yüksek güvenlikli bölümüne sevk ve teslimi ile koruma ve tedavi altına alınmasına; Sağlık Kurumunda tedavide geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılacağından hükümlünün Başsavcılığımızca düzenlenen 22/06/2012 günlü, 2012/1-3379 nolumüddetnamede hesap edilen koşullu salıverme tarihi olan 08/10/2023 tarihinden önce şifa bularak iyileştiği takdirde hastaneden taburcu işlemi yapıldığında serbest bırakılmayıp Metris Ceza İnfaz Kurumuna tesliminin sağlatılması ve cezasının infazına devam edilmesine; Koşullu salıverme tarihi olarak hesaplanan 08/10/2023 tarihinde koruma ve tedavisine devam edildiği takdirde bu cezasından dolayı Mahkemesinden koşullu salıverme kararı aldırılmak üzere durumun Başsavcılığımız İnfaz Bürosuna bildirilmesi gerektiğine karar verilmiştir…”B. İlgili Hukuk 13/12/2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri şöyledir: “Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) (Değ. 24/1/2013-6411/3 md.) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.… Akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlığı olan hükümlülerin cezalarının infazı Madde 18- (1)Hapsedilme ve diğer nedenlerden kaynaklanan akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlıkları bulunup da ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde tutulmaları gerekli görülmeyerek infaz kurumlarına geri gönderilenlerin cezaları, belirlenen infaz kurumlarının mahsus bölümlerinde infaz edilir. (2) Birinci fıkrada belirtilenlerin cezalarının infazı için belirlenen infaz kurumlarının ihtiyaç duyduğu uzman ve diğer tıp görevlileri, Sağlık Bakanlığınca karşılanır. Hastalık nedeniyle nakil Madde 57- (1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır.(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir. (3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir. (4) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez. Acil hâllerin varlığı hâlinde Adalet Bakanlığına bilgi verilir.(5) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir. Hükümlünün muayene ve tedavi istekleriMadde 71- (1) Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.Hükümlünün muayene ve tedavisiMadde 78- (1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır. (2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler. …Hastaneye sevk Madde 80- (1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir. İnfazı engelleyecek hastalık hâli Madde 81- (1) Kurum hekimi veya görevli hekim tarafından yapılan muayene ve incelemeler sonucunda hükümlünün cezasını yerine getirmesine engel olabilecek hastalığı saptanırsa durum, kurum yönetimine bildirilir.” 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: “(1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar. (2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hâkim kararıyla serbest bırakılabilir.” 5237 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.”