(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13756 E. , 2010/4513 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.05.2004 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 24.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin ka…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13756 E. , 2010/4513 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.05.2004 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 24.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı İR.2632 sayılı işletme ruhsat sahasındaki faaliyetlerini davalı tarafından tutanak düzenlenerek ve toprak dökerek durdurulduğunu, haksız elatmanın kaldırılmasını, maden sahasının işletilememesi sebebiyle oluşan zararlarına karşılık fazla haklar saklı kalmak kaydı ile 12.000.00 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı maden sahasının bulunduğu alanda imar uygulama çalışmaları yapıldığını, davacının işletme faaliyetini ancak belediyeden izin alarak yapabileceğini, bu hali ile sürdürülen maden işletme faaliyetlerinin kaçak olduğunu, mevzuata aykırı bir durum bulunmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece istekle bağlı kalınarak 12.000.00 TL.nin dava tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının işletme faaliyetlerini ancak belediyeden izin alarak sürdürmesi mümkün bulunduğundan elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiştir. Hükmü taraflar temyiz etmiştir. 1- Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının sahada 11.08.1988 tarihinde başlayan ruhsatla madencilik faaliyetine başladığı, ruhsatın en son 11.08.2003 tarihinde on yıl süre ile yenilendiği anlaşılmaktadır. Gerçekten, 3213 sayılı Maden Kanununun 7.maddesinin 4.bendine göre imar alanları içinde kalan madencilik faaliyetlerinin yerel merciinden izin alınarak yapılması gerekir ise de, bu fıkranın son cümlesindeki hüküm uyarınca ruhsat alındıktan sonra imar alanları içine alınan maden sahalarında bu hükmün uygulanma olanağı yoktur. Maden işletme ruhsatı bulunan yer belediye imar hudutlarına 27.2.2001 tarihinde alındığından davacının sürdürdüğü madencilik faaliyetleri için davalı belediyeden ayrıca izin alınması gerekmez. Davalı, davacının maden ruhsatı alanındaki sahaya toprak dökerek elattığından yasayla korunamayacak haksız elatmasının önlenmesi yerine bu konudaki davacı isteğinin reddi doğru olmadığından karar davacı yararına bozulmalıdır. 2- Davalının temyiz itirazlarına gelince;