Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1438 E. , 2024/2876 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1438 Karar No : 2024/2876 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... DAVANIN KONUSU : 1. sınıf emniyet müdürü iken resen emekli edilen davacı tarafından; 1- Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "görevde kayıtsızlık gösterme
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1438 E. , 2024/2876 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1438 Karar No : 2024/2876 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... DAVANIN KONUSU : 1. sınıf emniyet müdürü iken resen emekli edilen davacı tarafından; 1- Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıplarının tazmini, 2- Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 25 yıllık başarılı meslek hayatı boyunca hiçbir adli ve idari ceza almadığı ve performans notunun hep çok iyi olduğu, yurtdışı görevinde bulunan Y.M.'nin 2012 ve 2013 yıllarındaki yurtdışı görev uzatmalarına ilişkin alınan 3 Bakanlık Onayından 2 tanesiyle ilgisinin bulunmadığı, bunlarda paraf veya imzasının bulunmadığı, paraflamış olduğu 19/03/2013 günlü Bakanlık Onaylı belgede herhangi bir mevzuata aykırılık bulunmadığı, kaldı ki bu belgede herhangi bir kusur veya eksiklik bulunsa bile ceza zamanaşımının gerçekleştiği, söz konusu olay nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan yapılan ceza soruşturması sonucu ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... günlü, Soruşturma No: ...sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, cezaya dayanak alınan Tüzük maddesinin iptali gerektiği, Tüzüğün dayanağı olan Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, disiplin kurulunun hatalı oluşturulduğu, lekelenmeme hakkının ihlal edildiği, savunma hakkının kısıtlandığı, disiplin soruşturması sürecinde lehine olan delillerin toplanmadığı ve hukuki değerlendirmelere yansıtılmadığı, geçmişte hiçbir adli veya idari ceza almamış olmasına rağmen alt ceza uygulanmadığı, parafladığı 19/03/2013 günlü Bakanlık Onayının konusunun, Y.M.'nin Birleşmiş Milletler UNODC (Uyuşturucu ve Suçla Mücadele Ofisi) Taşkent (Özbekistan) bürosunda P3 seviyesinde Proje Koordinatörü olarak görevli iken, aynı kuruluşun Afganistan Kabil bürosunda bir üst seviye olan Precursor Expert olarak görevlendirilmesi olduğu, bu işlemin Dışişleri Bakanlığının 27/02/2013 günlü yazısına istinaden yapılması nedeniyle hukuka uygun olduğu, UNODC'un bölgesel düzeyde çalışma ve projeler yaptığı, bu kuruluşun bölge ofislerinin bir ülkede yerleşik gibi görünsede, faaliyetlerini bir kaç ülkeyi kapsayacak şekilde gerçekleştirdiği, bu nedenle UNODC bünyesinde çalışan bir personelin yine bu kuruluşun bünyesinde kalmak şartıyla ofisin sorumluluk alanında yer alan bölge ülkeleri arasında sık sık geçiş yapabildiği ve bu ülkeler arasında seyahat ettiği, bu nedenle Y.M.'nin Kabil'e görevlendirilmesi işlemiyle görev yaptığı uluslararası kuruluşun değişmediği, aynı kuruluş bünyesinde ve yine önceden sorumlu olduğu Özbekistanı kapsayacak şekilde sorumluluk alanının genişletilerek, uzmanlığa ilişkin kadro düzeyinin yükseltildiği, bu işlemde Yurtdışına veya Uluslararası Kuruluşlara Geçici Görevli veya Aylıksız İzinli Olarak Gönderilecek Emniyet Teşkilatı Personeline İlişkin Yönetmeliğe aykırı herhangi bir durumun bulunmadığı, anılan işlemle herhangi bir mali ödeme yapılmasına sebebiyet verilmediği, 19/12/2013 günlü görev uzatma onayıyla ilgili dava konusu işlemde idare tarafından somut delil veya iddia sunulamadığı, bu yazının mevzuata uygun olmasına rağmen bu onayın tarihi yeni olduğundan ve idari soruşturma aşamasında henüz zamanaşımına uğramamış olduğundan, onayın bu yönünden istifade edilerek önceki 2 bakanlık onayında yer alan personele ulaşılarak soruşturma açılmak ve ceza vermek için kullanıldığı, disiplin kurulu kararının çelişki ve hatalar barındırdığı, 19/03/2013 tarihli Bakan Onayında ve arz notunda parafı bulunan Genel Müdür Yardımcısının soruşturmaya dahil edilmediği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının zamanaşımı itirazlarının mesnetsiz olduğu, Y.M.'nin görevlendirme ve süre uzatım onaylarının Yurtdışına veya Uluslararası Kuruluşlara Geçici Görevli veya Aylıksız İzinli Olarak Gönderilecek Emniyet Teşkilatı Personeline İlişkin Yönetmeliğin 7 ve 16. maddelerine aykırı olarak yapıldığı, Uluslararası Kuruluştan Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla Dış İlişkiler Daire Başkanlığına gelen 03/01/2013 günlü evrakta, Y.M.'nin görev süresinin 30/06/2013 tarihine kadar uzatıldığı bildirilmesine rağmen, bu uzatma yazısı beklenmeden, sadece personelin 17/12/2012 günlü dilekçesine binaen süre uzatımının Bakanlık Makamının 28/12/2012 günlü onayı ile 31/12/2013 tarihine kadar yapıldığı, bu süre uzatımının Dışişleri Bakanlığının 03/01/2013 günlü yazısında 30/06/2013 tarihine kadar yapıldığının bildirilmesine rağmen, 28/12/2012 günlü Bakanlık Onayının düzeltilmediği; Y.M.'nin, Yönetmeliğin 7. maddesine aykırı olarak, yurtdışında aylıksız izinli olarak çalışmakta iken UNODC Afganistan Kabil Ofisindeki başka bir pozisyona başvuruda bulunduğu ve bu başvuru doğrultusunda seçildiği, UNODC Taşkent bürosunda proje koordinatörlüğü görevinin iptal edilerek UNODC Afganistan Kabil bürosunda Precursor Expert olarak aylıksız izinli şekilde 19/03/2013 paraflı ve bila tarihli Bakan Onaylı yazıyla 19/03/2013 - 31/12/2013 tarihleri arasında görevlendirmesinin yapıldığı, bu görevin Yönetmeliğe göre iptal edilmesi gerekirken tekrar 19/12/2013 günlü Bakanlık Onayı ile ilgilinin aylıksız izinli olarak çalışma süresinin 31/12/2014 tarihine kadar uzatıldığı, Y.M.'nin 17/12/2012 günlü dilekçesi ekinde sunduğu Review of Appointment Form'unun Birleşmiş Milletler tarafından ilgili personelin değerlendirilmesinde kullanıldığı, bu formun süre uzatımında değerlendirilemeyeceğinin Dış İlişkiler Daire Başkanlığının yazısıyla bildirildiği, davacının suçunun sabit olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına; "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesi gereğince "3 gün aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıplarının tazminine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire Başkanlığında birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, ''Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek'' fiilini işlediğinden bahisle üç günlük aylık kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının ve bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü yürürlükten kaldırılarak uygulama imkanı kalmadığından 5/A-6 maddesine ilişkin olarak iptal istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamakta ise de, söz konusu Tüzük hükümlerine dayalı olarak tesis edilen disiplin işleminin iptali istenildiğinden anılan düzenlemenin hukuksal irdelemesinin yapılması gerekmektedir. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83’üncü maddesi gereğince hazırlanmış ve Danıştay incelemesinden geçirilerek 24/04/1979 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Tüzükte, 08/07/2015 günlü ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kimi maddelerinde değişikliğe gidilmiş, ismi de Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü olarak yeniden düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağını oluşturan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83’üncü maddesinin birinci cümlesinin, "... Yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38’inci ve 128’inci maddelerine aykırı olduğu ..." gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Anılan madde, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37’nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenerek Anayasanın 121’inci maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4’üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılmıştır. 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1’inci maddesinin, 1’inci fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı hükmüne yer verilmiştir. Bilahare 08/03/2018 günlü ve 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, Kanunun Geçici 1’inci Maddesinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kurala bağlanmıştır. Davacıya atfedilen ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesinde üç günlük aylık kesim cezasını öngören ''Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek'' fiili, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ve 7068 sayılı Kanunun 8'inci maddesinin 3/A-13 bendinde de, yine üç günlük aylık kesim cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Söz konusu fiilin karşılığı olarak tespit edilen disiplin cezasının yukarıda gelişimi aktarılan hukuksal süreç dikkate alındığında, yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmamakta, Anayasa Mahkemesince 3201 sayılı Kanuna ilişkin iptal kararının verilmiş disiplin cezalarını etkileyici bir yönünün bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin işlemlerinin gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, gerekse bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş olunacağı addolunarak, verilmiş idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı da kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu nedenle davacının disiplin cezasının yasal dayanağı bulunmadığı yolundaki iddiasına itibar edilmemiştir. Davanın bireysel işleme ilişkin kısmına gelince: Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesinde, ''Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek'' fiili üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun zamanaşımını düzenleyen 127'nci maddesinde ise, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği taktirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmış olup, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uyulması zorunlu süre olduğundan, fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra disiplin cezası verilemeyeceği açıktır. Dava dosyasının incelenmesinden soruşturma konusu, yurt dışına veya uluslararası kuruluşlara geçici görevli veya aylıksız izinli olarak gönderilecek emniyet teşkilatı personeline ilişkin yönetmelik hükümlerine aykırı olarak 3. Sınıf Emniyet Müdürü Yusuf Mollaoğlu'nun UNODC Afganistan Kabil Ofisinde 19/03/2013-31/12/2013 tarihleri arası uzman olarak görevlendirilmesi onayında davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire Başkan Yardımcısı olarak verdiği paraf 19/03/2013 tarihlidir. Anılan şahsa ilişkin daha sonraki 19/12/2013 tarihli yurt dışı görevlendirme onayında ise davacının herhangi bir parafının bulunmadığı, Yönetmelik hükmüne aykırı konulduğu ileri sürülen paraf verme eyleminin işlenmekle sona eren, başka bir anlatımla temadi eden bir suç olmadığı görülmektedir. Buna göre disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği 19/03/2013 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmediği, bu süre geçtikten sonra 04/12/2015 tarihinde verilen disiplin cezasında ise; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, uygulanma imkanı kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, davanın bireysel işleme ilişkin kısmına yönünden ise zamanaşmı nedeniyle iptali gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 04/12/2015 günlü, 2015/273 sayılı kararıyla davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 04/12/2015 günlü, 2015/273 sayılı kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali ve işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıplarının tazmini istemiyle bakılan davayı açmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında da, yukarıda anılan düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinde yer alan, "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiili, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır..."; "Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükümlerine yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 8/3-a-13 maddesinde de "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde, "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : I - DAVA KONUSU DÜZENLEMENİN İNCELENMESİ : Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "...disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir. 23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır. II - DAVA KONUSU BİREYSEL İŞLEMİN İNCELENMESİ : Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "yasal düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun'da, anılan Tüzük'ün dava konusu 5/A-6 maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ile disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu 5/A-6 maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 gün aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem incelendiğinde; Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından, kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun yukarıda aktarılan hükmünde, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının sorumluluğunun, 4. Sınıf Emniyet Müdürü Y.M.'nin, 657 sayılı Kanun'un 77. maddesi kapsamında UNODC Afganistan Kabil Ofisinde uzman olarak görevlendirilmesine ilişkin Bakanlık Makam Olurunu parafe ettiği 19/03/2013 tarihinde başladığı ve disiplin soruşturması ile ceza tayini için bu tarihin esas alınması gerektiği açıktır. Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca, suç sayılan eylemin oluştuğu tarihten itibaren en geç 2 yıl içerisinde, 19/03/2015 tarihine kadar dava konusu disiplin cezası verilmesi gerekirken, ceza verme zamanaşımı süresi geçirildikten sonra, 04/12/2015 tarihinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Hukuka aykırılığı yargı mercilerince saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradığı zararların tazmini Anayasa'nın 125. maddesi gereği olduğundan, dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verilmesi sebebiyle işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıplarının davacıya ödenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan; dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2016 günlü, E:2015/234, K:2016/1432 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla, 2. Davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının İPTALİNE, işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıpların davacıya ÖDENMESİNE oybirliğiyle, 3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ...-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : İdari Yargı denetiminin amacının "hukuka uygunluk" olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi ve tarafların davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen Tüzük maddesinin uygulanma kabiliyetinin kalmaması nedeniyle düzenleyici işlem bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.