12. Ceza Dairesi 2022/9126 E. , 2023/1207 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzeri…
**12. Ceza Dairesi 2022/9126 E. , 2023/1207 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 24.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; emekli orgeneral olan davacının kamu oyunda "Zirve Yayınevi Cinayeti" olarak bilinen ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/173 Esas sayılı dosyasından 18.01.2013-10.06.2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığını yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek davacının manevi kayıpları nedeniyle 10.000.000,00 TL manevi tazminatın 18.01.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 30.05.2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığı ile tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği ile talep edilen miktarın sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğundan ve yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2019/238 Esas, 2019/480 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2020/3854 Esas, 2022/1114 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2022 tarih, 2022/99430 sayılı tebliğnamesi ile davalının temyiz talebinin kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle reddine, davacının temyiz talebi bakımından ise kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Davalı vekilinin temyiz istemi, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ve vekalet ücretine ilişkindir. 2.Davacının temyiz istemi, hükmedilen tazminat miktarının hakkaniyete aykırı ve yetersiz olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/173-2016/321 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının cebir ve şiddetle Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs ve kasten öldürmeye azmettirmek suçlarından ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nun 250. Maddesi ile görevli) 2013/32 değişik ... sayılı tutuklama müzekkeresi ile 15.02.2013 tarihinde tutuklandığı, ancak davacının ... 13. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın 250. maddesi ile görevli) 10.01.2012 tarih ve 2009/511 sorgu sayılı tutuklama müzekkeresi infaz edildiğinden, dava konusu olaya ilişkin tutukluluğunun infazına başlanamadığı, davacının ... 13. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın 250. maddesi ile görevli) 10.01.2012 tarih ve 2009/511 sorgu sayılı tutuklama müzekkeresinden ... 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/233 değişik ... sayılı kararı ile 11.03.2014 tarihinde tahliye edilmesi üzerine dava konusu olaya ilişkin tutuklama müzekkeresinin 11.03.2014 tarihinde infazına başlandığı, 10.06.2014 tarihinde tahliye edildiği, terör örgütünün kurucusu ve yöneticisi olmak, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, adam öldürmeye azmettirmek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirmek, işyeri dokunulmazlığını ihlale azmettirmek, yağmaya teşebbüse azmettirmek suçlarından yapılan yargılama sonucunda beraatine hükmedildiği, hükmün 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği, davanın süresinde olduğu belirlenerek, tutuklanan kimsenin gerek aile gerek ... çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar gözönüne alındığında davacının haksız tutuklama sebebiyle manevi zarara uğradığı kabul edilerek, isnad edilen suçun niteliği, yargılama süreci, davacının tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, çekilen acı, manevi tazminatın amacının çekilen elem ve ızdırabın bir nebze de olsa tatminine yetecek, bu şekilde davacıyı tatmin edecek ancak sebepsiz zenginleşmesine yol açmayacak miktarda olması gerekliliği, faizin başlangıç tarihi, hak ve nasafet kuralları gözetilerek 20.000,00 TL manevi tazminatın 11.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/173-2016/321 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının cebir ve şiddetle Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs ve kasten öldürme suçlarından 11.03.2014-10.06.2014 tarihleri arasında 91 gün tutuklu kaldığı, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, işyeri dokunulmazlığını ihlal, yağma, silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçlarından yapılan yargılama sonucunda beraatine hükmedildiği, hükmün 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinde öngörülen görevli mahkemeye süresinde davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 107.90,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi nedeniyle hükmedilen toplam tazminat miktarı olan 20.000,00 TL'nin 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2020/3854 Esas, 2022/1114 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2020/3854 Esas, 2022/1114 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.