İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 26/12/2025 YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2045 KARAR NO : 2025/2777 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2022 NUMARASI : 2020/... Esas 2022/... Karar DAVACI : ... TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ- VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ...- DAVALI : ... ... VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ...- DAVANIN KONUSU : İstirdat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 26/12/2025 YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin uzun yıllardan beri davalı banka bünyesinde müşteri olarak bulunduğunu ve ticari işlerini yürüttüğünü, yüksek tutarlı ve yoğun ticari faaliyetlerin yer aldığı vadesiz hesap hareketliliği içerisinde müvekkili firmadan sözleşme hükümlerine ve bankacılık işlemlerine aykırı olarak bir takım kesinliler yapıldığını, davalı bankaca haksız kazanç elde edildiğini, söz konusu hesap hareketliliği içerisinde müvekkili firma yetkililerinin detaylı incelemesi sonucu fark ettiği kesintilerin uzun süredir devam ettiğini ve süreklilik arz ettiğini, söz konusu miktarların müvekkile iadesi için arabuluculuğa başvurulduğunu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin tespit ettiği kadarıyla davalı banka bünyesinde bulunan vadesiz hesabından usulsüz olarak Periyodik Hizmet Komisyonu, Hesap İşletim ücreti ve başkaca adlar altında düzenli olarak kesintiler yapıldığını. ayrıca başvuru yapılmamış olmasına rağınen Nakdi Kredi başvuru ücreti altında farklı tarihlerde farklı kesintilerin yapıldığını, kullanılan hesaplar kapsamında son 10 yıl süresinde müvekkilinden yapılan kesintilere ilişkin bilgi ve belgelerin tamamının müvekkilince temininin sağlanamadığını belirterek neticede, 10.000,00.TL.'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir haksız kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; açılan davanın usul, yasa, sözleşme ve hukuka aykırı olup, reddinin gerektiğini, davacının tacir ve tüzel kişiliğe haiz bir şirket olduğunu, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, huzurdaki davaya tüketicinin korunması hakkındaki kanun hükümlerinin uygulanamayacağının çok net olduğunu, müvekkili bankanın bu hükme istinaden davacı firmaya yönelik olarak yapmış olduğu başvurular ve işlemler nedeniyle sözleşme hükümleri doğrultusunda komisyon ve diğer ücretleri tahsil ettiğini, bankaların Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir olması nedeniyle ücret komisyon alma hakkı bulunduğunu, 2046/7 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliği'nin “Faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesi öngörüldüğünü, Bu sözleşmeler paralelinde davacı ile müvekkil banka arasında imza edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olduğunu, sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında elE alınması gerekliğini, taraflar arasındaki Sözleşmeye 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun Genel İşlem Koşulları denetimi açısından uygulanmasının mümkün olmadığını, her şeyden önce davacının senelerdir faaliyet gösteren müddebir bir tacir olduğunu, imzaladığı sözleşmenin muhteviyatını bildiğini, şartlarını tartışabildiğini, Davacının tacir olduğunu, imzaladığı sözleşmenin içeriğine vakıf olduğunu, davacı yana imzadan önce "Sözleşme Öncesi Bilgi Formu” verildiğini ve kendisi tarafından okunarak teslim alındığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı banka tarafından davacı şirkete farklı tarihlerde kredi kullandırıldığı, ayrıca davacının hesabından hesap işletim ücreti, her türlü kredi limit tahsis/açılış/kullandırım/periyodik hizmet/ başvuru komisyonu, pos kullanım/verimsizlik/inaktiflik ücreti, geç EFT ücreti, çek karnesi komisyonu, kobi süper paket/esnaf süper paket komisyonu vb isimler adı altında kesinti yapıldığını, davacının işbu kesintileri davalıdan tahsili amacı ile eldeki davayı açtığını, mahkemece celp edilen deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre davalı bankanın zorunlu bir hizmetin karşılığı olan ve belgelendirilen masrafları dışında bilirkişi ek raporunda belirtilen toplam 35.392,08.TL olarak belirtilen kesintilerin ise yasal bir dayanağı olmadığı ve banka tarafından davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla bilirkişi Muzaffer Sayım'ın 26.01.2022 tarihli ek raporu ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebi ile; Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikteki kredi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, tüketici yasası kapsamı dışında olduğunu, hesap hareketleri incelendiğinde, hesaplarda yapılan işlemlerin ticari iş niteliğinde olduğunu, bu işlemlerin tüketici sıfatı ile yapılmış olduğu davacı tarafından da ispatlanmadığını, davacı tarafın tacir olması nedeniyle, sözleşmeyi serbest iradesiyle imzaladığını, yazılı olarak bilgilendirilerek, kullandığı kredide uygulanacak şartların ve işlemlerin hukuki ve mali sonuçları konusunda basiretli bir iş adamı gibi davrandığını, bankaca belirlenen masraf ve komisyon bedellerini kabul ettiğini, bu şartları kabul etmemesi halinde bu krediyi kullanmaktan vazgeçme serbestisi olmasına rağmen, kredi şartlarına yazılı imzalı kabulde bulunduğunu, banka, sözleşmeye dayanarak açtığı ve/veya açacağı döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, dövize endeksli TL kredi dahil her türlü krediye, yetkili merciler tarafından bildirilen veya ileride bildirilecek en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda faiz ve her nevi komisyonları ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak ve bunları gider vergileri ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazacağını, müşteri işbu sözleşmenin ve bu nedenle verdiği veya vereceği her türlü teminatlar ve bunlarla ilgili işlemlerin gerektirdiği ve gerektireceği masraflar ile bunlardaki artışların (sigorta prim ve masrafları dahil) ve halen mevcut veya ileride ihdas olunacak her türlü vergi, resim ve harçlar ve tarh edilecek cezaların sigorta prim ve masrafların ve bunlarda yapılacak değişikliklerin getireceği yükümlülüğün kendisine ait olacağını bunları nakden ve defaten ... Bank A.Ş. Genel Kredi Sözleşmesi 6 /62 ödeyeceğini kabul ve beyan eder. şeklinde düzenlendiğini, bu nedenlerle; usul ve yasaya aykırı Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... Esas 2022/... Karar sayılı mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca haksız kesildiği iddia olunan ücretlerin istirdadı talebidir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 13.07.2012 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, bu tarih itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüktedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. Maddesinde genel işlem koşulları biz sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşullarının da yazılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Genel işlem koşulları incelenirken, genel işlem koşulları çerçevesinde kapsam (yürürlük), yorum ve içerik denetimi adı altında üç ayrı denetimin yapılması gerekmektedir. Bu denetimlerden ilki olan kapsam denetimi, genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına dâhil (yürürlükte) olup olmadıklarının belirlenmesi anlamını taşır, bir başka ifade ile bazı hükümlerin şeklen sözleşme metninde yer almasına rağmen, denetim sonucunda sözleşme kapsamından çıkarılmaları ya da bu sözleşme hükümlerinin sözleşme kapsamında (yürürlükte) olmadıklarının tespiti anlamına gelmektedir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş olması ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekir. Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı tartışmasızdır. Ayrıca, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Mahkemece; davalı tarafından yapılan bir kısım kesintilerin taraflar arasındaki sözleşmenin 8.maddesine aykırı olduğu ve genel işlem koşulu olup bu sebeple yazılmamış sayıldığı gerekçe gösterilerek davacıya bu kısımların iadesi yönünde hüküm kurulduğu görülmüş ise de ; sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem koşulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse emsal banka uygulamaları da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.(Aynı Yönde Yargıtay 11.H.D 2021/... Karar ve Yargıtay 11.H.D 2019/... Karar sayılı ilamları) Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 615,00.istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davalıya İADESİNE, 5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 26/12/2025 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır