3. Hukuk Dairesi 2016/21099 E. , 2018/7416 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, tarafların boşandığını, davalı ile davacının tart…
**3. Hukuk Dairesi 2016/21099 E. , 2018/7416 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, tarafların boşandığını, davalı ile davacının tartışarak evden ayrıldığını, şahsi eşyalarının davalı yedinde kaldığını ileri sürerek 6 bilezik, küpe, yüzük, zincir, 8 yarım altın, gerdanlık ve çeyiz eşyalarının aynen, mümkün olmadığı halde bedelinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının altınları alarak evden ayrıldığını, kendi rızası ile evi terk ettiğini, istemin tamamen sayı, nitelik ve nicelik bakımından uydurma olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; ev eşyalarının aynen, olmadığında 2.400 TL’nin davalıdan tahsiline, ziynet eşyaları yönünden davanın reddine dair verilen kararın ziynet istemine yönelik kısmının davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 07.04.2015 tarih ve 2014/12828 Esas, 2015/5743 Karar sayılı ilamı ile özetle; “birbirini teyit eden tanık beyanlarına göre davacı kadının evi terk ettiği sırada davalı ile tartıştıklarını, davalının davacının ailesini çağırdığını, davacıyı alıp götürmelerini söylediğini, kayınvalidenin de evden hiçbir eşya ile müşterek çocuğu vermeyeceklerini söylemesi üzerine davacının üzerindeki kıyafeti ile evden ayrıldığını, bir daha eve dönmediğini, altınların davalı tarafından satılarak araba alındığını beyan etmeleri karşısında, davacı kadının ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığını ispatlamış olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek, davacı kadına ait ziynet eşyalarının miktar ve değeri belirlendikten sonra taleple bağlı kalınmak koşulu ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ise, davanın kısmen kabulüne, 8 adet bilezik 16.160.00TL değerinde, 1 adet gerdanlık zinciri 1.275.00TL değerinde, 8 adet yarım ata 2.760.00TL değerinde, 1 adet tek ata 690.00TL değerinde, 1 adet küpe 291.00TL değerinde, 1 adet yüzük 291.00TL değerinde olmak üzere ziynetlerin davalı tarafından davacıya aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde bedeli olan 21.467.00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kişisel eşyanın aynen teslimi, mümkün değilse bedelinin tazmini istemine ilişkindir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.