Başvuru, işe iade talebiyle açılan davanın benzer olaya dayanılmak suretiyle açılan başka bir davada verilen kararın aksi yönünde bir sonuca ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işe iade talebiyle açılan davanın benzer olaya dayanılmak suretiyle açılan başka bir davada verilen kararın aksi yönünde bir sonuca ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Başvurucunun Açtığı Dava ve Bireysel Başvuruya Konu Davayla İlgili Süreç Başvurucu 29/4/1983 ve 30/9/2016 tarihleri arasında OMV Petrol Ofisi Anonim Şirketinde (OMV A.Ş.) satış operasyon sorumlusu olarak çalışmıştır. Başvurucu, iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek işe iade istemiyle 27/10/2016 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; pozisyonunda yer bulunmadığı gerekçesiyle iş akdinin haksız feshedildiğini, çalıştığı işyerine davalı Şirketin taşeron firma üstünden üç işçi aldığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davayı inceleyen Samsun İş Mahkemesi (Mahkeme) 18/5/2017 tarihli kararıyla davayı kabul etmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu ilkelere göre somut olayda ve dosya içeriğine göre, davalı tarafça fesih sebebi olarak gösterilen işletmesel kararın açıkça ne olduğu, feshin son çare olması ilkesine göre feshin geçerli sebebe dayandığı, meydana geldiği iddia olunan istihdam fazlalığına ilişkin bir belge ile delil ibraz edilmemiş, tanık beyanlarına göre davacının iş akdinin feshinden sonra da işçi alımı yapıldığı, davalının savunmasında ileri sürüldüğü üzere taşeron şirket işçisi de olsa yeni işçi alımı yapıldığının anlaşıldığı, alınan bu işçilerin niteliği ve alındığı bölüm konusunda davalı tarafça bir açıklama yapılmadığı gibi alınan bu işçilerin davacının çalıştığı pozisyon ve bölüme alınmadığı, davacıya başka bölümde istihdam olanağı imkanı verildiği veya istihdam olanağı sağlanamamış ise sebebinin ,bu itibarla işletmesel kararın tutarlı şekilde uygulandığı ispat yükü kendisinde olan davalı tarafça ispat edilememekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir." Davalı işveren, karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde başvurucunun çalıştığı bölümün alt işverene verilerek maliyetin düşürülmesi yönünde işletmesel karar alındığını ifade etmiştir. Dilekçede; başvurucunun maaşı daha fazla olan İstanbul'daki bir pozisyonda çalıştırılmak istendiğini, iş sözleşmesi ile başvurucunun her yerde çalışmayı kabul ettiğini, feshin son çare olmasına ilişkin ilkeye uygun hareket edildiğini ve alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılmaksızın mahkemece karar verildiğini ileri sürmüştür. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 13/7/2017 tarihinde istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kararda; başvurucunun işyerinde satış operasyon sorumlusu olduğu, davalı işverenin faaliyet konusunun akaryakıt satış işi olduğu, başvurucunun yaptığı işin asıl işin bir bölümü olması nedeniyle alt işverene verilmesinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Kararda ayrıca hukuka aykırı olarak alt işverene iş verilmesinin geçerli bir işletmesel karar olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı işverenin istinaf başvurusuna değer verilmediği ifade edilmiştir. Yine somut olayın özelliği ve taraf beyanlarına göre başvurucunun yaptığı işin alt işveren işçilerine verilerek işe yeni işçi alındığı, bu sebeple feshin son çare olması ilkesine uygun hareket edilmediği belirtilmiştir. Somut olayın açık olması nedeniyle ayrıca bilirkişi raporu alınmasının gerekmediği, bu sebeple ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği ifade edilmiştir. Davalı tarafından süresinde karara karşı temyiz yoluna başvurulmuştur. Temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay Hukuk Dairesi 16/5/2018 tarihli kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Davacının çalıştığı bölümün davalı işverenin aldığı işletmesel karar ile kapatılıp işin alt işverene devredilidği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davalı işletme feshin son çare olması ilkesine istinaden çalıştığı birim kapatıldığı için boşta kalan davacı işçiye başka bir yerde iş önerisinde bulunmuş olup ancak davacı işçi bu öneriyi kabul etmemiştir. Davacının önceden çalışırken alt işverene devredilen bölüme alt işveren tarafından yeni işçi alınması davacının durumunu etkilemez. Alt işveren aldığı işte kendi işçileriyle çalışabilir. Bu bakımdan mahkemenin alt işveren tarafından olsa bile davalı işyerine yeni işçi alındığı bu alım esnasında davacının değerlendirilmediği yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Açıklanan nedenle geçerli fesih nedeniyle davanın reddi gerekirken işverenin feshinin geçersiz olduğunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." Başvurucu, nihai hükmü 9/7/2018 tarihinde öğrendikten sonra 31/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.B. Başvuru Formunda Belirtilen ve Somut Davayla Benzer Nitelikte Olduğu İleri Sürülen Davalarla İlgili Süreç Başvurucu ile aynı işverene bağlı olarak çalışan işçi N.Ö. benzer iddialarla Samsun İş Mahkemesinin E.2016/589 sayılı dosyasında 19/12/2016 tarihinde dava açmıştır. Samsun İş Mahkemesi davayı 15/6/2017 tarihli kararıyla kabul etmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Davalı işveren tarafından davacıya gönderilen 14/12/2016 tarihli fesih yazısında yeniden yapılanma çalışmaları neticesinde, 01/05/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, İstanbul - Genel Müdürlük işyerinde finans direktörlüğü bünyesinde mutabakat merkezi uzmanı olarak görevlendirildiği, ancak 28/04/2016 tarihli yazıda beyan ile davacının İstanbul'a gelemeye gerekçesi ile önerilen yeni işi kabul etmediğini beyan etmiş olmakla, geçen süre zarfında şirket içinde yetkinlik ve deneyimlerine uygun pozisyon bulunamadığı gerekçesi ile iş akdinin 14/12/2016 tarihi itibariyle feshine karar verildiği bildirilmiş olup, yargılama aşamalarında dinlenen davacı tanıklarının ise beyanlarında, davacının işten çıkarılmadan evvel bulunduğu bölümde toplamda bir kısım tanık beyanlarına göre 3 kişi, bir kısım tanık beyanlarına göre 4 kişi çalışırlarken 3 yada 4 yeni eleman alındığının beyan edildiği anlaşılmış, yine davacı tanıklarının anlatımlarından yeni alınan elemanlardan 3 nün muhasebe bölümüne verilmiş olup, eğitimlerine davacı da dahil bu bölümdeki personelin vermiş olduğu, yeni elemanların davacı çıkarılmadan kısa bir süre önce alınmış olduğu, yeni eleman sonrasında davacı da dahil bu bölümdeki eski çalışanların işten çıkarıldığı, yeni elemanlara eski elemanlardan daha az aylık ücret verilmek suretiyle işe alınmış oldukları anlaşılmıştır. ...Bu ilkeler doğrultusunda somut olayda dosya içeriğine göre değerlendirme yapıldığında davalı tarafça fesih sebebi olarak bildirilen işletmesel kararın açıkça ne olduğu veya yeni organizasyon yapısına ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı dikkate alınarak feshin son çare olması ilkesine göre feshin geçerli sebebe dayandığına ya da meydana geldiği iddia olunan istihdam fazlalığına ilişkin bir belge veya delil ibraz edilmediği dikkate alınmış, tanıkların anlatımları itibariyle davacının iş akdinin feshinden kısa bir süre önce işçi alımı yapılmış olup, bu işçilerin alımı sonrasında davacıda dahil aynı bölümdeki eski işçilerin iş akdine son verildiği, yeni alınan işçilerin eski işçilere oranla daha az bir maaşla işe alınmış olduğu anlaşılmış, davalı işveren tarafından fesih yazısında davacıya önerilebilecek uygun boş pozisyon bulunmaması sebebi ile iş akdi fesih edildiği belirtilmiş ise de, davacıya başka bir bölümde istihdam olanağı verildiğine ilişkin yada istihdam olanağı sağlanamamış ise bunun sebebinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği halde bu hususun davalı işverence ispat edilemediği anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Davalı işveren istinaf başvurusunda bulunmuştur. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi20/9/2017 tarihinde istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Karar gerekçesinde; davacının çalıştığı birime üç yeni işçinin alındığı, yeni işçilerin işi öğrenmesinden sonra davacının işten çıkarıldığı, işverenin daha yüksek ücret alan eski işçi davacı yerine maliyeti daha düşük yeni işçiyi çalıştırmak için davacıyı işten çıkardığının ortaya çıktığı, davacıya İstanbul'da çalışmasına ilişkin teklifin samimiyetten uzak olduğu belirtilmiştir. Davalı işverenin feshinin geçerli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, tanık B.E.nin davacının çalıştığı yerdeki personel sayısının son bir ayda iki katına yükseltildiğini ve bir aylık süre sonunda davacıya ihtiyaç kalmadığından davacının işten çıkartıldığını beyan ettiği ifade edilmiştir. Kararda ayrıca işverenin işletmesel nedenlerle fesih savunmasının samimiyetten uzak olduğu belirtilmiştir. Davalı işveren kararı temyiz etmiştir. Karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/9/2018 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucu ile aynı işverene bağlı olarak çalışan işçi N.S., benzer iddialarla Mersin İş Mahkemesinin E.2016/793 sayılı dosyasında 21/12/2016 tarihinde dava açmıştır. Mersin İş Mahkemesi davayı 16/2/2017tarihinde kabul etmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı işveren tarafından 2016 tarihinde yeniden yapılandırma çalışması çerçevesinde davacıya önerilen "Aliağa İşyeri"ndeki pozisyonu kabul etmemesi ve önerilebilecek başka pozisyon olmaması sebebiyle iş akdi yazılı fesih bildirimi ile sonlandırılmıştır. Davacıya teklif edilen il dışındaki pozisyon, çalışma şartlarında esaslı değişiklik niteliğinde olmakla davacının bu durumu kabul etme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca dinlenen tanık beyanlarından davacının yerine aynı pozisyona, davacı işten çıkarıldıktan sonra başka biri alındığı anlaşılmaktadır. Alınan kişiyi davacının yetiştirdiği ve akabinde davacının hayat şartlarına göre( aile ve çocuk) kabul etmesinin mümkün olmayacağı bir teklifle davacı işten çıkartılarak aynı pozisyona işçi alınması yapılan feshin geçersizliğini ortaya koymaktadır. Geçerli fesih olgusunun davalı işveren tarafından ispatlanamadığı sonucuna varılarak davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi20/9/2017 tarihinde istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Karar gerekçesinde, dinlenen tanık beyanlarından aynı pozisyona davacının yerine başka bir işçinin getirildiği, bu işçinin davacı tarafından yetiştirildiği, yirmi yıla yakın kıdemi olan davacıdan işyeri değişikliği teklifini kabul etmesinin beklenemeyeceği ifade edilmiştir. Kararda, işyerinde organizasyon yapısı değişikliği nedeniyle tanık beyanlarına göre 42 işçinin işten çıkarıldığı, bu işçilerden 38'inin işverenin aynı ilde bulunan değişik şubelerde farklı pozisyonlardaki görevlere verildiği ancak davacının işten çıkarılması yoluna gidildiği, buna göre davacı tarafça feshin kaçınılmaz hâle geldiğinin kanıtlanamadığı belirtilmiştir. Davalı işveren kararı temyiz etmiştir. Karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 21/5/2018 tarihli kararıyla onanmıştır.