(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/7988 E. , 2011/11922 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... beldesi ... mahallesi ... mevkiinde bulunan 1 parça taşınmazın tapuda kayıtl…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/7988 E. , 2011/11922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... beldesi ... mahallesi ... mevkiinde bulunan 1 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, krokide (A)=1043,84 m2 ve (B)=14139,51 m2'lik taşınmazı davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 27.11.1975 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 28.09.1976 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucu, hükme dayanak yapılan orman ve fen bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, yörede 1975 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılan orman sınırlandırmasında, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin orman sınırları dışında bırakıldığı, memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı, eğiminin yüksek olduğu, 1976 yılında yapılan arazi kadastrosunda 161 parsel numarası verilerek Hazine adına tespit edilmişse de kişilerin zilyetliğe dayanarak açtığı dava sonucu Tapulama Mahkemesinin 1979/5-1983/27 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın Medeni Yasanın 641 ve Tapulama Yasasının 33/son maddeleri gereğince devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, köklü kayalık ve çalılıkların zilyetlikle kazanılması mümkün olmayan yerlerden olması nedeniyle kişilerin davasının reddi ile Tapulama Yasanın 2. maddesi gereğince tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın keşif sırasında çekilen fotoğraflarının incelenmesinde ise üzerinde köklü kayalıklar ve maki türleri bulunduğu, genel görünüm itibarıyla taşlık ve kayalık olup zilyetlikle kazanılamayacak yer görünümünde olduğu anlaşılmaktadır. Hükme dayanak yapılan jeolog ve ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın öncesinin keletelik arazi olduğu, keşifteki bulgu ve incelemelere göre üzerinde iki adet evin olduğu ve genel görünümünün %65'inin taşlık ve kayalık olduğu, toprağın kayalıklar arasında