Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... Ltd. Şti'nin 16/08/2019 keşide, 01/04/2020 vade tarihli 8.000,00 TL ve 16/08/2019 keşide 01/05/2020 vade tarihli 8.000,00 TL bedelli senetler nedeniyle Ankara ... Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus icra yolu ile takip başlatıldığını, davacının takibi kabul etmeyerek süresi içerisinde itiraz ettiğini, senetlerin protesto edildikten sonra ciranta olan davacının yetkili hamil ... ve ciranta ... arasında düzenlene
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in Türkiye çapında PVC sektöründe faaliyet gösteren imalatçı bir firma olduğunu, diğer davalı ...'un ise ...'in Türkiye çapındaki tek satıcısı olduğunu, müvekkilinin yıllardır davalı ...'dan ürün satın aldığını, ürün alımı için bu firmaya sipariş verdiğini, bu firmanın diğer davalı ...'a sipariş geçtiğini, ...'ın ise ... adına malları müvekkiline eslim ettiğini, ...'in doğrudan satış yapmadığını, tüm Türkiye'ye satışı ... üzerinden yaptığını, taraflar arasında organik bir ilişki bulunduğunu, ...'un mal satışı yaptığı firmalardan alacağını teminat altına almak için kendi adına ipotek almak yerine kendisinin ...'e olan borçlarını teminat altına almak için ... lehine ipotek aldığını, yine davalı ...'in müvekkili gibi bayilerin verdiği siparişler için verilen çek ve senetleri ... üzerinden aldığını, tahsilatı kendisinin yaptığını, bu şekilde ...'in doğrudan risk almadan diğer davalı üzerinden satış yaptığını, ayrıca bu şekilde ... tarafından piyasadan alınan çek ve senetlerin ...'e ciro edildiğini, çeklerin bu davalı tarafından icraya konulduğunu, taraflar arasında organik bir ilişki bulunduğunu, ...'in ... tarafından yapılan tüm mal teslimleri ile alınan çek ve senetleri bildiğini, müvekkili tarafından ... firmasına verilen siparişlere istinaden verilen çeklerin karşılığında müvekkiline mal teslimi yapılmadığını, bu nedenle ... firmasına teslim edilen ... Yenihal Mersin Şubesi'ne ait 30/06/2018 tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı çek ile 30/07/2018 tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı 2 adet çekin karşılıksız kaldığını, çeklerin ... tarafından ciro edilerek ...'e teslim edildiğini, mal teslimi yapılmadığı için çeklerin iadesinin her iki davalıdan istendiğini, ancak çeklerin iade edilmediğini, ...'in malların teslim edilmediğini bilecek durumda olması nedeniyle kötü niyetli olduğunu belirterek, dava konusu 2 adet çek yönünden müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın diğer davalı ile davacı arasında olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, davaya konu çeklerin müvekkiline diğer davalı tarafından ciro ile verildiğini, müvekkilinin çeklerde iyiniyetli hamil konumunda olduğunu, bu nedenle müvekkiline dava yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin diğer davalı ile olan ilişkisinin yetkili satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişki olduğunu, müvekkilinin diğer davalıdan fatura kaynaklı cari hesap alacağının bulunduğunu, diğer davalının müvekkilinden mal alarak borcunun karşılığı olarak ödemesini ileri vadeli kıymetli evrak teslimi ile gerçekleştirdiğini, müvekkilinin diğer davalıdan olan alacağının tamamen faturalardan kaynaklandığını, fatura karşılığı malların ise diğer davalının belirttiği sevk adreslerine teslim edildiğini, müvekkilinin hiçbir firma ile bayilik anlaşması yapmadığı gibi ön ödemeli veya peşin satış yapmadığını, kendisinden alım yapmak isteyen firmalar ile satış sözleşmesi veya yetkili satıcılık sözleşmesi imzaladığını ve tüm firmaların 180 gün ileri vadeli ödeme ile çalıştıklarını, bu şartlar altında müvekkilinin teslim etmediği mala ilişkin ödeme almasının mümkün olmadığını, müvekkilinin mal siparişlerinin tamamen yetkili satıcı olan diğer davalı tarafından yapıldığını, müvekkili tarafından düzenlenen sevk irsaliyelerinin tamamının diğer davalı adına düzenlendiğini, müvekkilinin yetkili satıcı sipariş ettiği malı hangi adreste teslim almak istiyor ise bu adrese sevk etmekle sorumlu olduğunu, bu nedenle diğer davalının kendisine bildirdiği sevk adreslerine irsaliye düzenlediğini, müvekkili ile diğer davalı arasında organik bağ bulunduğu iddiasının yerinde olmadığını, şirket ortak ve yetkilileri ile çalışanları araştırıldığında diğer davalı ile hiçbir ortaklığın olmadığı hususunun görülebileceğini, müvekkilinin diğer davalı tarafından kendisine verilmiş olan ipoteklerin kim tarafından ve ne için verildiğini kontrol etmek veya araştırmak mükellefiyetinde olmadığını, davacı tarafından düzenlenen çeklerin soyutluk ilkesine tabi olduğunu, bu ilke gereğince senedin temel borç ilişkisinden soyutlanarak bağımsız bir varlık kazandığını, dolayısıyla davacı tarafından çeklere ilişkin olarak ileri sürülen defilerin hiçbirinin müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.