3. Ceza Dairesi 2019/7131 E. , 2019/8802 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Dairemizin 31.01.2019 tarih ve 2018/5497 Esas – 2019/1708 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10.03.2019 tarih 2018/62199 sayılı itirazname ile, “Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasındaki itiraza konu uyuşmazlık; kovuşturma konusu olayda, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 232. maddeler…
**3. Ceza Dairesi 2019/7131 E. , 2019/8802 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Dairemizin 31.01.2019 tarih ve 2018/5497 Esas – 2019/1708 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10.03.2019 tarih 2018/62199 sayılı itirazname ile, “Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasındaki itiraza konu uyuşmazlık; kovuşturma konusu olayda, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 232. maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediğinin belirlenmesine yöneliktir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrarlı olarak içtihatlarında vurguladığı üzere, 5271 sayılı CMK'nin 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçe bölümünde, suç oluşturduğu kabul edilen fiilin gösterilmesi, nitelendirilmesi ve sonuç (hüküm) bölümünde yer alan uygulamaların dayanaklarının gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçe bölümünde hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve kanuni olması gerekmektedir. Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime imkân sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesinin uyumlu kararlarında da hükümde yeterli gerekçenin bulunmaması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6. maddesinin ihlâli olarak nitelendirmektedir. Somut olayda; mağdur ... ile sanık ... arasında husumet bulunmamaktadır. Olay tarihinde sanık ...'ın oğlu ..., olayın meydana geldiği Kangal ilçesi Toprak Mahsulleri Ofisi mevkiinde darp edilmiştir. Darp nedeniyle burun sırtından, boynundan, sol dirsek, sol el ve bileğinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan ... ve arkadaşı ...'in anlatımlarına göre olayı mağdur ... ve iki torunu gerçekleştirmiştir. Oğlunun yaralandığını öğrenen sanık ... ve akrabaları olay yerine gittiklerinde, karşılıklı kavga olayı yaşanmış, yaşanan bu ikinci kavga sırasında ise mağdur ... yaralanmıştır.