11. Ceza Dairesi 2012/16475 E. , 2013/13452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Tüm sanıklar yönünden ayrı ayrı beraat kararı I- Katılan vekilinin, tüm sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen beraat kararına yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: Suç tarihinde doktor olarak görev yapan sanık ...’nin sahte reçete düzenlemek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddias
**11. Ceza Dairesi 2012/16475 E. , 2013/13452 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Tüm sanıklar yönünden ayrı ayrı beraat kararı I- Katılan vekilinin, tüm sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen beraat kararına yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: Suç tarihinde doktor olarak görev yapan sanık ...’nin sahte reçete düzenlemek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca soruşturma izni alınması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanıklar ..., ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Sanıklar ... ve ...’ın, sanık ...’ya ait sağlık karnesini temin edip memur olarak görev yapan sanık doktor ...' ye teslim etmek suretiyle sahte reçete düzenlenmesini sağladıklarının iddia olunması, sanıkların suçlamayı kabul etmedikleri, SGK tarafından 03.06.2008 tarihinde mahkemeye yazılan yazıda "sağlık raporu olan kişilere reçete düzenlenmesine gerek olmadan ilaçların eczane tarafından verilebileceğinin belirtildiği, doktor sanık hakkında Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2009/391 esas tarihli kararıyla görevi kötüye kullanmak suçundan ortadan kaldırma kararı verildiği ve Yargıtay 4. Dairesi tarafından 2011/3043 esas sayı ile bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için öncelikle suça konu reçetede yazılı ilaçların sanık ... ... ile ilgili düzenlenen sağlık kurulu raporuna esas teşkil edecek ilaçlar olup olmadığı ve reçetesiz ilaç alınabilecek nitelikte bir rapor bulunup bulunmadığı sorulup, doktor sanık ... hakkındaki dava dosyası getirtilerek, gerekli görüldüğünde birleştirilmesi, aksi takdirde bu dosyayı ilgilendiren belgelerin onaylı suretlerini dosya içine celp ettikten sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.