Başvuru, uzun süre ve usulsüz olarak telekomünikasyon yoluyla iletişimin dinlenildiğine yönelik şikâyet hakkında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, uzun süre ve usulsüz olarak telekomünikasyon yoluyla iletişimin dinlenildiğine yönelik şikâyet hakkında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Taraf gazetesinin 30/8/2010 tarihli nüshasında yayımlanan "Aslan Paşa'nın Suçlu Kulakları" başlıklı haberde, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral A.G. tarafından PKK terör örgütü mensubu kişileri dinleme gerekçesiyle İsrail'den dinleme cihazları aldırıldığı, bunların haberde plakası belirtilen araca monte ettirildiği ve söz konusu cihazlar marifetiyle aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu iki bin kişinin telefonunun dinlenildiği iddia edilmiştir. Dış politika ve insan hakları konularında akademik çalışmaları olan başvurucu, 1/9/2010 tarihli dilekçeyle kendisinin de dinlenildiğini ileri sürerek A.G. ve söz konusu dinlemeyi yapan ve bunda ihmali bulunan kişiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 14/9/2010 tarihli kararı ile soruşturmanın Genelkurmay Askerî Savcılığı (Askerî Savcılık) tarafından yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Askerî Savcılıkça, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna haberde yer alan konuyla ilgili herhangi bir inceleme veya soruşturma yapılıp yapılmadığı sorulmuş, yapılmışsa bu husustaki raporun gönderilmesi talep edilmiştir. Anılan Kurum tarafından konuya ilişkin herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı bildirilmiştir. Bununla birlikte, Savunma Sanayi Müsteşarlığına söz konusu haberde iddia edildiği şekilde İsrail'den dinleme cihazı alınıp alınmadığı sorulmuştur. Müsteşarlık tarafından bahse konu sistemlerin Savunma Sanayii İcra Komitesi kararına istinaden mevzuata ve usulüne uygun şekilde, A. isimli İsrail firmasından tedarik edildiği bildirilmiştir. Öte yandan Taraf gazetesi genel yayın yönetmenliğinden söz konusu habere ilişkin liste ve ses kaydı başta olmak üzere bütün bilgi belgelerin gönderilmesi istenilmiş fakat kamusal makamlara herhangi bir bilgi veya belge gönderilmediği belirtilmiştir. Askerî Savcılık, yürütülen soruşturma kapsamında konu ile ilgili olarak ayrıntılı inceleme yapılması ve sonrasında elde edilecek verilerin analiz edilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar vermiştir. Bilirkişiler tarafından 4/10/2010 tarihinde haberde plakası belirtilen araç üzerinde inceleme yapılmış, araçtaki sistemin baz istasyonu ile cep telefonu arasındaki iletişimi kaydetme ve dinleme özelliğinin bulunmadığı, araçtaki bilgisayarda bulunan kayıtlarda ses bilgisinin elde edilmediği ve mevcut ses kayıtlarında Türkçe herhangi bir kayda rastlanmadığı tespit edilmiştir. Öte yandan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 9/2/2011 tarihli raporda Genelkurmay Elektronik Sistemleri (GES) Komutanlığı Elektronik Birlik Komutanlığı Uydu Kısmında ortak kullanılan bilgisayar içerisinde bulunan sabit disk içerisinde soruşturma konusu 1346 adet numaranın kayıtlı olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Bununla birlikte listede yer alan telefon numaralarının sisteme hedef numara olarak mı yoksa başka bir hedefin iletişiminin tespiti ve dinlenmesi esnasında mı kayıt altına alındığına yönelik kesin bir tespitin yapılamadığı, dolayısıyla listede yer alan telefon numaralarının dinlenip dinlenmediği hususunun tespit edilemediği şeklinde mütalaa bildirilmiştir. 5/5/2011 tarihli ek bilirkişi raporunda ise tespit edilen USB belleğin adli kopyası içerisinde yapılan incelemede de soruşturma konusu herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanılmadığı ifade edilmiştir. Bununla birlikte GES Komutanlığında kişisel ve ortak kullanılan bilgisayar ve sunucularının adli kopyaları üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 21/1/2013 tarihli bilirkişi raporunda, GES Komutanlığının kişiler arasındaki telsiz, sabit telefon, uydu telefonu, cep telefonu, faks, internet gibi iletişimin dinlenmesi ve kayda alınmasını sağlayan birçok farklı teknolojiye sahip olduğunun görüldüğü belirtilmiştir. Söz konusu teknolojilerin tedariki, kullanıma sunulması, mevcut kanunlar ile ilgili çelişkili hususların görüşüldüğü toplantılara ait tutanaklar, komutanlara yapılan sunum ve arzlara ilişkin dokümanlar, yapılan dinlemelere yönelik tutulan kayıtlar gibi konularda birçok yazışma, toplantı tutanağı, kılavuz ve benzeri doküman tespit edilmiştir. Ayrıca tespit edilen ses dosyalarının terör örgütü mensupları ya da hedef ülke olarak belirtilen farklı ülkelerin askerî/sivil telefon ve telsiz görüşmelerine ait olduğu, yurt içindeki siyasi parti mensupları, gazeteci, yazar ve farklı sivil toplum örgütü temsilcilerine ait herhangi bir ses kaydına rastlanılmadığı ifade edilmiştir. Askerî Savcılık tarafından yürütülen soruşturma devam ederken 2017 yılında yapılan Anayasa değişikliğiyle Yüksek Askerî Yargı Organları, Askerî Mahkemeler ve Askerî Savcılıkların kapatılması nedeniyle soruşturma dosyası Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) devredilmiştir. Başsavcılık "Haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek" suçundan yürütülen soruşturma neticesinde kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığını ve dava zamanaşımı süresinin de dolduğunu belirterek 29/4/2020 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir. Kararda söz konusu haber içeriğinde iddia edilen hususların yapılan soruşturma neticesinde doğrulanmadığı, yurt içindeki kişilerin iletişimlerinin dinlendiğine ilişkin somut bir delil elde edilemediği vurgulanmıştır. Öte yandan anılan kararda işin esasına yönelik yapılan bu değerlendirmenin yanında soruşturulan konuya ilişkin dava zamanaşımı süresinin de dolduğu tespit edilmiştir. Başvurucu tarafından Başsavcılığın kararına itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçesinde başvurucu, isminin ve telefon numarasının 1346 kişilik listede yer aldığı hususunun sabit olduğunu, bu bağlamda kamu davası açmaya yeter delil bulunduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte başvurucu zamanaşımı değerlendirmesinin de yanlış olduğunu vurgulamıştır. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 22/10/2020 tarihinde itiraza konu kararın dayandığı gerekçelerin usule ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 22/10/2020 tarihinde öğrendikten sonra 19/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.