1. Hukuk Dairesi 2025/3648 E. , 2026/1034 K. "" MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/455 E., 2025/489 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/56 E., 2024/79 K. Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalılardan ...'in davacının kardeşi diğer davalının ise annesi olduğunu, davalı ...'nin anne ve babası t…
1. Hukuk Dairesi 2025/3648 E. , 2026/1034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/455 E., 2025/489 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/56 E., 2024/79 K. Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalılardan ...'in davacının kardeşi diğer davalının ise annesi olduğunu, davalı ...'nin anne ve babası tarafından sürekli kayrıldığını ve diğer çocuklardan üstün tutulduğunu, buna mukabil davacı müvekkilinin aile içi ilişkilerde dışlandığını, ortak murisleri babası müteveffa ...'in Çanakkale ili, Lapseki ilçesi, ... Mahallesi 132 ada, 96 parselde bulunan birinci kat iki ve üç nolu bağımsız bölümlerini en küçük kızı davalı ...'ye, üçüncü kat dört no.lu bağımsız bölümü ise diğer davalı ...'ye 03.04.1992 tarihinde devrettiğini, görünürde satış işlemi ile yapılan devrin davacıdan mal kaçırma saiki ile ve bilgisi olmaksızın gerçekleştirildiğini, zira murisin taşınmazları satmaya ve satışlardan gelecek bedellere ihtiyacı olmadığı gibi, davalıların da söz konusu taşınmazları satın alacak mali güçleri bulunmadığını ileri sürerek muvazaalı satış işlemlerine dayalı olarak davalılar adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline olmadığı takdirde saklı payın tenkisi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; davacı tarafça ileri sürülen iddialarının doğru olmadığını, dava konusu yapılan bağımsız bölümlerin müvekkillerinin maddi kaynak sağlaması sonucu inşa edildiğini, zira murisin sahip olduğu arsayı dört paya bölüp 1/4 hisseyi üzerinde bırakarak birinci kat iki ve ikinci kat üç nolu meskenlerin kat irtifaklarına ayrılan 2/4 arsa payını kızı ...'e, geriye kalan üçüncü kat dört nolu meskenin kat irtifakına ayrılan 1/4 arsa payını ise eşine devrettiğini, davalı ...'nin devir tarihinde yüksek maaş karşılığı bir işte çalıştığını, düğünde takılan altınlarını satarak elde ettiği kazancı ile evliği süresince eşi ile yaptığı tasarruflarının dava konusu taşınmazların inşasında kullandığını, bilahare bedeli ödenerek taşınmazın satın alındığını, diğer davalının ise küçük yaşlardan beri kadın terzisi olarak evinde icra ettiği mesleğinden elde ettiği kazancı ile birikim yaptığını ve bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldığını, davacının dışlandığı ve müvekkili ...'nin kayrıldığı yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, tenkis iddiasının ileri sürüldüğü tarih itibarıyla dürüstlük ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; resmî satış senetlerinin incelenmesinde, dava konusu taşınmazların aynı gün davalılara devredildiği, murisin devir tarihinde emekli olup balıkçılık yaptığı, dava konusu taşınmazlar haricinde aynı yerde bir adet bağımsız bölüm maliki olduğu, tedavi veya bakımı gerektirir herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı anlaşılmakla bir kısın davalı tanıklarının aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmediği, zira murisin dosya kapsamına yansıyan ve tarafların da açıkça ortaya koymuş oldukları malvarlığının büyük kısmını elden çıkartmasını gerektirir herhangi bir ekonomik ihtiyacı bulunmadığı kanaatinin oluştuğu, eşi ve kızı olan davalılardan murisin maddi destek görmek veya talep etmek için kendilerine taşınmaz satması gerektiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nitekim, taşınmazların satış yoluyla edinildiği iddiasına karşılık taşınmaz bedellerinin ne şekilde ödendiği, ödenen meblağların muris tarafından nerede ve ne için kullanıldığı gibi hususların ortaya konulamadığı, dolayısıyla murisin aktif varlığının neredeyse tamamını oluşturan dava konusu taşınmazları davalılara devretmek için geçerli sebebi bulunmadığı, tanıklar ... ve ...'ın beyanlarında davalı ...'nin davacıdan ayrı tutulduğunu bizzat bildiklerini ifade ettikleri, bu hâliyle murisin davacıdan mal kaçırmak saiki ile hareket ettiğinin kabulü gerektiği, devir aşamasında taşınmazlar üzerinde halihazırda inşaatı tamamlanmış bağımsız bölümlerin bulunmamasının, dolayısıyla taşınmazın devir esnasındaki değer ve durumunun, görünürdeki satış işleminin geçersizliğine etki etmeyeceği, nitekim muris tarafından taşınmazların devri esnasında bağımsız bölümler şeklinde devirlerinin yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların değerini arttıran tüm yapı ve masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olarak davacıdan talep edilebileceğinden davalıların bu yöndeki savunmalarına değer verilmediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalılar adına olan tapu kaydının davacının miras payı oranında olan 1/4 hissesinin iptali ile bu hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafından murisin mal kaçırma amacı ile taşınmazı devrettiği hususunun dosya kapsamına göre sübut bulduğu, yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalılardan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.