1. Hukuk Dairesi 2015/2543 E. , 2017/4823 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava yanılma hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tesc…
**1. Hukuk Dairesi 2015/2543 E. , 2017/4823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava yanılma hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı; sağlığında kızlarına taşınmazlarını devretmek istediğini, dava dışındaki kızlarına taksimat yaptıktan sonra 18/09/2009 tarihinde 139 ada 1 nolu parsel sayılı taşınmazını kızları ...'a devretmek isterken Tapu Sicil Müdürlüğünde bir hata sonucu sadece davalı kızı ...'a satış yapıldığı şeklinde kayda geçtiğini, bu durumu 2010 yılı Mart ayı içerisinde öğrendiğini, bu satış işleminin hatalı olduğunu, gerçek iradesinin 139 ada 1 nolu parseli bağış yolu ile kızları olan ... ile davalı ... ...'a devretmek olduğunu ileri sürerek davalı üzerine kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir. Davalı, davacının iddiasını yazılı delil ile ispatlamasının zorunlu olduğunu, davacının taşınmazlarının tamamını tüm evlatlarına eşit bir şekilde devrettiğini, her evladından da az da olsa bir bedel aldığını, bu nedenle yapılan işlemin hatalı olmadığını bilakis davacının kendi isteğine uygun işlem yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’in maliki olduğu çekişme konusu taşınmazı, 18/09/2009 tarihinde bizzat davalı ...’ya satış suretiyle devrettiği, davacının 04/07/2006 tarihli vasiyetname ile; “ .. havlu mevkii, batısı ..., doğusu dere, kuzeyi ... tarlası – tut ağacı sınır, güneyi dere-fındık bahçesi” şeklinde sınırları olan taşınmazını davalı ...’ya, “.. havlu mevkii, üst tarafı yol alt tarafı ... arazisi ve sınırda büyük tut ağacı, batısı ... tarlası, doğusu dere-fındık bahçesi” şeklinde sınırları olan taşınmazını ise dava dışı kızı ...’a vasiyet ettiği anlaşılmaktadır. Davacı ...’in, yargılama sırasında 19/02/2017 tarihinde ölmüştür. Hemen belirtilmelidir ki; davacı ...’ın terekesi elbirliği mülkiyetine tabi bulunmaktadır. Bilindiği üzere; elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.