TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR FİKRİ TURĞUT VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/22033) Karar Tarihi: 19/11/2020 Başvuru Numarası : 2018/22033 Karar Tarihi : 19/11/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : Fikri TURĞUT ve diğerleri (bkz. ekli tablonun (B) sütunu) Başvurucular Vekili : Av. Vedat GÜLEÇ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, güven ilişkisinin
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR FİKRİ TURĞUT VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/22033) Karar Tarihi: 19/11/2020 Başvuru Numarası : 2018/22033 Karar Tarihi : 19/11/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : Fikri TURĞUT ve diğerleri (bkz. ekli tablonun (B) sütunu) Başvurucular Vekili : Av. Vedat GÜLEÇ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesine dayalı olara k iş akdine son verilmesi üzerine açılan işe iade davasının esası incelenmeden reddedilmesi nedeniyle adi l yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının ihlal edildiği i ddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvurular muhtelif tarihlerde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Ekli tablonun (A) sütununda numaraları belirtilen başvuruları n konu yönünden irtibatları nedeniyle 2018/22033 numaralı başvuru ile birleştir ilmesine ve incelemeni n 2018/22033 numaralı başvuru üzerinden sürdürülmesine karar veri lmiştir. 5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. 8. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru Numarası : 2018/22033 Karar Tarihi : 19/11/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili ola ylar özetle şöyledir: A. Arka Plan Bilgisi 10. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüy le karşı karşıya kalmıştır. Devletin yetkili organları tarafından tehdit değerle ndirmesi yapılarak demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine, millî güvenliğe yönelik tehdit oluşturan tüm terör örgütlerine ve illegal yapılanmalara karşı tedbirler alınması kararlaştırılmıştır (ayrıntılar için bkz. Ayd ın Yavuz ve di ğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). 11. Anılan tedbirler kapsamında olağanüstü hâl ilan edilmiş ve o lağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri çıkarılmıştır. Bu çerçevede 22/7/2 016 tarihinde kararlaştırılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Ted birlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 12. 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla i rtibatı olduğu değerlendirilen her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edil en personelin kamu görevinden çıkarılmaları öngörülmüştür. 13. 667 sayılı KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'un 2 9/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucunda kanunlaşmıştır. B. Somut Başvurulara İlişkin Olay ve Olgular 14. Başvurucular, Diyarbakır'ın Yenişehir ve Kayapınar ilçe Bele diyelerine (Belediye) hizmet veren özel şirketlerde (Şirket) işçi olarak ç alışmakta iken Belediyele r yazıyla, başvurucuların terör örgütü ile iltisaklı olduklarını bildirerek iş akitlerinin feshedilmesini Şirketten istemiştir. Şirket, bu talep üzerine b aşvurucuların iş akdini feshetmiştir. 15. Başvurucular, iş akdinin usulüne uygun olarak feshedilmediği ni ve fesih için somut bir olguya dayanılmadığını belirterek işe iade istemiyle Şirket ve Belediyeler aleyhine dava açmıştır. Davalı Belediyeler cevap dilekçesinde, iş akdini sona erdirenin davalı şirket olduğunu bu nedenle husumet nedeniyle ya da başvurucuların PKK/ KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları belirterek davaların reddini s avunmuştur. 16. Diyarbakır İş Mahkemesi açılan davaların reddine karar vermi ştir. Mahkeme kararlarında; başvurucuların PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları gerekçesiyle 667 sayılı KHK'ya dayalı olarak iş akitlerinin fes hedildiği aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca da bu kişilerin bir daha kamu hizmeti nde çalıştırılmasının mümkü n olmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/22033 Karar Tarihi : 19/11/2020 417. Başvurucular, karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Gazi antep Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri (Bölge Adliye Mahkemesi) başvurucular ın istinaf istemlerini reddetmiştir. Kararda; şüphe feshi kavramı üzerine durulmuş ve başvurucuların millî güvenliği tehdit eden yapılar ile irtibatları olduğunun bildiri lmesi üzerine davalı işvere n bakımından iş sözleşmesinin devam etmesinde yasal engel bulundu ğu vurgulanmıştır. 18. Nihai kararların tebliğinin ardından başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK19. İlgili hukuk için bakınız Berrin Baran Eker ([GK], B. No: 2018/23568, 2/7/2020, 20 - 35). V. İNCELEME VE GEREKÇE 20. Mahkemenin 19/11/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: A. Adli Yardım Talebi Yönünden 21. Başvurucular, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılay acak gelirleri olmadığını beyan ederek adli yardım talebinde bulunmuştur. 22. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ö lçüde güçleştirmeksizi n yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan ba şvurucunun açıkç a dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 1. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü 23. Başvurucular; işverence iş akdine 667 sayılı KHK gereği son verildiği belirtilmesine rağmen terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı o lduklarına dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığını iddia etmişlerdir. Başvurucular; i şe iade davasının haksız olarak yeterli gerekçe gösterilmeden derece mahkemelerince redd edildiğini belirterek adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 24. Bakanlık görüşünde özetle somut olayda ilk derece mahkemeler inin şüphe feshi kapsamında verdiği kararların istinaf ve temyiz mercilerince de ğerlendirildiği ve başvurucuların bireysel başvurudaki iddialarının kanun yolu şik âyeti mahiyetinde olduğu belirtilmiştir. 25. Başvurucular Bakanlık görüşe karşı beyanlarında; Bakanlık gö rüşüne katılmadıklarını, haklarında herhangi bir soruşturma ve yargıla ma yokken mahkeme tarafından idarenin sunduğu yazı doğrultusunda terör örgütüyle ilişkili gösterilere k davalarının reddedilmesinin keyfî olduğunu ve adil yargılanma h aklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru Numarası : 2018/22033 Karar Tarihi : 19/11/2020 52. Değerlendirme 26. Anayasa nın Hak arama hürriyeti kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Somut olayda başvurucuları n temel iddiası; Belediye tarafından gönderilen bilgilerin derece mahkemelerince yeterli kabul edilerek esası hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan işe iade davalarının reddedilmesidir. Bu nedenle başvurucuların iddialarının adil ya rgılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkı yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmişti r. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkeme h akkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gere kir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 29. Anayasa Mahkemesi eldeki başvuruda uygulanacak ilkeleri başv uruya benzer olgu ve iddiaları içeren Berrin Baran Eker kararında belirlemiştir ( Berrin Baran Eker 53-60). Anılan kararda belirtildiği üzere demokratik bir toplum da vazgeçilmez bir hak niteliğindeki adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri ola n mahkeme hakkı uyuşmazlığın bir mahkeme önüne getirilebilmesini, dava konusu e dilen uyuşmazlığa ilişkin esaslı iddia ve savunmaların yargı merciince incelenerek değerl endirilmesini ve bir karara bağlanmasını, ayrıca verilen kararın icra edilmesini gerektirir . Buna göre mahkeme hakkı; mahkemeye erişim hakkı, karar hakkı ve kararın icrası haklarını içerir ( Berrin Baran Eker 55). 30. Mahkemenin, önündeki uyuşmazlığı karara bağlarken taraflarda n birinin iddia ve savunmasına bağlı kalarak buna karşı diğer tarafın öne sürdü ğü esaslı itirazları tartışmadan yargılamayı sonuçlandırması hâlinde -ortada şeklî anlamda bir k arar bulunsa bile- gerçek anlamda bir yargılama yapıldığından bahsedilemeyecektir. Bu dur umda uyuşmazlığa karşı yargı yolunun teorik olarak açık olması pratikte bir anlam ifad e etmeyecek, böylece mahkeme hakkı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkı bir yanılsam adan ibaret kalacaktır (Berrin Baran Eker 56). 31. Diğer taraftan mahkemelerin önündeki uyuşmazlığın esasını in celememesi sadece adil yargılanma hakkını zedelemekle kalmaz, aynı zamanda davanın konusun u oluşturan medeni hakkın bağlantılı bulunduğu diğer (maddi) hak ve özgürlükler yönünden etkili başvuru hakkının ihlal edilmesine de yol açabilir. Yargı sal başvuru yolları, çoğunlukla bir hak veya özgürlükle bağlantılı uyuşmazlıkların çözüme kavuş turulması amacıyla ihdas edilmiştir. Kişiler, dava açmak suretiyle mahkemelerden hak ve özgürlükleriyle ilgili olarak yargısal koruma talep etmektedir. Bireylerin yargısal koruma ta leplerine cevap vermek, bu Başvuru Numarası : 2018/22033 Karar Tarihi : 19/11/2020 6bağlamda dava konusu uyuşmazlığın esasını inceleyerek iddia ve savunmaları değerlendirdikten sonra davayı karara bağlamak yargı mercilerin in anayasal yükümlülüğüdür (Berrin Baran Eker 57). 32. Bununla birlikte adil yargılanma hakkı davanın sonucuna yöne lik bir güvence içermemekte yargılama sürecinin adil olarak yürütülmesini temin edecek birtakım usul güvenceleri sunmaktadır. Dolayısıyla bireysel başvuru incelemel erinde adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirme yapılırken davanın sonucuna ilişkin bi r çıkarım yapılması mümkün değildir. Anayasa Mahkemesinin tarafların öne sürdüğü ve esasa etkili olan iddiaların -mahkeme hakkının gereği olarak- derece mahkemelerin ce işin mahiyetinin gerektirdiği ölçüde incelenip incelenmediğini denetleme görevi bulunmaktadır ( Berrin Baran Eker 58). 33. Öte yandan Anayasa Mahkemesi Berrin Baran Eker kararında vurgulandığı üzere 667 sayılı KHK'da, devletin millî güvenliğine karşı faali yette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerl endirilen işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilmesi öngörülmüş ancak yargı mercilerini n denetim yetkisini kısıtlayan herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu bakımdan 66 7 sayılı KHK'nın 4. maddesi dayanak gösterilerek iş sözleşmesi feshedilen işçiler t arafından açılan işe iade davalarının esasının incelenmesini önleyen herhangi bir düzenle me bulunmamaktadır ( Berrin Baran Eker 69). 34. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve bu Kanun'u yor umlayan Yargıtay içtihatlarına göre asıl işverenin alt işverenden sözleşmenin fe shini istemesi feshi kendiliğinden tek başına geçerli hâle getirmemektedir. Ayrıca h er ne kadar işten çıkarmanın şüphe feshine dayalı olduğu, dolayısıyla niteliği gereği şüphen in veya şüpheye götüren olguların ispatının imkânsız olduğu haklı olarak ileri sürülebi lirse de -Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere- derece mahkemelerince işvereni şüpheye g ötüren olguların ispat koşulu aranmadan bir bütün olarak değerlendirilmesine engel bir durum yoktur. Aksi takdirde işverenin şüphesine dayanak olguların değerlendirilememesi, böy lece feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının incelenememesi şüphe feshinde yargı yolu nun açık olmasını anlamsız kılar. Dolayısıyla derece mahkemelerinin başvurucunun iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığını inceleme yükümlülüğünün bulunmadığı sonuc una ulaşılmasını gerektirecek herhangi bir neden söz konusu değildi r (Berrin Baran Eker 69). 35. Kısacası 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde belirtilen örgüt, yapı, oluşum veya gruplara üye olunması ya da bunlara mensubiyetin veya iltisakın yahut irtibatın bulunması geçerli bir fesih sebebi olarak öngörülmüştür. Ancak bu düzenle me sözü edilen yapılarla irtibatının bulunduğu gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilen bir işçinin açtığı işe iade davasında derece mahkemelerinin geçerli fesih sebebi olarak gös terilen olguyu, diğer bir ifadeyle işçinin kuralda belirtilen yapılarla irtibatının bulun up bulunmadığını, iş hukukunun kurallarını da gözeterek araştırma ve ortaya koyma yükümlülüğün ü ortadan kaldırmamaktadır (Berrin Baran Eker 71). ii. İlkelerin Olaya Uygulanması36. Somut olayda da anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir dur umun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Derece mahkemeleri, adil yargılanma hakkının b ir unsuru olan mahkeme hakkı gereği asıl işverenin başvurucular hakkındaki değerlendir mesinin objektif ve makul dayanakları olup olmadığını, dolayısıyla geçerli feshin koşulla rının oluşup oluşmadığını Başvuru Numarası : 2018/22033 Karar Tarihi : 19/11/2020 7incelemeden asıl işverenin şüphesine bağlı kalarak sonuca varmı ştır. Başka bir ifadeyle derece mahkemeleri yargısal fonksiyonun esasını oluşturan uyuşm azlığın içinde yer alan maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınması ve karara bağ lanması işlevini yerine getirmemiş, gerçek anlamda bir yargısal faaliyet icra etmemişti r. Dolayısıyla hukuk düzeni tarafından başvuruculara tanınan feshe karşı yargı yolunun açık olması teorik olmaktan öteye geçememiştir. Bu durumda başvurucuların mahkeme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmaktadır. 37. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa nın 36. maddes inde güvence altına alınan mahkeme haklarının ihlal edildiğine karar verilme si gerekir. 38. Adil yargılanma hakkı yönünden ulaşılan sonuç gözetildiğinde başvurucuların diğer ihlal iddialarının ayrıca incelenmesine gerek görülmemişt ir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir... (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 40. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesine ve zararlarının taz minine kara r verilmesi talebinde bulunmuştur. 41. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 42. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). Başvuru Numarası : 2018/22033 Karar Tarihi : 19/11/2020 843. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı ve mahkemenin ihlal i gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesin in (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılm ak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenlem e, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan kaldırma k amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukundaki yargılam anın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 44. İncelenen başvuruda, derece mahkemelerinin dava konusu uyuşm azlığın esasını incelememeleri sebebiyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mah keme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kar arından kaynaklandığı anlaşılmıştır. 45. Bu durumda mahkeme hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan k aldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapı lacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun' un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırı lmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilere k Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında bel irtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere esas numaraları ekli tablonun (D) sütununda gösterilen Di yarbakır İş Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 46. İşbu ihlal kararının başvurucular tarafından açılan davaları n esasıyla ilgili herhangi bir değerlendirme içermediği vurgulanmalıdır. Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirttiği ihlal gerekçelerini gözeterek ve söz konusu işlemler le ilgili olarak yeniden bir değerlendirme yaparak gereken kararı vermek ekli tablonun (D) s ütununda gösterilen Diyarbakır İş Mahkemelerinin takdirindedir. 47. İhlalin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için ye niden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebi nin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 48. Başvuruculara 3.000 TL vekâlet ücretinin müştereken ödenmesi ne karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Başvurucuların adli yardım talebinin KABULÜNE, Başvuru Numarası : 2018/22033 Karar Tarihi : 19/11/2020 9B. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının ihlal edi ldiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıla nma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, D. Kararın bir örneğinin mahkeme hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Diyarbakır İ ş Mahkemelerine (Esas numaraları ekli tablonun (D) sütununda gösterilmiştir.) GÖNDERİ LMESİNE, E. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE, F. Başvuruculara 3.000 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİN E, G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yapıl masına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine k adar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YIL DIRIM M. Emin KUZ Üye Üye Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU