Ceza Genel Kurulu 2017/287 E. , 2022/36 K. "" Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Sanıklar... (...) ... ve ...'ın babaları olan maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçuna yardım etmeden açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanık ...'ın TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-d. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet; sanık ... (...) ...'in TCK'nın 82/1-d ve 39/1. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, her iki san…
**Ceza Genel Kurulu 2017/287 E. , 2022/36 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Sanıklar... (...) ... ve ...'ın babaları olan maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçuna yardım etmeden açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanık ...'ın TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-d. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet; sanık ... (...) ...'in TCK'nın 82/1-d ve 39/1. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, her iki sanık hakkında TCK'nın 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.04.2013 tarihli ve 397-272 sayılı, resen temyize tabi hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 25.02.2015 tarih, 4600-997 sayı ve oy çokluğu ile; “...Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; 'suçsuzluk' ya da 'masumiyet karinesi' olarak adlandırılan kuralın uzantısı olan, Latincede; 'in dubio pro reo' olarak ifade edilen 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkumiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.