(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/1419 E. , 2013/30261 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin belirli gün v…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/1419 E. , 2013/30261 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin belirli gün ve dönemlerde “kapalı devre çalışması” yaparak 24 saat boyunca işyerinden hiç ayrılmadan çalışmak zorunda kaldığını, buna ilişkin fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise, müvekkili idareye bağlı Genel Müdürlüğün görevleri arasında Bakanlığa bağlı örgün eğitim kurumlarında eğitim gören öğrenciler ile, uzaktan eğitim gören öğrencilere ilişkin sınavlar, motorlu taşıt sürücü adayları sınavları, kamu kurum ve kuruluşları ile diğer protokollü sınavların yapılması ve sonuçlarının yayımlanmasının yer aldığını, merkezi sistem sınavlarında kullanılmak üzere sınav soru ve evraklarının basım ve dağıtımının güvenli ortamda yapılması bakımından kapalı devre çalışma sisteminin uygulandığını, sınavlar yılın belli dönemlerinden yapıldığından kapalı devre çalışmasının buna bağlı olarak yılın belli dönemlerinde yapıldığını ve gönüllülük esasına göre mevcut kadro durumu dikkate alınmak suretiyle personelin dönüşümlü olarak Genel Müdürlük makamı onayıyla görevlendirildiklerini, basım işçisi olan davacının da kapalı devre çalışmasının ilk aşaması olan basım işine zaman zaman katıldığını, sevk ve dağıtım işinin başka çalışanlarca yapılması nedeniyle bu işlere katılmadığını, işin özelliğinden dolayı işyerinde uygulanmakta olan TİS'de kapalı devre çalışması ve ücreti hükmüne yer verildiğini, bunun tabi sonucu olarak kapalı devce çalışmasına katılan işçinin hem fazla mesai ücreti ile Pazar günü zamlı ücretini alığını, hem de kapalı devre çalışmasının her bir günü için kararlaştırılan ücreti aldığını, davacının kapalı devre çalışmasına katılıp da almadığı fazla mesai ücretinin olmadığını, öte yandan fazla çalışma ücretlerini ihtirazı kayıt koymaksızın alan davacının daha fazla alacağı olduğunu ilen süremeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir. Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu tartışmalıdır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir. Kapalı devre çalışmasını kısaca tanımlamak gerekirse; merkezi sistem sınavları öncesinde ve sonrasında yirmi dört saat esasına göre yapılan çalışmayı ifade etmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı işyerinde belirli dönemlerde çalışanlara kapalı devre çalışması yaptırıldığı, davacının da bu kapsamda belirli dönemlerde kapalı devre çalışması yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının kapalı devre çalıştırılması işin niteliğinden kaynaklanmakta olduğundan fazla çalıştığı sonucu çıkarılamaz. Diğer yandan, dosyada mevcut iş müfettişi raporu daha önceki bir döneme ilişkin olup, aynı uygulamanın devam ettiğinin kabulü de mümkün değildir. İşyerinde uygulanmakta olan Toplu İş Sözleşmelerinin “Kapalı Devre Çalışması” başlıklı 47. maddelerinde, bu sistemde çalışan işçilere normal ücretin dışında ayrıca ek bir ödeme yapılacağı kararlaştırılmış ve davacıya kapalı devre çalışmasına mukabil TİS'te kararlaştırılan miktarlarda ek bir ödeme yapılmıştır. Davacı, kapalı devre çalışma sisteminde fazla mesai yaptığını ayrıca ispatlamak zorunda olup, bu konuda yeterli ve inandırıcı delil sunmadığından davanın reddi gerekirken kabulü isabetli görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.