Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...bank A.Ş tarafından ... asıl kredi borçlusu, davalılar ... ile ... borçlu ...'ın kendi borcu için teminat vermiş olduğu her iki taşınmazı ipotekli olarak tapudan devir alan kişiler olduğunu, borçlu ...'ın tarafından borcun ödenmemesi sebebi ile ipotek alacaklısı ...BANK A.Ş. tarafından borçlu ..., Kefalet ve teminat ipoteği veren borçlu ..., teminat ipoteği verenler ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ve borçlunun vermiş olduğu ipotekli taşınmazları de
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket Kanun hükümlerine göre işletme hakkı sahibi davalının ise işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan otoyolları kullanmış olan şahıs olduğunu, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Geçiş Ücretini Ödememe ve Güvenliğin İhlali” başlıklı 30. maddesinin 5. fıkrası “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir.“ hükmüne haiz olduğunu, işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan otoyollardan geçişler, mezkûr madde gereği ücretlendirilmekte, ücreti 15 gün içinde ödenmeyen ihlalli geçiş, geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza tutarı uygulandığını, davalı, 25.01.2021 tarihinde saat 05:32:52 ve 12:56:27'de 2 kez geçiş ücreti ödemeksizin otoyollardan ihlâlli geçiş yaptığını, bedeli ödenmeden yapılan geçiş ücretleri 15 günlük sürede de ödenmediği için davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 04.05.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı, 10.05.2021 tarihli dilekçesiyle ödeme emrine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin avukat olduğunu, davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, müvekkilinin davalı ile hiç bir ticari alışverişte bulunmadığını, şahsi arabasıyla hizmet aldığını, davanın başı olan icra takibinde ve dava dosyasının içerisinde dahi ihlalli geçişe yönelik hiç bir belge, tutanak veya resim sunulmadığını, müvekkilinin bilgisi ve haberi olmadığı bir durumdan borçlandırılmaya çalışıldığını, dosyada dava değeri olarak 715 TL gösterdiğini, davacı tarafın dilekçesinde hiç bir şekilde hangi köprüden veya otobandan ne kadar ücret karşılığı geçildiğinin bilgisinin paylaşılmadığını belirterek öncelikle .... Tüketici Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını ve dosyanın sonucuna göre yargılamanın yürütülmesini, davanın reddini, % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı.DELİLLER VE GEREKÇE:Dava otoyol ihlali geçişten kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.HMK'nın 115/1. maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre Mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.Türkiye Noterler Birliğinden dava konusu 34 ABM 01 plakalı aracın tescil kayıtları celbedilmiş incelenmesinde kullanım amacının hususi olduğu görülmüştür.