8. Hukuk Dairesi 2018/5611 E. , 2020/5825 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, davacılar ve davalının tapuya kayıtlı dört parça taşınmazın hissedarlarından olduğunu, bu taşınmazlarl…
**8. Hukuk Dairesi 2018/5611 E. , 2020/5825 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, davacılar ve davalının tapuya kayıtlı dört parça taşınmazın hissedarlarından olduğunu, bu taşınmazlarla ilgili olarak davalının 2002 tarihinde dava dışı üçüncü bir kişi ile adi ortaklık sözleşmesi imzaladığını ve taşınmazların tamamına kiraz ağacı diktirdiğini, bu konuda davalıya ne davacılar ne dava dışı diğer hissedarlar tarafından verilmiş bir yetki veya vekaletin bulunmadığını, bu durumdan davacıların yıllar sonra haberdar olduklarını, davalının kendi yararına sebepsiz zenginleştiğini, davacılara herhangi bir ödemede bulunmadığını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, davanın zamanaşamına uğradığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, bu sebeple ecrimisil talep edilemeyeceğini, davacıların davasını ispat etmekle mükellef olduklarını, davacıların taleplerinin kötü niyetli olup sözleşmeden haberdar olduklarını, daha önce boş ve kullanılmayan tarlaların meyve bahçesine dönüştürüldüğünü, davalının herhangi bir kazancının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı vekili davasını ıslah etme yoluna gitmediğinden ve her iki taraf vekilinin iddiasına göre hesaplama yapıldığında da davacıların talep edebilecekleri miktarın 10.000,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak açılan davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, paydaşlar arası ecrimisil isteğine ilişkindir. Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.