19. Ceza Dairesi 2016/14717 E. , 2018/6947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : Şerife Doru SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Şikayetçi Vekili, Sanık ... Müdafii Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini
**19. Ceza Dairesi 2016/14717 E. , 2018/6947 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : Şerife Doru SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Şikayetçi Vekili, Sanık ... Müdafii Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; İİK'nın 331/1. maddesinde tanımlanan “alacaklısını zarara uğratmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek” suçuna ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 37-41. maddeleri kapsamında iştirakin mümkün olması, muvaazalı işleme iştirak edildiğine dair delil bulunmaması karşısında delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken sonuç itibariyle borçlu sıfatının bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi doğru olduğundan şikâyetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nun 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, “1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, 2-)Telef ederek 3-)Kıymetten düşürerek, 4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, 5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek; Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da ( alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi tarafça, sanığın anlaşmalı boşandığı eşi adına kayıtlı taşınmazın muvazaalı olarak alacaklısını zarara uğratmak amacıyla sanığa devredildiğinin iddia edilmesi karşısında, sanık ... ve ...'ın... Aile Mahkemesinin 2013/6 E., 2013/62 K. Ve 20.09.2013 tarihli ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma ilamına göre, suça konu taşınmazın ...'a devredileceği, taşınmazın 24.10.2014 tarihinde sanık ...'a tapuda devrinin yapıldığı, anılan sanık tarafından da taşınmazın 17.03.2015 tarihinde diğer sanık ...'a satıldığı, boşanma tarihinden sonra ...'ın işyerine sanık ...'ın gelip gittiği, satış yaptığı, tarafların birlikte zaman geçirdikleri tanık beyanıyla sabit olduğu gibi UYAP veri tabanından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanıklar ... ve ...'ın 13/12/2017 tarihinde yeniden evlendikleri, devir işleminin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvaazalı bir işlem olduğu dikkate alınarak İİK'nın 331. maddesinde tanımlanan “alacaklısını zarara uğratmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek” suçuna ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 37-41. maddeleri kapsamında iştirak mümkün olduğundan sanık ...'ın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın takip borçlusu olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi, III- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik şikâyetçi vekili ve sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 331/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nun 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, şikâyetçi vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.