başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu yılında hava kuvvetleri komutanlığında subay sınıfında göreve başlamış yılına kadar istihbarat kısım amiri olarak görev yapmıştır meslek içinde istihbarat ve istihbarata karşı koyma konulu birçok kurs ve eğitim almış yüksek lisans eğitimi görmüştür yılında evlenmiştir eşi de hava kuvvetleri komutanlığında subay sınıfında pilot yüzbaşı olarak görev yapmaktadır o yılında bir sitesinde başvurucu ve eşinin bi
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu yılında hava kuvvetleri komutanlığında subay sınıfında göreve başlamış yılına kadar istihbarat kısım amiri olarak görev yapmıştır meslek içinde istihbarat ve istihbarata karşı koyma konulu birçok kurs ve eğitim almış yüksek lisans eğitimi görmüştür yılında evlenmiştir eşi de hava kuvvetleri komutanlığında subay sınıfında pilot yüzbaşı olarak görev yapmaktadır o yılında bir sitesinde başvurucu ve eşinin birbirini aldattığı yönünde görüntüler yer almış başvurucu ve eşi sincan cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur sincan cumhuriyet başsavcılığınca olayın faillerinin bulunmasına yönelik olarak daimi arama kararı verilmiş olup soruşturma devam etmektedir başvurucu aynı yıl içinde hava kuvvetleri komutanlığı daire başkanlığı yetkililerine söz konusu olayla ilgili olarak ifade vermiştir il li başvuru numarası karar tarihi bundan sonra hava kuvvetleri komutanlığına gelen isimsiz bir ihbar üzerine bazı askeri personel hakkında hava kuvvetleri komutanlığı daire başkanlığı tarafından istihbarata karşı koyma zafiyeti konusunda idari tahkikat başlatılmıştır bu tahkikat kapsamında yılında daire başkanlığı tarafından aynı konuyla ilgili olarak başvurucunun yeniden ifadesi alınmıştır hava kuvvetleri komutanlığı tarafından anayasa mahkemesine sunulmuş belgelere göre ifade tutanaklarında ifadeyi alan ve ifadeyi yazan kısmı ve ifadelerin bazı bölümleri karartılmıştır başvurucuya bugüne kadar nerelerde görev yaptığı kimlerle kaldığı sorulmuş ifade tutanağıyla kayıt altına alınmıştır ayrıca bugüne kadar aracılığıyla veya yüz yüze tanışmak suretiyle birlikte olduğu bayanların kimler olduğu ve bu bayanların içinden bilgi almaya çalışan olup olmadığı sorulmuştur bunun yanı sıra kendisine bazı görüntüler gösterilip bu görüntülerin kendisine ait olup olmadığı sorulmuştur başvurucunun imzalamış olduğu tarihli ifade tutanağında eşi asker olan ve boşanma davası devam eden bir bayanla birkaç ay süren ilişki yaşadığını bu bayanla üzerinden görüşmelerinin de olduğunu söylediği ayrıca gösterilen görüntülerin kendisine ait olduğunu beyan ettiği belirtilmiştir tahkikat sonucunda hazırlanan istihbarat raporunda bir sitesinde başvurucunun üzerinde sadece iç çamaşırının bulunduğu görüntülerin yer aldığı evli olduğu halde bir silah arkadaşının eşi ile cinsel ilişkiye girdiği asker personelin göreve mahsus eposta intranet hesabından bu ilişkiye dair mesajlar gönderdiğinin tespit edildiği belirtilmiştir raporda başvurucunun davranışlarının tsknın itibarını sarsacak nitelikte ahlak dışı davranış kapsamında olduğu belirtilerek hakkında tskdan ayırma işlemi tesis edilmesi teklif edilmiştir bu teklif doğrultusunda başvurucu hakkında tarihinde tarihli ve sayılı türk silahlı kuvvetleri personel kanununun maddesi uyarınca tskdan ayırma işlemi tesis edilmiştir öte yandan başvurucu cumhuriyet başsavcılığınca yürütülen ve kamuoyunda askeri casusluk soruşturması adıyla anılan soruşturma üzerine açılan kamu davasında sanık olarak yargılanmıştır başvurucu ağır ceza mahkemesinin tarihli kararıyla isnat edilen suçları işlemediğinin sabit görüldüğü gerekçesiyle beraat etmiştir anılan karar yargıtay ceza dairesinin tarihli kararıyla onanmıştır başvurucu tskdan ayırma kararına karşı askeri yüksek mahkemesinde iptal davası açmıştır başvurucu dava dilekçesinde psikolojik baskı altında yorma ve aldatma teknikleri kullanılarak ifadesinin alındığını ifade tutanağını okumadan imzaladığını belirtmiştir başvurucu bu ifade tutanağı ile outlook hesabından ele geçirilen iletilerinin hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller olduğunu bu delillerin disiplin soruşturması dosyasına dahil edilmesinde özel bir kasıt bulunduğunu ileri sürmüştür bunun yanı sıra başvurucu çok sayıda takdir belgesinin ve başarılı çalışmaları olduğunu hiçbir disiplin cezası bulunmadığını özel yaşamına ait unsurların kurum disiplin ve düzenini tehdit eden bir yönü bulunmadığını iddia etmiştir davalı idareye başvurucunun ifadesinin alınması esnasında sesli ve görüntülü kayıt yapılıp yapılmadığını sormuş ve varsa bu kayıtların gönderilmesini istemiştir davalı idare söz konusu görüntü ve ses kaydının idari soruşturmanın ardından imha edilmesi nedeniyle gönderilemediğini bildirmiştir li başvuru numarası karar tarihi oybirliğiyle davayı reddetmiştir göre başvurucuya isnat edilen davranışlar tsknın itibarını sarsacak nitelikte ahlak dışı davranış kapsamındadır ve bu nedenle başvurucunun tskdaki görevini devam ettirmesi olanaklı değildir ayrıca başvurucunun ifadesinin usulsüz ve hukuka aykırı şartlarda alındığı iddialarını da reddetmiştir kararında başvurucunun ifadesinin ceza soruşturması kapsamında değil disiplin soruşturması çerçevesinde alındığı iradesinin fesada uğratıldığına dair kanıt bulunmadığı belirtilmiştir başvurucunun söz konusu karara karşı karar düzeltme istemi de reddedilmiştir nihai karar tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir başvurucu vekili tarafından tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır iv a ulusal hukuk sayılı kanunun işlem tarihinde yürürlükte olan maddesi tarihli ve sayılı türk silahlı kuvvetleri hizmet kanununun ve maddeleri tarihli ve sayılı yayımlanan subay sicil yönetmeliğinin işlem tarihinde yürürlükte olan disiplinsizlik ve ahlakı durum nedeniyle ayırma kenar başlıklı ve maddeleri b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme özel ve aile hayatına saygı hakkı kenar başlıklı maddesi şöyledir herkes özel ve aile hayatına konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik kamu güvenliği ülkenin ekonomik refahı düzenin korunması suç işlenmesinin önlenmesi sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir özel hayata saygı hakkına kamu makamlarının keyfi bir şekilde müdahale etmelerinin önlenmesi sözleşmenin maddesi ile sağlanan güvenceler kapsamında yer almaktadır avrupa hakları mahkemesi devletin özel hayata saygı hakkı kapsamında bulunan bir menfaate müdahale ettiğini tespit ettiğinde maddenin ikinci fıkrasında belirtilen koşulları incelemektedir buna göre kamu makamlarının müdahalesinin yasal bir dayanağı olup olmadığı anılan fıkrada yer alan meşru amaçlara dayalı olup olmadığı demokratik bir toplumda gerekli ve orantılı olup olmadığı araştırılmaktadır krallık b b no de souza b no ayrıca kararlarına göre sözleşmenin maddesi açıkça usul şartları içermemekle birlikte anılan maddeyle güvence altına alınan haklardan etkili bir şekilde yararlanılabilmesi için müdahaleyi doğuran karar alma sürecinin bu maddeyle korunan hak ve özgürlüklere gerekli saygıyı sağlayacak nitelikte ve adil olması gerekir bu şekildeki bir süreç başvurucunun maddedeki haklarını deliller ve kanıtlama konuları dahil adil şartlarda savunabileceği usule ilişkin etkili güvencelerden yararlandırılmasını gerektirir göre bu şekildeki güvencelerin amacı maddede yer alan haklara keyfi şekilde müdahalede bulunulmasını önlemek müdahalenin gerekçelendirilmesini sağlamaktır b no tp ve krallık b no il başvuru numarası karar tarihi göre gerek negatif yükümlülükler gerekse pozitif yükümlülükler bakımından söz konusu usule ilişkin etkili güvencelerin sunulması gerekmektedir b no krallık b no b no abdulaziz ve krallık b no gerek negatif yükümlülük alanındaki usule dair güvencelere örnek olması ve gerekse anayasa mahkemesi önündeki mevcut başvuruyla benzerlikler içermesi bakımından smith ve krallık b no kararı incelenmelidir bu davada başvurucular kraliyet hava kuvvetlerinde görevli personeldir ve eş cinsel olmaları nedeniyle görevlerine son verilmiştir başvuruculardan bayan smith hemşire olarak bay grady ise pilot olarak görev yapmıştır görevden alınmaları işlemine karşı açtıkları davada verilen kararda her ikisinin de sicil ve görev performansının mükemmel derecede olduğu herhangi bir disiplinsizliklerinin bulunmadığı belirtilmiştir başvurucular kraliyet hava kuvvetleri polisi karşı koyma ve güvenliğin sağlanması konularında görevlidir tarafından sorgulanmışlardır bu sorgulama sırasında sorgulama yapılmasının amacı açıklanmış eş cinsel olanların silahlı kuvvetlerde çalıştırılmayacağı yönündeki devlet politikası hatırlatılarak başvurucuların karşılaşacağı sonuçlar belirtilmiştir başvuruculara hiçbir şey söylemek zorunda olmadıkları ancak konuşmaları halinde söyleyecekleri şeylerin aleyhe delil olarak kullanılabileceği uyarısı yapılmıştır bunun yanı sıra başvurucuların talepleri üzerine avukatlarıyla görüşerek hukuki yardım almalarına müsaade edilmiştir bayan smithin sorgusu sırasında bir kadın soruşturmacı da görüşmelere katılmıştır ayrıca görüşmelere başlanmadan önce bayan smithe bazı soruların utanmasına sebep olabileceği eğer böyle hissederse bunu belirtebileceği hatırlatılmıştır bayan smith sorgudan önce bir avukatla görüşmüş ve avukatı hiçbir şey söylememesi bazı basit sorulara cevap verebileceği yönünde tavsiyede bulunmuştur bay talebi üzerine de avukatının ve yine kraliyet hava kuvvetlerinde pilot olarak görev yapan bir personelin objektif gözlemci olarak sorgulama sürecine katılması sağlanmıştır smith ve krallık her iki başvurucunun özel hayata saygı hakkına müdahalede bulunulduğu tespitini yapmıştır müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığını incelerken özel hayata saygı hakkının cinsellik ve mahremiyet hakkı gibi yönleri söz konusu olduğunda kamu makamlarının takdir yetkisinin daha dar tutulması gerektiğini bu alanlara yönelik müdahaleler için özellikle ciddi nedenlerin varlığının şart olduğunu vurgulamıştır smith ve krallık krallık demokratik toplumda gereklilik unsuru yönünden müdahale için gösterilen gerekçeleri incelediği sırada her iki başvurucu yönünden sorgulama sürecini değerlendirmiştir göre sorgulama süreci son derece müdahaleci nitelikteydi başvurucuların özel hayatlarının en mahrem yönlerine cinsel hayatlarına aile ilişkilerine dair çok ayrıntılı sorular sorulmuştur sorgu tarzı oldukça saldırgan ve müdahalecidir hatta hükumet görüşünde de bayan smithe sorulan üvey kızıyla cinsel ilişkisi olup olmadığı sorusunun savunulacak bir tarafı olmadığı belirtilmiştir smith ve krallık ayrıca eş cinselliğin silahlı kuvvetlerden erken ayrılabilmek için bahane olarak kullanılıp kullanılmadığını anlamak amacıyla sorgulama yapıldığı belirtilmişse de söz konusu soruşturmaya kadar başvurucular cinsel yönelimlerini gizli tutmuşlardır ve görevden ayrılmak istemedikleri açıktır bu nedenle sorgulamanın devam ettirilmiş olmasının makul bir gerekçesi bulunmamaktadır hükumetin sorgulamanın devam ettirilmesiyle ilgili olarak ileri sürdüğü tıbbi riskler veya güvenlik riskleri disiplinle ilgili sebeplerin de somut olayda mevcut olmadığını bu yüzden başvurucuların cinsel yönelimlerini kabul etmelerine il li b numarası karar tarihi rağmen sorgu devam ettirilmesi konusunda hükümetin ikna edici ve ciddi gerekçeler ortaya koyamadığını vurgulamıştır smith ve krallık o v