9. Ceza Dairesi 2012/1154 E. , 2013/1345 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme, kişilerin huzur ve sükununu bozma Hüküm: 1- TCK'nın 151/1, 168/1, 62/1, 53/1-2, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- TCK'nın 123/1, 62/1, 53/1-2, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Şartları oluşmadığı halde sanığın cezasından TCK’nın 168. maddesi uyarınca indirim yapı…
**9. Ceza Dairesi 2012/1154 E. , 2013/1345 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme, kişilerin huzur ve sükununu bozma Hüküm: 1- TCK'nın 151/1, 168/1, 62/1, 53/1-2, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- TCK'nın 123/1, 62/1, 53/1-2, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Şartları oluşmadığı halde sanığın cezasından TCK’nın 168. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; TCK'nın 123. maddesinde tanımlanan "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçunun oluşabilmesi için, suçu oluşturan hareketlerin sırf mağdurun huzur ve sükununu bozmak için ısrarla yapılması gerektiği, somut olayda otelin restoran bölümünde ayağa kalkarak elindeki boş bira şişesini beton kolonlara vurup kıran ve cam kırığı ile tişörtünü kaldırarak vücuduna zarar veren sanığın eyleminin sadece mala zarar verme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.