DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3250 E. , 2024/1702 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3250 Karar No : 2024/1702 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1-... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu ist
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3250 E. , 2024/1702 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3250 Karar No : 2024/1702 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1-... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ..., ... ve ... sayılı parsellerin (eski ... pafta, ... ve ... sayılı parseller ile ... pafta, ... sayılı parsel) kamulaştırılmasına ilişkin Başakşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile dayanağını oluşturan 23/09/2005 onay tarihli 1/1000 ölçekli Küçükçekmece-İkitelli Atatürk Olimpiyat Parkı Uygulama İmar Planının, 02/02/2001 ve 12/05/2017 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının ve 13/02/2009 onay tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; Mahkemelerince mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelere yer verilerek, Mahkemelerince bilirkişi raporunun karara esas alınabilir nitelikte bulunduğu, Bu durumda, davacının maliki olduğu taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin Başakşehir Belediye Encümeninin 08/02/2017 tarih ve 99 sayılı kararında, dava konusu parsellerin bulunduğu alanın meri planlarda "Olimpiyat Parkı Alanı" lejantında kaldığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu Ek. 1 maddesi ve 6/h maddesine göre "onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek olmadığı, bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır" hükümleri gereği, kamulaştırma işleminin tesisinde, imar planları ve kamu yararı bağlamında bir aykırılık olmadığı; kamulaştırma kararının dayanağını oluşturan 23/09/2005 onay tarihli 1/1000 ölçekli Küçükçekmece-İkitelli Atatürk Olimpiyat Parkı Uygulama İmar Planının, 02/02/2001 ve 12/05/2017 onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planlarının üst ölçekli 13/02/2009 onay tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı doğrultusunda ve kamu yararı gözetilerek hazırlandığı, ölçeği itibarı ile de planlama esasları ve tekniklerine uygun olduğu; davacı parsellerinin "Ulusal ve uluslararası spor alanı, doğal afetler açısından riskli alan, kentsel ve bölgesel donatı alanı" fonksiyonda kaldığı 13/02/2009 onay tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planın ise şehirsel teknik altyapı açısından olumlu olduğu, şehircilik ilke ve esasları ile planlama tekniklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Dairelerinin istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2019/20051, K:2022/7503 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Somut olayda dava konusu taşınmazların ilk olarak 1995 tarihli 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Alt Bölge Nazım İmar Planında "olimpiyat alanları" olarak planlandığı ve bu tarihten sonraki imar planlarında da olimpiyat alanı plan kararı devam ettirilmiş olup belirtilen plan kararı uyarınca alanda 1997 yılından itibaren kamulaştırma çalışmalarına başlanıldığı; ancak 2001 yılında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce alandaki parsellerin büyük kısmının kamulaştırmasından vazgeçildiği, İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından söz konusu parsellerin imar planlarında "olimpik park alanı"ndan çıkartılması yönünde kararlar alınarak bu hususta gerekli çalışmaların yapılmasının farklı tarihlerde ilgili belediyelerden istenildiği, Ancak dava konusu taşınmazları da kapsayan söz konusu alanın "olimpik park alanı"ndan çıkartılmasına ilişkin herhangi bir imar planı çalışması yapılmamış olup 17/10/2016 tarihli "İstanbul Olimpiyat Parkı Alanındaki Mülkiyet ve İmar Problemlerinin Çözümüne Dair Protokol"un imzalandığı ve bu protokol kapsamında İstanbul Olimpiyat Parkı Alanı sınırları içerisinde bulunan 1700 adet parselin kamulaştırılmasının kabul edildiği, fakat aralarında dava konusu parsellerin de bulunduğu taşınmazlar için açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarının bir çoğunun kamulaştırma bedeli yatırılmadığından ret ile sonuçlandığı, Uyuşmazlık İstanbul Olimpiyat Parkı Alanı bütününde ele alındığında; yetkili idareler olan İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce söz konusu bölgedeki birçok parselin kamulaştırmasından vazgeçilerek imar planında "olimpiyat alanları" olan kullanım kararının değiştirilmesinin ilgili belediyelerden istenildiği, belediye ile olan yazışmada, büyük bölümünü 2666 sayılı parselin oluşturduğu mevcut Olimpiyat Parkının, olimpiyat adaylık süreçlerinde yapımı taahhüt edilen tesislere yeterli sayılabilecek kadar küçüldüğü belirtilerek, yazı ekindeki öneri krokide belirtilen 'Olimpiyat Park Alanı"nın muhafaza edilmesinin ve maliklerin büyük çoğunluğunu özel şahısların oluşturduğu 18, 19, 20 ve 21 sayılı paftalarda yer alan yaklaşık 1.900 adet parselle ilgili plan tasarrufu belediyeye ait olmak üzere, bu alandaki taşınmazların "Olimpiyat Parkı Alanı"ndan çıkarılması hususlarının belirtildiğinin görüldüğü, sonuç olarak imar planlarında "Olimpiyat Parkı Alanı"nda kalan çok sayıda şahıs parseline artık ihtiyaç bulunmadığı, büyük bölümünü 2666 sayılı parselin oluşturduğu mevcut Olimpiyat Parkının korunmasının yeterli olacağı yetkili idarelerce ilgili belediyelere bildirilmiş olup, ortada vazgeçilen bir proje nedeniyle yapılmak istenilen bir kamulaştırma işleminin olduğunun anlaşıldığı, Nitekim kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarında kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle davaların ret ile sonuçlanması ve Olimpiyat Parkı Alanında bulunan Hazineye ve kamu kurum/kuruluşlarına ait taşınmazların "Yüksek Yoğunluklu Gelişme Konut Alanı" olarak planlanmasının da bu durumu açıkça ortaya koyduğu, Bu durumda, 1997 yılında kamulaştırma çalışmalarına başlanılan ancak günümüze değin kamulaştırması gerçekleştirilmeyen ve kamulaştırma konusunda yetkili idarelerce kamulaştırmadan vazgeçilme iradesi açıkça ortaya konulan taşınmazların imar planı kararlarının "olimpiyat parkı alanı" olarak korunmasında ve imar planındaki kullanım kararı dayanak gösterilerek dava konusu taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin alınan kamulaştırma kararında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılarak istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 12/06/2023 tarih ve E:2023/1338, K:2023/5812 sayılı kararıyla; Uyuşmazlığın, kamulaştırma işlemi ve dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planından kaynaklanmakta olup, niteliği itibarıyla yargı kararı ile düzenleyici işlem olarak kabul edilen imar planlarının yargısal denetiminin ayrı, imar planlarının uygulanması niteliğinde ve bireysel işlem olan kamulaştırma işleminin yargısal denetiminin ayrı değerlendirilmesi gerektiği, İmar Planları yönünden; İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapordaki değerlendirmelere yer verilerek, uyuşmazlık konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının, şehircilik ilkelerine planlama esaslarına kamu yararına uygun olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının da üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı doğrultusunda ve kamu yararı gözetilerek hazırlanması, ölçeği itibarı ile de planlama esasları ve tekniklerine uygun olması, davacının talebinin kabulü halinde plan bütünlüğünün de bozulacak olması karşısında dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği, Öte yandan kamulaştırma işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı gibi hususların imar planlarının incelenmesinde öncelikli değerlendirilecek bir husus olmadığı, Kamulaştırma işlemi yönünden; Kamulaştırma işlemi, düzenleyici bir işlem olan imar planının uygulanması niteliğinde olup, taşınmazların 1/1000 ölçekli imar planında ayrıldığı amaç doğrultusunda kamulaştırma yapılabileceği, İmar plânı bulunan alanlarda, ancak plânda gösterilen amaçlar çerçevesinde kamulaştırma işlemlerinin yürütülebilmesi (ve plânda kamu yararının bulunması nedeniyle, plânlı alanlardaki kamulaştırmalarda, kamu yararı kararı alınmasına ve bu kararın onaylanması usulü takip edilmesine gerek olmaksızın) plânda yer alan veri ve notlar çerçevesinde kamulaştırma yapılabilmesinin mümkün olduğu, Davalı Başakşehir Belediye Başkanlığı tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu ...,... ve ... parsel sayılı taşınmazların Başakşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kamulaştırılmasına karar verildiği, anılan kamulaştırma kararı uyarınca açılan davada, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı karar ile taşınmazın Başakşehir Belediyesi adına tesciline karar verildiği, anılan kararın kesinleşmesi üzerine tapuda devir işlemlerinin yapıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında olimpiyat park alanı olarak ayrılan alandaki taşınmazların %85'inin kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığının anlaşıldığı, Bu durumda dava konusu kamulaştırma işleminin dayanağı olan planlara karşı yapılan incelemede imar planlarının hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, anılan imar planlarına dayalı olarak yapılan kamulaştırma işleminde de hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, .... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu taşınmazların da bulunduğu olimpiyat park alanında kamulaştırma işlemlerinin kamu yararı nazara alınarak yürütüldüğü, alanın %85'inin hali hazırda kamulaştırıldığı, alanda geriye kalan taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin de Küçükçekmece Adliyesi nezdinde ikame edilen davalar ile yürütülmekte olduğu, bu nedenle kamulaştırma işlemlerinin yapılmadığı belirtilerek dava konusu işlemlerin iptali yolundaki kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Usûli kazanılmış hak ilkesi uyarınca dosyanın geçirmiş olduğu süreç gözetildiğinde temyiz istemlerinin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı idarelerden Başakşehir Belediye Başkanlığının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Temyiz incelemesi sonucunda bir bölge idare mahkemesi kararının Danıştay Dairesince bozulması hâlinde mahkemenin, bozma kararına uymak veya ilk kararda ısrar etmek olanağı bulunmaktadır. Bölge İdare Mahkemesince ilk kararda ısrar edilmeyerek, Danıştayın ilgili Dairesinin temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın, Dairesince yeniden temyizen incelenmesi aşamasında yapılacak inceleme, Mahkeme kararının bozma kararına uygun olup olmadığı, bir başka anlatımla, bozma kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, kararın bozma kararı doğrultusunda olup olmadığı konusuyla sınırlı olmak durumundadır. Nitekim, 2577 sayılı Kanun'un, 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle değiştirilen 50. maddesinin 4. fıkrasında; "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilerek, bu husus Kanun hükmü hâline getirilmiştir. Bakılan uyuşmazlıkta; Danıştay Altıncı Dairesi, ilk bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararını, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, bu uyuşmazlıkta daha önce temyizen inceleme sonucu verilmiş bir karar yokmuş ve uyuşmazlık, ilk kez temyizen inceleniyormuş gibi değerlendirerek, farklı bir gerekçeyle bozmuş olduğundan, verilen bu bozma kararı yukarıda belirtilen usule uygun değildir. Bu durumda, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararı, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2019/20051, K:2022/7503 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak incelendiğinde, usul ve hukuka uygun bulunmuş ve temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2.İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.